Your Sky, กี่หมื่นฟ้า (2024-2025) Üniversite, kampüs, gençlik temalı Tayland BL dizisi olarak izlenebilecek bir dizi. Roman uyarlaması BL drama için uzun bir konu özeti ve karakter analizi yapmayacağım.
Burada sadece kişisel deneyimler ve diziyle ilgili izlenimlerim olacak. Çünkü karakterlerin, uyumu; görüntü yönetimi gibi ayrıntıları MDL üzerinde de var. Bence bir BL diziyi sırf oyuncuların dış görünüşü, popülerliği ve “tatlı”lığı için izlemek alt seviyede bir izleme deneyimi verir.
Tayland Bl dizinin ayrıntılarına geçeceğim. Üniversite kampüsünden gerçek duygulara bir yolculuk yapacağız. Diziyi izlerken keyif alıp, anın güzelliğini yakaladı mı gerisi pek de önemli değil.
Küratör önerisi: İzlemeye değecek “okul üniversite, kampüs temalı BL dizileri” için
Your Sky: (2024-2025) Kısa Bir Özet ve Konusu
Dizi üniversite kampüsünde geçiyor. Aslında baktığımızda bir üniversite kampüsünde olması gereken her şey yani bütün klişeler bu dizide mevcut. Aslında yüzlerce aynı konuyu tekrarla ele alan BL Tayland dramaların bir tekrarı gibi gözüküyor. Yine idealize edilmiş karakterler, lüks yerler, bazen çok yapmacı ya kaçan oyunculuk yok değil. Fakat bunlar bu yazının ya da bu incelemenin konusu da değil. Burada daha çok diziyi izlerken edilen deneyimlerden bahsetmek istiyorum. Çünkü dizinin özetini konusunu, karakter analizlerini her yerde bulabilirsiniz.
Karakterler
“Teerak” Rak Niran, karakterinin çok saf, bir o kadar da kendine güvenemeyen, herkesi memnun etmeye çalışan bir karakteri var. Aslında izleyiciyi iyi deneyim veren yön bu karakterin şaşkınlığı ve bu şaşkınlık içindeki samimiyeti. O gerçekten kendi kurguladığı evrende herkesi memnun etmeye çalışıyor, herkese şirin gözükmeye çalışıyor.
Üniversite kampüsü’ndeki en yakın arkadaşları da yine aynı şekilde Teerak’ı bu narin değil seviyor. Dizide ilk saniyeden itibaren gördüğüm ilk ana karakterdi. Diziye o gençlik havasını böyle laubali bir tarzda değil de gerçek enerjik bir şekilde verdiği için bence izleyici üzerinde iyi bir izlenim bırakıyor. Zaten önemli olan iyi bir izlenim bırakması ikizlerin kötü olduğu zaman dizi bu şekilde gidiyor. Evet konu biraz klişe gibi fakat bu bir roman uyarlaması roman metnini filmini uyarlamak her zaman olay olmuyor.

“Muenfah” dizi izlerken göreceğimiz hemen ikinci karakter. Zaten iki başrol oyuncusundan biri. Hani ilk yapıda o korkunç, öğrencilere kök söktüren söktüren yapısı var. Bütün dedikodular “Muenfah”ın korkunç biri olduğu yönünde. Fakat ilerleyen zamanlarda bölümlerde görüyoruz ki aslında bu karakter kendini dış dünyaya açamıyor. Duygularını ifade edemiyor. İşte dizideki belki de en kilit noktalardan biri ya da izlerken bana ya da herhangi bir izleyiciyi sunacağı en iyi deneyim belki de karakterlerin birbirlerine iyi gelmeleri teması. “Muenfah” artık kendini ifade etmeyi, insanlar için de rahat etmeye öğreniyor. Aslında korkunç biri değil o sadece içi kapanık ve kısıtlı biri çevrede yaşayan biri. Diğer yandan Muenfah da içindeki fazla enerjiyi atmayı öğreniyor, daha sakin ve kendini kimseye ispat etmek zorunda değil olduğu gibi görünmeyi öğreniyor.
Yine dizideki “bad boy” “Oh”u da unutmamak gerekiyor. Aslında bütün bir karmaşaya ve aşka neden olan kişidir kendisi. Gerçekten de dizide hiç göze batmıyor. Gerçek yaşamda da böyle inatçı, herkes elde edebileceğini zanneden, karşısındakinin duygularını görmezden gelen tipler vardır. “Teerak”‘ın karşısında da işte bu tipte biri olan “Oh” var. Bu karakter diziyi izlerken iyi bir deneyim sunuyor göze batmıyor. Tabii ki en sonunda o da yaptıklarını yanlış olduğunu anlıyor. O da kendini annesini kabul ettirmeye çalışıyor. Aslında tüm karakterlerin davranışlarının altında yatan bir neden var.
Yine benim hoşuma gitti ve gerçekten de diziyi takip ederken iyi bir izleyici deneyimi veriyor. Rabb’in nevi iletişim kurabiliyorsunuz dizi ile diyim ki ben dizi ile aramdaki bu iletişimi az çok hissettim. Şöyle bu diziyi kimde izlemeli bunu da söyleyeyim yani üniversite, kampüs içinde geçen BL dramaları seviyorsanız izleyin.

Dizideki Dramatik Anlar
Gelelim dizideki dramatik anlara. Özellikle son üç bölümde bu romantik komediye birazcık dram katmak gerekiyor gerginlik katmak gerekiyordu. Bunu da Muenfah’ın babası kattı. Fakat bana çok ağlak ve rahatsız edici ve gürültülü geldi. Baba olarak oğlunun gay olmasını kabullenmemesi epey bir sorun yaratıyor. Fakat burada benim en sevdiğim, bağışlama, empati ve bir insanın ya da biri babanın ya da annenin çocuğunu dinleyerek onun kişiliğine saygı duyması temasıydı.
Gerçekten de bu çok iyi bir deneyim izleyici için. Ve güzel bir örnek. Günümüzde bağışlamak, empati, karşımızdaki eş cinsel bir bireye sevgiyle ve onun dünyasını anlayarak yaklaşmak pek olası değil. Çünkü insanlar bu konuda birbirlerini anlamak istemiyorlar. Sonuçta tabii ki tatlıya bağlanıyor her şey baba anlayış ve empatiyle yaklaşıyor. Sadece bu reddetme ve kabulleniş çok hızlı gerçekleştiğinden birazcık yapay bir gönlümü almalı da değil.

Alt Karakterler ve Üniversite Kampüsü
Üniversite kampüsü’nde neler dönüyor. Hani klişe üniversite kampüsleri vardı ya çığlık çığlığa hayran grupları, etrafta anlamsızca koşuşan öğrenciler bunlar bence izleyici için iyi bir deneyim sunmuyor. Ya da birbirini tavlamaya çalışan baş karakterler… bu temalar gerçekten de tamamen kalplaştı ve hiçbir orijinal deneyim sunmuyor. Bu dizide kampüs daha sakin.
Karakterler daha oturaklı daha böyle ciddi ve ağırlıklarını koruyorlar. Ama tabii ki yine hepsi idealize edilmiş gerçek yaşamla pek ilgisi yok ki zaten bunun yadırgamamak gerekiyor BL dizileri genellikle oldukça ideal izedir.
“PunLee” çok eleştirilen ve yine çok izlenen Duang with You (2026) BL dizisinin başrol oyuncularından biri. Duang with You, gerçekten de üniversite kampüsünde geçen bana göre en başarısız ve klişe dizilerden biri. Ama yine de insanlar nedense izleyici diyelim eleştirse de diziyi izledi. Your Sky’da “PunLee” ve en yakın arkadaş arasında belli belirsiz bir ilişki var bu bir ilişki mi yoksa sıkılır dostluk mu? Bence bu soruyu da yavaş yavaş çözmek iyi bir deneyimdi. Yani alt karakterler de öyle çok göze batmıyordu.

Dizi İzlenir mi?
Kısacası BL türünün en iyilerinden ya da tekrar olmayan orijinal konuyla karşımıza gelen yapımlarından biri değil. Fakat dizi kesinlikle keyifli anlar yaşatıyor. Bu dizide gerek karakterler olsun, gerek üniversite kampüsü olsun, gerekse içerdiği romantizm olsun yeterli. ve yine ilk başta “fake ilişki” olarak başlasa da ilişkin giderek gerçek bir boys’ love romantizmine dönmesini izlemek de öyle çok göze batan ya izlediğimiz zaman bizi rahatsız edecek bir anlatıma sahip değil.
Peki dizi izlenir mi sorusunun yanıtını vereyim evet ben izlenilir. Kampüs üniversite romantizmi adına standart bir BL. Zaten çok eski bir dizide değil. Dizilerin son kullanma tarihi yok bunu da söyleyeyim.
Deneyimlerim ve izlenimlerim bu kadardı. Kısa sürede bitmişti daha doğrusu her gün bir bölüm izleyerek 13 bölümü kolaylıka bitirdim. Ama şunu da söylemem gerekiyor ki her geçen gün BL dizileri biraz daha sıradanlaşıyor, kaliteli yapımları bulmak zorlaşıyor. Unutmadan bir de Japon uyarlaması var, bu ikinci uyarlama gerçekten de izlemeye değer bir deneyim sunmuyor. Bunu da araya sıkıştırmak istedim.









