Bazen sadece durmak ve zihnimizin soyut vücuduna saplanan o zaman okuna bakmak gerekir. ‘Zaman Şifacısı’, benim için bir şiirden fazlası; bitmeyen bir kışa hapsolmuş hayallerin ve yeniden doğan duaların hikayesi. Şiir okumayı seviyorsanız, aşk şiirlerinin dışına çıkma niyetindeyseniz, gelin bu zaman yolculuğuna birlikte çıkalım…
✅ Bu şiir Google Play Kitaplar’da İnsan Olmanın Anısı” adlı kitabın içinde. e-Pub formatındaki kitabı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. Kitap için buraya dokunun.
Şiiri, bu müziki eşliğinde okumanızı öneririm.
Zaman Şifacısı
Aslında öyle değil
Kronos’un belleğinde,
Zaman bir arada tutar anılarımızı
Ve dokunur yaşamlarımıza, vahşice
Ve hükmeder özgürlüğüme.
Sıkışıp kaldığım zaman boyutundan
Çıkmak istiyorum,
Artık istemiyorum
O şefkatli elin sıcak dokunuşlarını.
Işık hızıyla yarışmak,
Saatleri arkamda bırakmak,
Ve hükmetmek istiyorum,
Bütün anlara ve anılara.
Uzay-zamanı eğip bükmek mi dedin?
Bu şimdilik sadece,
Birkaç kaçık matematikçinin,
Yazıp tekrar sildiği bir çevrime hapsolmuş,
Hayallerinin içinde…
Ama ben hayalleri de aşmak istiyorum,
Zihnimizin soyut vücuduna saplanan
Zamanın okunu yerinden çıkarıp,
İstediğimiz hedefi vurunca,
Sahip olunca,
Bir efendi gibi her bir saniyeye
Tüm üzüntüleri unutacak mıyız?
Yoksa bizler hep mutlu insanlardık da
Bu mutluluğun farkına varamadık mı?
Sonsuzluğu köleleştirmek,
Saatleri zincire vurmakta mı arıyoruz var olmayı?
Zamanın ne bir şifacı,
Ne de dertlere derman,
Vakit geçtikçe azalmaz insanın acıları, yalan…
Ama zamanla
Biraz daha çoğalıyor şiirlerim,
Yeni yeni dizeler beliriyor,
Saatimin kadranında.
Biraz daha içine kapanıyor,
Kızmıyorum artık,
Anlamaya çalışıyorum zamanın fısıltılarını…
Aynı döngü içinde,
Gerçekliğin bütün evrenlerinde
Tekrar edip duruyoruz belki de kendimizi.
Yıllar, asırlar geçip gidiyor,
Ama biz yanılıyoruz,
Akıp giden de
Tükenip biten de
Yiten de insandır.









