Bazen kendime soruyorum: Yaşamak, aslında hiç var olmadığımız devasa bir oyunun içinde yer kapmaya çalışmak mı? ‘Yaşam Fantezisi’ adını verdiğim bu şiirimde; bilincimin uydurduğu o ‘varlık’ dedikodusunu, kendi içimde masaya yatırıyorum.
Tanrıların can sıkıntısıyla rastgele yazdığı bir kod satırı mıyım, yoksa evrenin o dondurucu hacminde savrulan ve bir gün elbet tekrar birleşmeyi bekleyen atomların ve parçacıkların geçici bir birleşimi mi? Bu mısralarda, ‘ben’ dediğim o kurgusal oyunun ötesine, Güneş sisteminin dışındaki mutlak sessizliğe bakıyorum. Popüler bilimin o soğuk gerçeklerini, varoluşçu sancılarımla harmanladım. Eğer sen de benim gibi, yok olmanın aslında var olmanın diğer yüzü olduğuna inanıyorsan; gel, bu atomik döngüye ve bilincimizin kurduğu o tuhaf fanteziye birlikte dalalım.
Bu şiir Google Play Kitaplar’da “Kozmik Sislerin Ardında” adlı kitabın içinde. e-Pub formatındaki kitabı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. 👉 Kitap için buraya dokunun.
Şiiri, bu müziki eşliğinde okumanızı öneririm. Müzik de bir şiirdir.
Yaşam Fantezisi
Kalabalık üstüne kalabalık,
İnsan taşırıyor sokakları.
Sessizlik ve huzur;
Zenginlik ve sonsuzluk,
Belki de mutluluk
Sadece fantastik birer kurgu.
Var olmak, yer bulamamak mı kendine?
Yaşamak,
Yaşamda yer bulamamak demek mi?
Kurgusal bir oyunda,
Tanrıların yazdığını sandığımız
bir kod satırında
Var olduğumuzu sanıyoruz.
Sadece bilincimizin uydurduğu
Bir dedikodudan ibadettir var olmak.
Var olmak aslında yok olmaktır,
Var olmak,
yok olmanın bir diğer yüzüdür.
Peşine düştüğümüz bu dedikoduda,
Aslında biz
hiç bir zaman var olmadık.
Bir sanrı,
ahmakça bir oyundu var olmak,
tanrıların can sıkıntısından oynadığı.
Yıldızlar, evren bizi çağırıyor,
Tekrar bir toz olup
geldiğimiz yere gideceğiz,
Birleşeceğiz belki de tekrardan
Bir yıldızın ateş saçan vücudunda…
Olasılıklar içinde dağılıp birleşen
Bütün parçacıklar, atomlar
Akıl almaz bir zaman sonra,
Yeniden birleşip,
Tekrar bizi doğuracak,
Belki de evren bu döngüde
Doğup ölecek…
Belki de bütün sorular
Güneş sisteminin ötelerinde,
Evrenin enginliğinde değildir.
Sadece hiç bir şeydir,
Her şey hiç bir şeydir.
Biz var olmak diye,
Sadece bilinç denilen bu tuhaf şeyin,
Dedikodularına inandık, belki de!









