2022 yapımı Tayvan dizisi DNA Says Love You, BL temalı diziler arasında dikkat çeken bir yapım olarak öne çıkıyor. Özellikle, bu dizi, LGBT’nin “T” harfini, yani trans kimliklerini konu almasıyla farklılaşıyor. Dizi, üç çocukluk arkadaşı arasında geçen dramatik bir yolculuğu anlatırken, özellikle Zhuang Xi Wen’in yıllar sonra kaybolmasının ardından geri kalan iki arkadaşın hayatlarına odaklanıyor.
Drama, tam istediğiniz Taiwan BL özelliklerinde: derin ama sade bir yapı. Gerçekçi karakterler, abartısız yerler ve ilişkiler. Diziyi izleme listenize almalısınız. Genel olarak boys’ love öykülerinde gözüken sığ, sorunsuz gençlik aşkı teması yerine gerçek bir öyküye odaklanmak iyi olacak.
🏳️🌈 Küratör BL Önerileri: En iyi BL dizileri (Tayland, Güney Kore, Japon, Tayvan)
DNA Says Love You (2022) Konusu ve İnceleme
Drama, üç yakın arkadaşın çocukluklarından günümüze uzanan hikayesini anlatıyor. Zhuang Xi Wen, çocukluk arkadaşlarından ayrıldığında, geriye kalan iki arkadaş, Pu Le Chien ve Li Ching Lung, yıllar sonra, anılarla ve kaybettikleri arkadaşlarıyla olan bağlarını yaşatmak için bir kafe işletmeye başlarlar. Bu kafe, geçmişin izlerini taşıyan bir mekân olarak, hem fiziksel hem de duygusal olarak onları birleştiren bir alan haline gelir.
Dizinin hikayesi, en başta basit bir arkadaşlık ve kayıp üzerine kurulmuş gibi görünse de zamanla kimlik ve aşk konusundaki derin sorgulamalarla şekillenir. Kafeye bir gün Amber adında yeni bir genç gelir. Amber’in varlığı, geçmişin ve günümüzün sınırlarını zorlar, çünkü Amber’in kimliği ve geçmişi, hem Pu Le Chien hem de izleyici için büyük bir sürpriz olacaktır. Amber’in trans kimliği, dizinin ana temalarından biri olarak öne çıkar ve dizi, toplumsal normlara, kimliklere dair önemli sorular ortaya koyar.

Dizi Hakında Kısa Bir Yorum: Günümüzde Hâlâ İzlemeye değer mi?
Dizi, Tayvan’ın sokaklarında ve mekanlarında geçen çekimleriyle oldukça doğal bir atmosfer yaratıyor. Otantik Tayvan yaşamını ve insanlarını temsil eden oyuncular, herhangi bir abartıdan kaçınarak oldukça gerçekçi bir performans sergiliyorlar. Makyajlar ise oldukça sade, karakterlerin iç dünyalarını dışa yansıtan bir bakış açısıyla ele alınmış. Çocukluk yıllarını anlatan bölümlerde ise bazı teknik eksiklikler görülebilir, ancak bu, dizinin samimiyetini bozmayan unsurlar olarak kabul edilebilir.
Dizi, klasik dramaların ötesine geçerek, izleyiciyi sadece duygusal bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda kimlik ve aşkın ne kadar derin ve çok katmanlı bir konu olduğunu da gözler önüne seriyor. Pu Le Chien’in Amber’e karşı hisleri, başlangıçta kafa karıştırıcı olabilir; zira Amber’in kimliği onun için beklenmedik bir gerçektir. Ancak bu durum, zamanla daha güçlü ve karmaşık bir ilişkiye dönüşür. Amber, Pu Le Chien’in kendisini bulma yolculuğunda hem bir yol arkadaşı hem de bir ayna olur. Bu aşk, sadece romantik bir bağdan çok, bir öz farkındalık ve kendini kabul etme sürecine dönüşür.
Dizinin ikincil hikayesinde ise, Li Ching Lung ve Guan Yu Chen’in ilişkisi anlatılır. Bu ikili, ilişkilerindeki anlaşmazlıkları aşmaya çalışırken, aynı zamanda toplumsal baskılara karşı da mücadele verirler. Li Ching Lung ve Guan Yu Chen’in hikayesi, esas karakterlerin ilişkileriyle paralel bir şekilde, kabul edilme ve kendini özgürce ifade etme temalarını işler. Bu yan öykü, dizinin ana temasını güçlendirerek, izleyicinin daha geniş bir perspektiften aşkı ve kimliği sorgulamasına olanak tanır.

Yan Hikayeler ve İkincil Karakterler
Başlangıçta da söylemiştim drama sadece eşcinsel aşk ilişkileri üzerine değil, aynı zamanda kimlik arayışı, toplumsal kabul ve kişisel gelişim gibi evrensel temalara da değiniyor. Düşünmemiz gereken, önyargı yerine dinleyip, anlamamız gereken konular bunlar. Dizi ara ara aşırı dramatik olabiliyor.
Tayvan yapımı BL dramalar biraz daha derin konulara sahip oluyor. BL dizi, özellikle trans kimliklerin temsili konusunda farkındalık yaratmaya yönelik bir anlatımı var. Bu dizi, bildiğimiz klasik üniversite aşkı çok tatlı oyuncular için izlenen BL sektörünün fason üretiminden değil. Aşk, kabul ve kimlik temasındaki evrim, diziyi sıradan bir romantik hikayeden daha fazlası haline getiriyor.
Eğer sen de kimlik, aşk ve toplumsal kabul gibi derin konuları sorgulayan, duygusal açıdan zengin ve dramatik yapımlar arıyorsan, DNA Says Love You kesinlikle göz atman gereken bir dizi. Toplumsal normlar diye, politik gücü elinde tutan grupların yaşam tarzını dayatmaları aslında “norm” değil zorbalıktır. İnsan artık cinsiyet rollerinin ötesindeki gerçek insanı keşfedebilmeli.
Drama, hem romantizmin hem de derin toplumsal temaların bir arada işliyor. Diziyi izlemek için illa LGBT bireyi olmanıza gerek yok. İnsanı, karşınızdakini anlamak için bu tip öyküler oldukça eğitici de oluyor. Bazen kendi mutlak gerçekliğimizden çıkıp başka insanların yaşamlarını da görmeliyiz. Başka gerçeklik olduğunu da bilmeliyiz.
DNA Says Love You Dizi Bilgileri
DNA Says Love You, Tayvan’ın sıcak ve duygusal tonuyla işlenmiş romantik bir BL hikâyesidir. Kahve dükkânında çalışan Pu Le Jian’ın sıradan görünen hayatı, İngiltere’den dönen Amber’la tanışmasıyla tamamen değişir. Dizi; kimlik arayışı, geçmişle yüzleşme ve aşkın dönüştürücü gücü üzerine kurulu. Kaliteli BL izlemek için iyi bir seçim. 2022 yılı Tayvan yapımı BL, iQIYI – Viki üzerinde resmi olarak yayınca. Oyuncular ve daha fazlası için MyDramaList‘e bakabilirsin.
Çok fazla yazmaya gerek yok. Yaşamı zorlaştıran, zihinsel kalıplarımızı başkalarına dayatan da biziz. Aslında her şey bizim elimizde. Yaşam ve bütün gerçekliğimiz beynimizin elektro kimyasal süreçlerinin örüntülerinden ibaret. İlişkiler, cinsiyet rolleri; inançlar artık aklımıza ne gelirse hepsi aslında beynimizde ürettiğimiz bir dünya. Olaya biraz da bu perspektiften bakmak gerekiyor.









