Tom Çiftlikte” (Tom at the Farm / Tom à la ferme), Xavier Dolan’ın yönettiği, LGBT temalı bir psikolojik gerilim filmi. Film başlangıçtan sona kadar gerilim ve şüphe dolu ilerliyor. Filmdeki bu şüphe karanlık temayı sevmiştim. Sadece gerilim değil filmde gizli bir aldatılma belki de kandırılma öyküsü de var. Yalancı bir aşk…
Film, gay bir adamın, ölen sevgilisinin ailesiyle yüzleşmek için gittiği kırsalda geçiyor. Yas, bastırılmış duygular, şiddet, gerilim hepsi var. Aslında en önemlisi de filmin sonuna doğru ortaya çıkan sır olacak. Travmalar ve yas arkasındaki psikoloji ve aşk öyküsü gerçekten de çok karanlık. Çok mükemmel bir film değil tabii ki! Ama ortalamaya yakın bir film. Özellikle ikili diyaloglar, gerilim ve ortaya çıkan sırları beğendim. Bence izlenebilecek bir yapım.
🏳️🌈👉 Küratör Önerim: İzlemeye değecek LGBT filmleri
Tom Çiftlikte (2013) Konusu ve Özeti
Xavier Dolan’dan Gerilim ve Bastırılmış Duyguların Hikâyesi
Genç gay Tom, ölen sevgilisinin cenaze töreni için sevgilisinin evine daha doğrusu çiftliğine gelir. Çiftliğin sahibi Agathe, ölen oğlunun gay olduğundan habersizdir. Tom kendini “iş arkadaşı” olarak tanıtır. Sevgilisini toprağa verip gitmek niyetindedir. Fakat bu ev onun için, girip de çıkamadığı bir yer haline gelir.
Agathe, Tom’a ölen oğlunun odasını verir. Tom, gece yatarken Françis (sevgilisinin abisi) odaya gizlice girip Tom’a annesini üzmemesini ve işleri düzeltene kadar çiftlikte kalmasını söyler. Tom, Agathe’e oğlu ile sevgili olduklarını söyleyemez. Psikopat ağabey Francis ve Tom arasında büyük bir mücadele başlar. Tom, artık orada hapis hatta köle gibidir. Şiddete maruz kalır. Bazen kaçmak ister fakat bir türlü oradan kopamaz. Daha sonra Tom Agathe için, ölen oğluna bir sevgili uydurur. Bu hayali kadın sevgili üzerinden kendi aşklarını öyküler. Tam bu sırada arkadaşları Sarah çiftliğe gelir.
Sarah’ı Agathe’e ölen oğlunun sevgilisi olarak tanıtırlar. Tom, çiftliği artık benimsemiş gibidir. Fakat Tom, Francis’in psikopat olduğunu ve ailenin marifetlerini öğrenince oradan kaçmaya kesinlikle karar verir. Acaba Tom, ruhen ve bedenen esir tutulduğu çiftlikten kaçabilecek midir? Hem sevgilisiyle hem de bu aile ilegili ortaya çıkan gerçekler nelerdir?

Filmin İnceleme ve Yorumum
Aşk, bağlılık konuları başta olmak üzere, insan ilişkilerini ve insanların birbirlerine olan bakış açılarını ve saplantılarını anlatan orta halli bir film diyebilirim. Bunu başlangıçta da söylemiştim. Ayrıca insanlara olan bağlılık ve sevgilimiz bile olsa (ya da olmasa ) birine “ne kadar güvenilebilir” gibi sorular da filmi izlerken insanın aklına geliyor. Bir de aklıma insan en sevdiğine bile güvenemeyecek mi soru geldi.
Filmde hem aile, hem çiftlik hem de ilişkiler tekinsiz. Filmi izlerken, ön yargılı olmayın. İnsan bazen dogmalarını aşabilmeli, değil mi? Filmi izlemek için illa eşcinsel olmanız gerekmiyor. Film aslında baştan sona bir gay romantizmi değil: bu bir gerilim filmi.
Tom at the Farm, klasik bir aşk hikâyesinden çok, insan doğasının karanlık kıvrımlarını araştıran bir yapım. Dolan, mekânın tekinsizliğini ve karakterlerin psikolojik gerilimini çok iyi işliyor. Aşk, çaresizlik, aldatılmış ve kaçma duyguları iç içe geçiyor. LGBT temasta değil bence filmdeki psikolojik gerilime odaklanmalı, ben öyle yaptım. Karakterlerin eşcinsel olmasına odaklanmamak gerekli.
Filmdeki baskı, inkâr ve suskunluk temaları, queer bireylerin toplum içindeki görünmezliğine dair de çok iyi bir bakış sunuyor, bundan emin olabilirsiniz. Filmin alt metnini bu biçimde okumalıyız. Görsel açıdan renkler, yerler çok iyi seçilmiş özellikle zoraki dans sahnesi gerilimin tırmanışa geçtiği yerlerden biri. Benim en sevdiğim sahne o danstı. Bütün filmdeki gerilim ve karanlık sanki o dansta şekil bulmuş gibiydi.

Film hakkında
Klostrofobik bir ortamda geçen filmin süresi 1 saat 43 dakika. Nerden izlenir? Bilmiyorum. resmi nereden izlenir haberim yok. Yapım yılı 2013 olan Kanada 🇨🇦 yapımı drama Michel Marc Bouchard’ın aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanmış. Daha fazla çer çöp yan bilgi için IMDb sitesine bakın. Xavier Dolan – Tom: Kaybettiği sevgilisinin ardından kırsala giden, yas içindeki genç bir reklamcı. Kendini sevgilisinin ailesinin yanında, bir kapanda buluyor. Pierre-Yves Cardinal – Francis: Tom’un sevgilisinin erkek kardeşi, agresif ve baskıcı bir karakter. Lise Roy – Agathe: Ölen adamın annesi, oğlunun gerçek yaşamını ve gay kimliğini bilmiyor.









