Primos (Cousins) – 2019 Gay Temalı Komedi Filmi Üzerine. LGBT temalı filmler arasında olan yapım komedi ağırlıklı. Fakat komedi dediysek sadece sizi güldürmeyi amaçlamıyor. Aile, inanç, sevgiyi paylaşma tabii ki toplumun biçtiği heteronormatif rollere de bir baş kaldırı niteliğinde bir film.
Filmde gereksiz dram, ağır melankoli yok. Bunun yerine komşularına eşcinsel yeğeni ve sevgilisi hakkında çok iyi ders veren dindar bir teyze var. Karakter uyumunu ve içeriğini seveceğiniz yüksek kalitede bir yapım. 2019 Brezilya yapımı LGBT film için teknik bilgileri IMDb‘de var.
👉 Küratör’ün Önerisi: LGBT Film kataloğu
Primos (Cousins) – 2019
Toplumsal ve felsefi eleştiri, İnceleme ve minik özet
Cinsiyet rolleri ve yönelimlere dair hâlâ katı ve acımasız yargılarla dolu bir dünyada yaşıyoruz. Oysa hayatın içinde bu tür kalıpların önemi düşündüğümüzden çok daha az. Cinsel yönelim dediğimiz şey, insan doğasının doğal bir parçası. Kimi insan aynı cinsiyete ilgi duyar, kimi karşı cinse; bazen de her ikisine. Bu kadar basit bir olgunun bu kadar karmaşaya neden olması aslında insan doğasının değil, toplumun yarattığı sorun.
Dram türünde LGBT filmlerini seven izleyici için bu defa esprili bir yapım var. Komedi sayesinde insanı daha doğal, daha içten ve çoğu zaman savunmasız hâliyle görebiliyoruz. Bu filmde cinsellik de açık biçimde yer alıyor, hatta erotik sahnelerin içinde dahi komedi ögeleri başarılı şekilde kullanılmış.
Bu komedi ögeleri, aslında yaşamın düşünüldüğü kadar karmaşık ve kavgaya değer olmadığını, gülmemiz ve önyargıları, baskıları bırakmamız gerektiğini de izleyicisine söylüyor: neşelenin ve her şeyi sorun yapmayın. Bazen yaşamla eğlenin, dalga geçin. Tıpkı Camus’nün absürt felsefesi gibi.

Fakat belirtmek gerekir ki, bu bir eğitim filmi değil; felsefi ya da öğretici mesajlarla dolu değil. Yine de homofobi, cehalet ve önyargı gibi konuları başarılı bir biçimde aktarıyor. Üstelik bunu bile mizah üzerinden yapıyor. Filmin en önemli yönü mizah ile homofobi ve toplumsal baskıyı eleştirmesi.
Mario, kendini ifade edemeyen ve eşcinsel kimliğinden korkan, özgür olmayan bir genç. Dindar teyzesinin yanın bir keşiş gibi yaşıyor. Diğer yandan Lucas, oldukça hareketli ve özgülüğüne düşkün dışa dönük biri. Dönüşümü sağlayan karakter de Lucas. teyze her ne kadar dindar ve katı biri olsa da o da toplumsal baskılardan insanların kendilerine biçtiği ve dayattığı yaşam alanından bıkmıştır. O da değişim geçirir yeni sevgilisinin evine taşınırlar. Bu taşınma bile bir dram değil komedidir.
Primos (Cousins) Filmin Konusu ve Özeti
Küçük yaşta ailesini kaybeden Mario, dindar teyzesiyle birlikte yaşamaktadır. Teyzesi evinin bir kısmını adeta küçük bir kilise gibi kullanırken, Mario da bu ortamın gereklerine uygun şekilde piyano dersleri verir, kilise toplantılarında org çalar. Kendi kimliğini bastırarak bu düzen içinde yaşamaktadır.

Bir gün teyze, Mario’nun bir başka kuzeni olduğunu açıklar: Lucas. Teyze dini bir toplantıya gitmek zorunda kaldığında, Lucas birkaç günlüğüne bu eve yerleşir. Lucas, haksız yere kısa bir süre hapse girmiş, dışa dönük, enerjik ve hayatı dolu dolu yaşayan biridir. Mario’nun tam zıttı yani.
İki kuzen arasında kısa sürede yakınlaşma başlar. Mario, bugüne kadar bastırdığı eşcinsel kimliğini Lucas’la yaşadığı yakınlaşma ile ilk kez ifade eder. Bu sırada Mario’nun ders verdiği genç bir kız, aralarındaki ilişkiyi fark eder ve ikisini de ifşa eder.
Kabul ve Dönüşüm
Olaylar bu noktada yön değiştirir. Teyze, başta şaşırsa da yeğenlerini kabul eder. Üstelik homofobik çevresine karşı onları savunur. Bununla da kalmaz, bastırdığı kadınlığını fark ederek komşusu olan bir erkekle yakınlaşır ve sonunda sevgilisinin yanına taşınma kararı alır. Teyze de artık kendi duygularını yaşamak istemektedir. Filmde en büyük kopuş noktası da budur. İnsanın kendi gibi olması, kendi dünyasını kurgulamasıdır. Teyze bunu eşcinsel yeğenleri sayesinde keşfeder.
Film boyunca doğanın sakinliği, yeşil alanlar görsel olarak da iyi bir izletiş. Huzurlu açık hava çekimleri, karakterlerin içsel değişimlerini bana samimi geldi. Huzurlu bir ev, bahçe işleri içinde doğa kadar doğal bir romantizmi de barındırıyor.

Tekrar edersem: Film, izleyiciye “kendin olmanın” değerini hatırlatıyor. Başkalarının beklentileri uğruna kendimizden vazgeçmenin anlamsızlığını gösteriyor. Biz “biziziz” başkası olamayız. Biz bi olmalıyız ama başkasının yaşantısını, inancını, cinsel yönelimini ya da yaşam biçimini kendimize tehdit olarak algılamamalıyız.
Tek doğru bizim inancımız gibi başkalarının yaşantısını eksik, “sapıkça” görmeye de hakkımız yok. LGBT bireylere yapılan her türlü haksızlık ve saldırının nedeni bu tek taraflı düşüncedir. LGBT topluluğu kendini savunmak için karşılık verince bu defa da LGBT bireylerin “saldırgan” olduğu söylenir. Kısacası kendimize bir düşman edinmeye gerek yok.
Primos (Cousins), eğlenceli ve hafif bir film. Büyük iddiaları yok, ama sade mesajlarıyla sempatik oyunculuğu var. Kendin olmaktan korkma. Yaşamı erteleme. Ve ne olursa olsun, hayatı neşeyle yaşa mesajını almak çok önemli.
Özellikle teyzenin, yeğeniyle yaptığı o kısa diyalog izleyici için çok önemli. Bir diğerinin yaşamına müdahalenin de ötesinde, ötekileştirilmiş LGBT bireylere “bir dünya” inşa etmek isteyen hetoronormatif baskılar içinde etikleyici.
Kısa Bir Alıntı
— Teyze: Bizim için icat ettikleri bu küçük dünyaya inanma
— Mario: Teyze eşcinsel olduğumu kabul edeceğini hiç düşünmemiştim
— Teyze: Aman, çok aptalsın.









