Ana SayfaLGBT FilmleriChristopher and His Kind: Bastırılmış Kimlikler, Savaş ve Direniş

Christopher and His Kind: Bastırılmış Kimlikler, Savaş ve Direniş

2011 LGBT Temalı Film

Christopher and His Kind (2011), (Filmin Türkçe adı: Christopher ve Onun Gibiler) LGBT temalı bir film. Bu yapım Christopher Isherwood‘un 1976 yılında yazdığı Christopher and His Kind, romanından uyarlama. Otobiyografik filmlerin o sert gerçekliği bir de böyle tarihi-dönem dizisi olunca çok etkili oluyor.

Film daha çok politik bir dram. Nazzi Almanya’sında eşcinsellere yapılan baskı ve genel nefret ortamında eşcinsel bir yazarın yaşam mücadelesi filmin konusu. Matt Smith, Christopher Isherwood’u canlandırıyor.

Aynı yazarın A Single Man (Tek Başına Bir Adam, 1964) adlı romanı da daha önce sinemaya uyarlanmıştı . Isherwood’un bir diğer eseri Hoşça Kal Berlin. Bu kitapta Nazi Almanya’sındaki insanlık dışı uygulamaları –özellikle eşcinsellere ve Yahudilere yönelik zulmü– anlatıyor. Bu kitap bana sıkıcı geldi.

Filme dönersem, Isherwood’un dönemin ruhunu, insanın vahşi ve bencil yönünü çok iyi anlatıyor. Film ayrıca queer sineması için de önemli. Yüzeysel, popüler filmlerin dışında, psikolojik ve derinlik sevenlere için izlemeye değer bir film. Unutmadan diğer bir film A Single Man (Tek Başına Bir Adam 2009) filmini de izlemelisiniz. Paragrafa dönemin ruhu desem de o dönemin hiç bir ruhu ve karakteri yok.

👉Küratör Önerisi: LGBT filmleri kataloğu

Christopher and His Kind (Christopher ve Onun Gibiler) Konusu ve Özeti

Annesi ve kardeşiyle İngiltere’de yaşayan genç yazar Christopher, kendine ait bir yer arayan, topluma başkaldıran bir kişilik olarak Berlin’e taşınmak ister. Yeni romanına Berlin’de başlamak isteyen Christopher, tren yolculuğunda Gerald Hamilton isimli eksantrik bir eşcinsel ile tanışır. Gerald ona pansiyonunu önerir ve Berlin’de geçici bir yaşam alanı sağlar.

1930’ların Berlin’i, eşcinsel bireylerin gizlice bir araya geldiği, queer bireylerin hayatta kalmak için bedenlerini sattığı, özgür ama karanlık bir atmosferin içindedir. Christopher burada hem eski arkadaşlarıyla yeniden yakınlaşır, hem de İngilizce dersleri vererek geçimini sağlamaya başlar. Aynı zamanda bir kadın pansiyon sakiniyle dostluk kurar.

Ancak Nazi ideolojisi hızla yükselirken, Berlin gün geçtikçe daha da güvensiz hâle gelir. Gestapo’nun uygulamaları sertleşmekte, kitaplar yakılmakta, insanlar kaybolmakta, korku şehre hâkim olmaktadır. Bu karmaşada Christopher, Heinz Neddermayer adında genç bir adama âşık olur. Heinz’ın ailesi sorunludur: Ağabeyi Nazi sempatizanı, annesi ise ölüm döşeğindedir.

Christopher and His Kind
Christopher and His Kind

Christopher ve Heinz kısa süreliğine mutlu olsalar da, Nazi tehdidi onların aşkını da tehdit eder. Almanya’daki tehlikeler artarken, Christopher sevgilisini İngiltere’ye kaçırır. Ancak Heinz’ın İngiltere’de kalması mümkün olmaz. İkili zamanla ayrılır. Nazi döneminin karanlık gölgesinde geçen bu aşk, yıllar sonra yeniden yollarının kesişmesiyle bir başka boyut kazanır.

Politik Şiddet ve LGBT Bireyler

Film, sadece bir aşk hikâyesini değil; dönemin politik şiddetini, eşcinsellere yönelik baskıyı, hayatta kalma çabasını ve bireyin kendi kimliğiyle var olma mücadelesini de anlatıyor. Bu tema gerçekten çok güçlü. Eşcinselliğin bir suç, bir sapkınlık gibi görüldüğü bir dönemde, Christopher gibi bireylerin cesareti; bugün hâlâ ilham verici.

Christopher her ne kadar gittikçe şiddetleşen Nazzi faşizmine karşı dehşete kapılsa da diğer yandan aşk için umutludur. Aslında filmde umut da var. Diğer yandan Heinz, eşcinsel olsa da kimliğini baskılamak ve kendine biçilen toplumsal cinsiyet rolüne uymak zorundadır. Heinz, kimlik arayışının, toplumsal ve siyasi baskıların, eşcinsel bireylerin içinde bulunduğu psikolojik baskının bir örneği.

Günümüzde peki? İzleyici olarak hemen günümüzle bir iletişim kurdum.. LGBT bireylerin üzerindeki baskı bir yana kitapların yakılması sahneleri kesinlikle filmi izleyince belleğinizde yangınlar çıkaracak. Kültürün, sanatın, toplumun yok edildiği bir Almanya’yı da göreceksiniz. 

Christopher and His Kind
Christopher and His Kind

Bu bakımdan film çok yönlü. Sadece iki eşcinsel karakterin aşkı gibi basit bir anlatımı yok. Bir toplumun psikolojisi de var. Özellikle politik gücü elinde tutanlar, toplumu yozlaştırmak ve iktidarı bırakmamak için ilk gözden çıkardıkları eşcinseller ve azınlıklar oluyor. Sonra kültürel yıkım. Her şey daha fazla hükmetmek için. Günümüzde de tıpkı böyle.

O karanlık dönemde, Christopher genç bir yazar olarak özgürlüğün ve sanat bilim ülkesinin nasıl yakıp yıkıldığına şahit olurken, aşkta da kaybediyor. Çünkü bu ortamda eşcinsellik de hedeftedir.

Film Başlangıç umut ile başlarıyor. Christopher Isherwood, 1930’ların Berlin’ine geliryor ve şehrin kültürel özgürlüğünü keşfediyorr. Genç yazar, kendini ifade edebileceği bir ortam buluyor ve yeni arkadaşlar ediniyor. Böyle muhteşem bir ortamı politik hırslar mahvediyor. Gerçekten de toplumun huzurunu politik hırslar yoz inanışlar mahvediyor.

Christopher Isherwood Heinz ile tanışınışınca umutlu olsa da toplumsal baskı, politik kargaşa, savaş herlesi korkutur. Heinz de kimlik arayışı içindedir ve üzeride dönemin politik baskıları ve toplumun kısıtlamalarını hisseder. Fakat o, sevgilisi Christopher gibi açık bir eşcinsel olmadığından her şeyi reddeder.

Bütün bu gelişmeler ikilinin ilişkisini bir rüyadan kabusa dönüştürmeye başlar. Aralarındaki ilişki hemen bitmeyecek, zaman ayayılan bu ilişki devam edecek. Fakat Heinz, toplumun yüz karası baskılarına karşın kendini, olduğu kişiyi saklar. 

LGBT bireyler Avrupa’da büyük sıkıntılar yaşadı. Fakat günümüzde Almanya hem ekonomik hem LGBT hakları hem de kültür sanat bakımından dünyanın en ileri ülkelerinden biri. Nedeni basit: devlet yurttaşlarının cinsel yönelikleri ve inançları ile uğraşmıyor. Politik nedenler ve makam için, devleti sahiplenircesine toplumu kutuplaştırmıyor. Herkes kendi dünyasında bir diğerini öteki görmeden ve bir diğerine zarar. vermeden yaşasın. Hem insan hem devlet varolsun hem de toplum… 

Christopher and His Kind Film Bilgileri

Christopher and His Kind, 1930’ların Berlin’inde geçen ve İngiliz yazar Christopher Isherwood’un kendi yaşamından esinlenen bir biyografik televizyon filmidir. Film, Isherwood’un Berlin’de geçirdiği yılları, dönemin politik ve kültürel atmosferini, aşklarını ve cinsel kimliğini keşfetme sürecini anlatır.

Film için IMDb sayfasına da bakabilirsiniz.

Puanlama

Genel Puanlama
7

Puan Yorumu

Dönemin ruhunu yansıtan LGBT bireylerin politik bir sorun haline getirildiği 2. Dünya savaşı öncesi Almanya'da geçen bir öykü. İyi bir anlatım, dönemin ruhunu yakalayan bir öyküsü var. Puanım da yüksek oldu.
msonmez
msonmezhttps://www.mustafasonmez.com
Çılgın kalabalıkların karmaşasına katılmayan; bilim ve felsefeyi kendine yol edinmiş, kurgulanmış hiç bir inanca bağlı olmayan, kimseyi ötekileştirmeyen, insanları bir başkası ve "diğer" olarak görmeyen; her türlü ayrımdan, kavgadan, dogmadan uzak; duru düşünceyle yaşamaya çalışan biri. Belleğinde hiç bir hesaplaşma, gürültü ve beynini kemiren istilacı iç sesleri yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarlık ve Destek

Değişken Kürasyon

Dönemin ruhunu yansıtan LGBT bireylerin politik bir sorun haline getirildiği 2. Dünya savaşı öncesi Almanya'da geçen bir öykü. İyi bir anlatım, dönemin ruhunu yakalayan bir öyküsü var. Puanım da yüksek oldu.Christopher and His Kind: Bastırılmış Kimlikler, Savaş ve Direniş