Şiir
Şiir denilince aklınıza gelen o kalıplaşmış “ağlak” romantizmi, süslü melankoliyi ve arabesk hüzünleri kapının dışında bırakın. Burası; kafiyelerin arasına sıkışmış bir duygu seli değil, fiziğin, felsefenin ve nörokimyanın mısralarla çarpıştığı bir zihinsel kürasyon alanı.
Burada okuyacağınız dizeler; evrenin o devasa sessizliğinde bağıran egonuzun yankısı, bir defterden silinmiş yazılar gibi silikleşen varlığınızın anatomisidir. Işık hızıyla yarışan anılardan, Kronos’un belleğindeki zamansız sancılardan ve aslında sadece “nörokimyasal bir yanılsama” olan o büyük duygulardan bahsedeceğiz.
Bazen bir galaksi sarmalının en önemsiz yerinde, bazen bir atomun çekirdeğinde kendimizi arayacağız. Eğer varoluşu bir “soğuk vakum alanı” gibi hissediyorsanız ve mısraların arasında biraz popüler bilim, biraz da sert bir felsefi tokat arıyorsanız; doğru boyuttasınız.
Hazır olun; burada duygular değil, uzay-zamnın içinde hapsolan gerçeklikler sarsılacak.
Bana katkıda bulunmak isterseniz Google Play Kitaplar üzerinden iki kitabı da resmi olarak satın alabilirsiniz.


