The Fosters, 2013–2018 yılları arasında yayınlanmış, güçlü bir mesaj taşıyan LGBT temalı bir gençlik ve aile dizisi. Dizi biraz eski gibi gelebilir, ama çok iyi bir öyküsü var. Dizi, sadece eşcinsel ve trans bireyleri değil; sevgiyle kurulan aile bağlarını, toplumsal önyargılarla mücadeleyi de konu ediyor.
En önemlisi de çeşitli insanların, cinsel yönelimlerin, farklı düşünen insnaların bir arada nasıl barış içinde yaşayabileceğini anlatıyor. Dizi bu bakımdan zihin açıcı ve belki de bize olması gerekeni gösteren bir izletiş sunacak. Ben de diziyi bu nedenle siteye aldım. Yıllar önce izlediğim en iyi dizilerden ve deneyimlerden biriydi.
“Aile olmak için biyolojik bağ şart mı?” gibi önemli soruları irdeleyen queer dizi, farklı yönelim ve kimliklere dair farkındalık yaratarak sıcak, samimi ve duygu dolu bir hikâyeye sahip. LGBT temalı dizi, Freeform ve HULU üzerinde var. Şu an nereden izlenir bilmiyorum. Belki IMDb‘ye de bakmak istersiniz.
👉 Küratör Önerisi: İzlemeye değecek film ve diziler
The Fosters Dizi İncelemesi Ve Konusu
Evli bir lezbiyen çift olan Lena ve Stef, Stef’in ilk evliliğinden olan oğlu Brandon, evlatlık aldıkları Mariana ve Jesus’la birlikte sevgi dolu bir hayat sürmektedir. Zamanla yetimhanede tanıştıkları Callie ve onun küçük kardeşi Jude’u da ailelerine katarlar.
Bu geniş aile hem kendi iç dinamikleriyle hem de dış dünyanın baskı ve önyargılarıyla yüzleşirken, size de gerçek hayattan kesitler sunacak. Stef’in eski eşi Mike da aileyle sıkı bir ilişki içindedir; birlikte çalıştıkları polislik meslekleri ise geçmiş bağları güçlendirmeye devam edecek.
Dizi sadece LGBT karakterleri değil, farklı etnik kökenlerden bireylerin bir arada yaşamasının önemini de anlatıyor. Siyahi, Asyalı ve Latin karakterlerle birlikte ırkçılığa karşı da açık bir duruş sergiliyor. Jude ve Connor’ın eşcinsel gençler olarak yaşadıkları ilişkiler, hem duygusal hem de gerçekçi biçimde anlatılıyor ki önemli olan da izleyicinin o doğallık havasını alması değil mi?

Callie’nin tanıdığı transgender genç Cole ise, farklılıkların anlayışla karşılanması gerektiğini bize anımsatıyor. Dizi, ötekileştirmek yerine karşımızdakinin yaşantısına dahil olmamız gerektiğini gösteriyor. Böylece anlamadığımızı anlayabileceğiz. Biraz empati, bağışlama her sorunu çözecek. Özellikle başkalarının yaşantısını ve dünyasını, duygularını anlayabilmek adına güçlü bir yapım. Dünyadaki tüm karmaşanın nedeni bir diğerini küçük görmek ve fanatizm değil mi?
Biraz daha detay
Dizi, LGBT bireyleri klişelerden uzak bir şekilde, normal, sevgi dolu, duyarlı ve sorumluluk sahibi bireyler olarak gösteriyor. Kısacası LGBT bireyler “sapık ve aklı fikri cinsellikte olan insnalar değildir.” Lena ve Stef’in örnek ebeveynlikleri, size sadece bir “lezbiyen çiftin yaşamı”nı değil, gerçek anlamda aile olmanın değerini de gösterecek.
Ayrıca dizide gençlik hataları, aşkın doğası ve aile bağlarının nasıl şekillendiği gibi evrensel temalar da işleniyor. Bu yönüyle The Fosters, sadece LGBT izleyicilere değil, farklılıkları anlamaya açık tüm izleyicilere hitap eden içten ve samimi bir dizi.

Son yorum
The Fosters, aile bağları, aşk ve kimlik arayışını dengeli ve samimi bir biçinde sizinle telepatik bir bağlantı kurar gibi aktaracak. Karakterler arasındaki ilişkiler, hem romantik hem de ailevi boyutlarda gelişmesi dizinin en güçlü yanı çünkü bu konular insanların evrensel ortak problemleri.
Dizinin queer temaları, gençlik ve aile hikâyeleriyle birleşince size yaşamdan gerçek kesitler sunuyor. Karakterlerin içsel çatışmaları ve toplumsal zorluklarla mücadelesi size sorunsuz, rüyalar aleminde yaşanan aşk dolu yaşamları değil, gerçek toplumsal ve kişisel sorunları gösterecek.
Özellikle finalde aile bireyleri büyüyor, kimi okula kim işine devam etmek için yollarını ayırıyor. Fakat hepsinin her zaman iletişimleri ve kardeşlikleri sürecektir.
Oyuncular ve Karakterler
- Teri Polo – Stef Foster: Uzun yıllar polislik yapmanın getirdiği sertlik ile özünde taşıdığı şefkati dengelemeye çalışan, korumacı bir anne. Aileyi ayakta tutan kararlı duruşu var ve zor kararların çoğu onun omuzlarına düşüyor.
- Sherri Saum – Lena Adams Foster: Okul yöneticisi olarak empatiyi ve anlayışı merkeze alan, evde ise duygusal dengenin kaynağı olan sakin bir karakter. Çocuklarıyla ilişkisi her zaman sabır ve iletişim üzerine kurulu.
- David Lambert – Brandon Foster: Müziğe tutkuyla bağlı, duygusal olarak hassas bir genç. Biyolojik anne ve babasıyla yaşadığı gelgitler, Foster ailesindeki yerini zaman zaman sorgulamasına neden oluyor.
- Hayden Byerly – Jude Adams Foster: Sessiz, düşünceli ve kırılgan bir çocuk. Kimlik gelişimi yavaş yavaş ekrana yansıyan Jude, özellikle Connor ile yaşadığı arkadaşlık/bağ sayesinde kendi yönünü bulmaya başlıyor.
- Danny Nucci – Mike Foster: Brandon’ın biyolojik babası olarak hem geçmiş hatalarını telafi etmeye çalışan hem de baba olmayı öğrenen bir karakter. Zaman zaman ailesiyle çatışsa da iyi niyeti belirgin. Kabul ve merhameti vurdulayan bir karakter.
- Cierra Ramirez – Mariana Adams Foster: Kendini kanıtlama arzusu yüksek, enerjik ve sosyal bir genç. Hem aile bağları hem de kültürel kimliği üzerinde durarak gelişen hikâyesi, dizinin en canlı karakter arklarından birini oluşturuyor.









