Ana SayfaMakaleKitapDoktor Ox'un Deneyi: İnsan Doğası ve Kaos Üzerine İnceleme

Doktor Ox’un Deneyi: İnsan Doğası ve Kaos Üzerine İnceleme

Jules Verne öyküsünde Huzur Yanılsaması, Manipülasyon ve İnsanın Karanlık Doğası

Doktor Ox’un Deneyi Jules Verne’in belki de en çok okunan öykülerinden biri. Çünkü içinde insan psikolojisi var. Ben de bu öykünün ya da novellanın içindeki insanlık halini sevdim. Hırslarımız, tutkularımız ile bir bütünüz. Jules Verne okurken fark ettiğim ilk şey, yazarın sadece macera değil, insan psikolojisini de çok iyi işlediği oldu.

Bilim kurgu klasikleri denilince aklıma gelen ilk üç yazardan biri de Jules Verne desem yeridir. Bu kitap her ne kadar Verne’in en temel yapıtları arasında olmasa da akıcı bir anlatımı var. Aşağıda kitap incelemesinde değineceğim. Ben yazarlar için, uyanıkken rüya gören insanlar diyorum. Çünkü rüyalarımızda da çoğu kez romanlara konu olacak olayları yaşarız. Dostoyevski Sendromu denilen bir durum yazarların gerçeküstü bir zihine sahip olmalarını sağlıyor. Yine beyindeki hayal kurma mekanizması, gerçeklik ve simülasyon kurma becerisi rüyada serbest kalıyor ya yazarlarda bu mekanizma he zaman serbestçe zihinde geziniyor.

Klasikleri seviyorum, tabii ki günümüzde modern bilim kurgu edebiyatı da çok iyi yapıtlar veriyor. Burada genelleme yapmıyorum. Sadece kötü örnekler için sunu söylüyourm: Günümüzde bize modern ya da çağdaş edebiyat diye yutturulmaya çalışılan kitapları biliyoruz. Aynı yaz şarkıları gibi unutulup giden, edebi ve felsefi derinliği olmayan kelime öbekleridir bu kitaplar. 

Bazen kendi köşemize çekilip yaşamın kalabalığından ve X ve Instagram gündeminden uzaklarda bir şeyler okumak kadar güzel bir duygu yoktur. Doktor Ox’un Deneyi de benim için iyi bir deneyimdi. Birkaç saatte bitti ama kitaplığımdaki en iyi kısa kitaplar rafında da yerini aldı. Belleğimize kitaplar gibi güzel anıları yerleştirmek insan olmanın en güzel yönü. Çünkü belleğimiz ve anılarımız olmadan biz hiç kimse oluruz.

✅📚 Önerim: Okumaya değecek az ama öz kitap

Doktor Ox’un Deneyi
Doktor Ox’un Deneyi – Jules Verne

Doktor Ox’un Deneyi Jules Verne Kitap Özeti Konusu

Doktor Ox’un Deneyi: Vahşet ve Karmaşa İçinde İnsan Kalabilmenin Değeri

Kısaca kitabın özeti ve konusu. Doktor Ox, Quiquendone kentine gelir. Burada “Oksihidrat” gazını kullanarak bütün kenti aydınlatacaktır. Quiquendone çok sakin bir kenttir. Burada suç işleyen olmaz. Kanuna aykırı davranan olmaz. Herkes birbiri ile uyum içindedir. Kavgadan gürültüden uzak adeta cennet gibir bir yerdir. Doktor Ox, yardımcısı ilekenntin her yerine boru döşer. Söz verdiği gibi artık her yer aydınlanacaktır. Ama doktorun planı başlatır.

Bu sakin, her şeyin yolunda gittiği kentte bir değişiklik yapmak işte. Mahkeme salonları, hapishaneler, karakollar bomboştur. Kimse bir diğerine sesini bile yükseltmez. Sokaklar tertemizdir. Doktor ise ürettiği gazı salarak insanların üzerinde saldırgan etkiler yaratmak ister. Gaz salınınca, kent sakinleri artık eskisi gibi değillerdir. Barbarlar gibi birbirlerine girerler, eski sevgi ve saygı kalmamıştır. Herkes birbirine saldırır tam bir kaos ortamı oluşur. 

Doktor Ox’un Ana Teması Kitabın İncelemsi ve Yorumu

Sıra Doktor Ox’un Deneyi konusu ve kısa bir yorumunda verecek olursam: adeta bir zombi romanını andırıyor. (Frenkestain, Mary Shelley romanı aklıma geldi. Galiba oradaki yaratıcı ile yaratılan arasındaki “ego” savaşı çağrışım yaptı. Yine bilimin sınır tanımazlığı ve insanın kendi yarattığı felaketle yüzleşmesi de çok benzer.)  2000’li yıllarda zombi filmleri ve dizileri çok modaydı. İnsnalar biyoloji  laboratuvarlarından yayılan virüslerle enfekte olurlar. Saldırgan, ölüyle canlı arası bu hortlakları yok etmek de kolay değildir. Savaşlarda insanları öldürmek için, toplu olarak gaz odalarının kullanıldığını biliyoruz. Ox’un şeytani oyunu ve herkesin canavarca birbirine saldırması, gaz kazanlarının patlaması ile biter. Bu aslında iyi bir de deneyimdir. Sakin kasaba halkı iyiyle kötü arasında, insan ile canavar arasındaki farkı öğrenmiş olur.

Doğrusu vahşet ve karmaşa için insanın aslında bir gaza maruz kalmasına gerek bile yoktur. Doktor Ox’un Deneyi barış içinde yaşayan bu sıra dışı insanları olması gerektiği sekle çevirmiştir. Doktor insanların bu kadar masum, barışçıl olmalarında galiba sorunlar gördü. Günümüzde de öyle değil mi? Siyasetçiler toplumsal barışı bilerek bozar, insanları ötekileştirir ve ayırır. Bu ayrımlar ekonomik ve sosyolojik vahşettir. Sonuçta adeta “zombi”leşen ve fanatik siyasi düşüncelere sıkı sıkıya bağlanan insanlar kavga eder. Siyasetçiler ise bu kavgalardan gözü kör olmuş insanları kolayca kandırır ve siyasi güç elde ederler. Ox ile siyaseti bu denli birleşik görmek inanın ki bir zorlama değil.

Batırılmış Arzular ve İnsanın Kendine Yabancılaşması

Aslında kasaba halkının sakinliği erdemlerinden değil, sadece hayatlarında onları kışkırtacak bir şey olmamasından kaynaklanıyordu. Gaz verilince herkesin içindeki o kontrolsüz öfke ortaya çıktı. Tam bu noktada duygularımızın ve gerçek kişiliğimizin kırılganlığını da sorguladım. İnsanın zorla yapmacık bir mutluluk oyunu içinde olmaktansa gerçeklerle olgunlaşması gerekiyor.

Bastırılmış şiddet üzerinden bastırılmış duyguların bizi gerçekten de sorunsuz bireyler yapmayacağını da Ox’un deneyi sonucunda öğrenmiş olduk. Kasaba halkı belki de hiçbir zaman kendi olamamıştı. Bazen kızmak, ufak kavgalar, didişmeler sonu tatlıya bağlandıkça o kadar insanı ki! Yine duygularımızı bastırmak ve saklamak yerine kabul etmek ve yaşamak insanı “ruhen” özgür ve mutlu yapıyor.

İnsanlığın şu anki halini, yani yıkıcı ve dogmatik bilgilerle kendini ilah sanması sanrısını yok edecek, bir düşünce reformuna yani aydınlamaya ihtiyacı var. Ya da bozguncu insanlığın kendini tanıması için Doktor Ox’un gazına ihtiyacı var. Sonrasında yatışmalıyız, ötekileştirmeyi, bir diğerinin yaşamını hor görmeyi bize bıraktırmalıyız. Ama gaza ne gerek var ki! Kendiliğinden gelişmiş ve üstün insanlar olmayı becermeliyiz. Burada Kant’ın “kategorik imperatif”ini ve otonomisini anımsadım. Biraz da modern biyoloji ve evrimsel ahlak teorilerini… Hegel’in ahlakı devlete bırakan düşüncesi insanı Ox’un gazına teslim etmek gibi olurdu herhalde. Felsefeye de nereden geldim bilmiyorum. Bu öyküde biraz da insanın kendine ne kadar yabancılaştığını, bir gaz sızıntısı ile bir anda mizacının nasıl değiştiğini de sorgulamak gerekiyor.

Biyolojik Evrim ve İnsanın Varoluşu 👽

Bir de türümüzün biyolojik evrimi var. Acaba insan nasıl bir türe dönüşecek? Nerdeyse 250 bin yıldır sapiens (!) olan biz insanlar, sanıldığı kadar akıllı mıyız? Gelecekte bizi alt edecek bir türe yani kendi kendimizi aşacak yeni bir insana evrimsel dönüşüm sağlayacağımız kesin. Belki de şu anki insanın gerçekliğine tamamen zıt, insan usunun kavrayamayacağı dijital ve kozmik bir türe bile evrimleşebiliriz. Benim favorim bu yönde olacak. Bizi yaratan evrimin bir amacı yok biliyorum, bir niyeti de yok. Ama varoluşumuza amaç katan da bizim zihnimiz.

Belki Doktor Ox’un gazını kullanabiliriz. Ne de olsa Sümer mitolojisinde uzaylı Nefilim tanrılarından olan bilim tanrısı Enki, insanı o anda yer yüzünde bulunan maymunumsu ve ayakta dikelebilen bir türden, kendilerine hizmetçilik etsin, kulluk yapsın yaratmadı mı? Bakmayın baştaki buradaki emojiye siz. Mitoloji bazen anlamsız anlatıların ardında gerçekleri saklar.

Kitap ya da novella 96 sayfa ve hafta sonu okuyup bitirirsiniz. Ben İş Bankası Kültür Yayınları çevirisinden okudum. Kitap kapağını çok başarılı buldum. Verne, yine çok iyi bir kurgu ile insan psikolojisini resmen bir gazla bozuyor. Zacharius Usta adlı kısa öyküde de insanın egosu, inançları ve bilim üzerine bir kurgu vardı. Doktor Ox da böyle bir hırs, bencillik ve üstünlük psikolojisiyle hareket ediyor. Bu harika kitabı 👉 buradan okuyabilirsiniz.

Son olarak diyorum ki: bir gaza ya da deneye gerek yok; biz insanlar bazen çok kötü olabiliyoruz. Varoluş yolumuzu da zihnimizi de bilgi ve bilim aydınlatacak. Ötekileşmeden, birbirimizden nefret etmeden var olmayı öğreneceğiz. İşte o zaman “insanı” aşacağız. Yeni bir bilinç ve varoluş katmanına geçeceğiz.

Puanlama

Genel Puanlama

Puan Yorumu

İnsan psikolojisini altüst eden bir deney. İnsan gerçekten iyi mi yoksa kötü mü? Kolay okunan, karakterleri ve kurguladığı evrenle çok akıcı bi öykü. Hala güncel belki 100 yıl sonra bile güncel bir öykü olacak. Okumanızı öneririm. Yüksek puanı hakediyor.
msonmez
msonmezhttps://www.mustafasonmez.com
Çılgın kalabalıkların karmaşasına katılmayan; bilim ve felsefeyi kendine yol edinmiş, kurgulanmış hiç bir inanca bağlı olmayan, kimseyi ötekileştirmeyen, insanları bir başkası ve "diğer" olarak görmeyen; her türlü ayrımdan, kavgadan, dogmadan uzak; duru düşünceyle yaşamaya çalışan biri. Belleğinde hiç bir hesaplaşma, gürültü ve beynini kemiren istilacı iç sesleri yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarlık ve Destek

Değişken Kürasyon

İnsan psikolojisini altüst eden bir deney. İnsan gerçekten iyi mi yoksa kötü mü? Kolay okunan, karakterleri ve kurguladığı evrenle çok akıcı bi öykü. Hala güncel belki 100 yıl sonra bile güncel bir öykü olacak. Okumanızı öneririm. Yüksek puanı hakediyor.Doktor Ox'un Deneyi: İnsan Doğası ve Kaos Üzerine İnceleme