Ana SayfaŞiirFelsefiAl Yanına Her Şeyi

Al Yanına Her Şeyi

Yalnızlık ve felsefi melankolik bir şiir oku

İçerik Özeti GÖSTER

Söyleyebilir misin, tıkabasa sıkışıp kaldığımız bu gri kentte gerçekten ‘var’ mıyız? ‘Al Yanına Her Şeyi’ adını verdiğim bu şiirimde; aslında binlerce yıl önce ölmüş bir bedenin kuru iskeletinden ibaret olan o ‘muhteşem insanı’ ve zihnimizin havancında dövülen o anlamsız gerçekliği sorguluyorum.

Bütün cümleleri, kelimeleri ve o hiç susmayan melodileri heybene koyup gitme vakti geldiğinde; geriye sadece evrenin hacmine dağılan bir toz bulutu kalacak. Ritmini yitirmiş bir müzik veya bozuk bir saat gibi, anlamsızca hareket edip durduğumuz bu sahnede, yok olmanın o kaçınılmaz hafifliğini hissetmeye hazır mısın? Gel, toplayabildiğin kadar varlığı yanına al ve bu kozmik boşluğun içinde birlikte eriyip gidelim. Felsefi ve melankolik yalnızlık şiiri okumayı seviyorsan bu dizler tam sana göre.

Bu şiir Google Play Kitaplar’da “İnsan Kalmanın Anısı” adlı kitabın içinde. e-Pub formatındaki kitabı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. Kitap için buraya dokunun.

Şiiri okurken harika abir müzik var Müzik de aslında bir şiirdir. Tony Ann – DESIRE sizinle.

Al Yanına Her Şeyi

Söyleyebilir misin,
Tıka basa sıkışıp kaldığımız,
Bu çirkin kent,
Artık bir yol kaldı mı,
Çıkmaz sokak olmayan?
Artık sözlerini de
Al yanına,
Anlamsız kelime öbeği hepsi,
Her şeyi ayırt etmeden,
Yiyen bir obur gibi,
Bitirdik bütün cümleleri, kelimeleri ve sözleri…

Var olmak bu kadar saçma,
Kalabalığın içindeki,
Çıldırmış deliler gibiyiz;
Sessizliğin içinde ise,
Varlığın dingin ve usulca akan
Can sıkıcılığından boğuluyoruz.

Bir şey söyleyecek misin?
İnsan dediğin,
Binlerce yıl önce ölmüş bir bedenin,
Kuru iskeleti kadar,
Canlı ve bilinçli…
Sıyır bütün eti kemikten,
İşte karşında o muhteşem insan.

Çürüyecek, beynimizde bütün varoluşumuz,
Gerçekliğimiz ve bilincimiz.
İnsan,
Hiç var olmamış kadar,
Ölü ve sadece kuru bir kemik yığını…
Sanki insan ezelden beri varmış gibi
Canlı ve her şeye hâkim.
Varlığı ile yokluğu,
İç içe geçmiş iki ruh gibi…


Saatlerdir açık müzik,
Yitirdi artık
Bütün ritmini ve ahengini…
Bir balyoz gibi vuruyor,
Düşüncelerimin düzenine darbelerini.
Durmadan belleğimde,
Kendini hissettiren varoluş,
Anlamını ve gerçekliğini yitiriyor,
Tıpkı hiç susmayan müzik gibi.
En sevdiğim melodilerin
Zihnimi varoluşun havanında dövdüğü gibi.
Var olmak bozuk bir saatin
Ritmini ve düzenini yitirmiş
Bozuk sarkaç gibi
Anlamsızca hareket edip duruyor,
Uykusuz düşüncelerimde.

Var olan ne varsa
Hepsini al yanına.
Sevdiğin insnaları,
Bütün sözlerini…
Belleğindeki düzensiz cümleleri.
Yazdığın yaşam öyküsünü.
Pencerenden içeri giren güneşin
Yansımasını al yanına.
Aydınlığı ve karanlığı da unutma,
Gece yıldızlarını da koy heybene.
Sonra ne varsa,
Biriktirdiğin her şeyi,
Salıver kaosun içindeki
Kentin orasına.
Eriyip, dağıl erinç içinde, yoklukta.
Dağıt topladığın her şeyi,
Evrenin hacmine…
Artık sadece yokluk var,
Var olmayı hissedebiliyor musun,
Yok olmanın içinde…
Çabuk ol,
Acele et,
Topla toplayabildiğin kadar varlık.

Önceki İçerik
msonmez
msonmezhttps://www.mustafasonmez.com
Çılgın kalabalıkların karmaşasına katılmayan; bilim ve felsefeyi kendine yol edinmiş, kurgulanmış hiç bir inanca bağlı olmayan, kimseyi ötekileştirmeyen, insanları bir başkası ve "diğer" olarak görmeyen; her türlü ayrımdan, kavgadan, dogmadan uzak; duru düşünceyle yaşamaya çalışan biri. Belleğinde hiç bir hesaplaşma, gürültü ve beynini kemiren istilacı iç sesleri yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Google Play Kitaplar

Google Play Kitaplar’da e-Pub formatındaki kitaplarıma ulaşabilirsiniz. Bu kitapları satın alarak katkıda bulunabilirsiniz.

Popüler

Random Şiir