Antik Uygarlık Komplo Teorisyeni denilince akla Erich von Daniken ilk sırada geliyor. Tabii ki Graham Hancock da başı çekenlerden. Daniken okumak benim için zevkliydi. Her söylediği doğru olduğundan değil, komplo teorilerini seviyorum. Özellikle mitoloji, antik uygarlıklar üzerine gizemli anlatıları zevkli. Bazen “ya doğruysa” dedim de oldu. Dünya tarihinde bilinmez çok. Fakat rasyonel ve şüpheci olmaya çalışıyorum bu nedenle bu tür komplo teorilerine mesafeli olmam gerek.
Daniken, resmi tarihi, arkeolojiyi bilim kurgu tadında anlatıyor. Her bir mit, her bir antik yapıt onun için alternatif bir dünya tarihi için kanıt. Graham Hancock’ın da düşünceleri aynı. Hancock’ın Netflix’te belgeseli de vardı. Daniken genel olarak dünya insanının antik çağlarda uzaylı astronotların etkileşim kurduğunu iddia ediyor. On göre bu tanrılar insanlığa medeniyeti verdi. Sonra çekip gitti.
Neyse. Okudum ilginç kitaplardandı. Yaşamımızda kitap olması ne güzel değil mi? Şöyle bakıyorum da ne kitaplar okumuşum. Şimdi Erich von Daniken kitapları ve daha fazlasına gelelim.
👉 Önerim: Okuduğum yaşamında yer eden kitaplar

Tanrıların Arabaları
Tanrıların Arabaları Kitap Özeti İncelemesi ve Uzaylılar. Erich von Daniken’in en çok bilinen ve okunan kitabının alt başlığı Tanrı Bir Astronot Muydu? biçimindedir. Daniken’in iddialarının benzerleri zaten yıllardır tartışılıyor. Bu konuları araştırınca karşımıza ilk çıkan bütün kültürlerde insanın var oluşunun ve amacının ortak olmasıdır. Diğeri ise gökyüzünden ateş saçan arabaları ile inen göksel varlıklar yani tanrılardır.
Rigveda, Popol Vuh, Babil Yaratılış Destanı, Peygamber Enok’un Kitabı, Avesta Metinleri, Eski Ahit gibi antik çağ yazıtlarını az çok okuyunca bir zamanlar dünyada ilginç şeylerin olduğunu anladığımı söyleyebilirim. Gökyüzünden, dünya dışından gelen ve ilkel insanların tanrılar olarak adlandırdıkları varlıklar kitabın konusu. İnsanlık tarihi ne kadar eskiye giderse bu varlıklara olan ilişki o kadar ortaya çıkıyor. Antik çağ medeniyetlerinin gökyüzü ile kesinlikle bir bağlantısı bulunuyor.
Tanrıların Arabaları Kitap Özeti ve Konusu
Yazar Erich von Daniken 1968 yılında yayımladığı bu kitabında ilginç iddialarda bulunuyor. Tabii ki gerçekleri korkusuzca yazmak pek kolay değildir. Kitabın ilk bölümlerinde uzayda yalnız mıyız? Gibi sorular cevaplanıyor. Daha sonra günümüzde bulunan bazı kalıntılar konu ediliyor. Kitabın sonraki bölümlerinde Hezekiel Peygamber’in dünya dışı varlıkların uzay araçları ile karşılaşmasından bahsediliyor. Hanok (İdris) peygamberin bir uzay aracı tasviri yaparak gök yüzüne tanrıların katına çıkmasındna bahsediliyor.
Gılgamış Destanı gibi mtinler inceleniyor. Piramitler gibi antik yapılar, Paskalya Adası’ndaki yapıların dünya dışı varlıklarla ilişkisi anlatılıyor. Mayalar, Aztekler’in uzaylı varlıklarla olan ilişkileri astronomi bilgileri de anlatılıyor. Özellikle tanrıların iniş yaptığı alanlar, roket, mekik pistleri gibi alanları yazar ispatlıyor. Eski metinlerde ve çizimlerde sürekli olarak resmedilen astronot ve uzay araçlarının doğruluğu ispatlanıyor. Antik kalıntıların bilimsel incelemelerini yapan yazar bu yerlerin uzya araçlarının iniş alanları olduğunu iddia ediyor. Bazı yapılar da adeta kontrol ve kumanda merkezi gibidir.
Uzaylılar ve Dünya Medeniyeti
En inanılmaz bazıların göre çılgın iddialar
Kitap bize bilimsel ve arkeolojik kanıtlar sunuyor. Özellikle tarihi kanıtlar, antik çağ yazıtları ve kutsal inanışları dünya dışı varlıkları onaylar biçimde. Kabaca uzaylılar denilen dünya dışı varlıkların olmadığını kestirip atmanın doğru okuduğunu düşünmüyorum. Antik çağ medeniyetlerinin büyük sırlar taşıdığını artık kabul etmeliyiz. Özellikle mitoloji, antik çağların kutsal kitapları, yazılı kaynakları, görsel materyalleri bize gök yüzünü işaret ediyor. Bu basit bir meraktan ötürü de değildi. Antik çağ insanı atalarından aldıkları mirası saklıyorlar ve mabetlerinde tanrıları bekliyorlardı.
Daniken’in sunduğu delillere göre bir zamanlar dünyada bulunan dünya dışı atalarımız insana her şeyi öğretmiştir. Bu öncüler daha sonra tekrar dünyayı terk etmişlerdir. Dünyadışı atalarımız tekrar geri dönecektir. İnkalar, Mayalar, Aztekler, Göbeklitepe’yi yapanlar bu alanlarda tanrıları gözetleyip onları bekliyorlardı. Bu kullandığım ifadeleri ” işaretine almadım. Çünkü okuduğum bütün kaynaklarda buna benzer anlatımlar var. Hep aynı şeyleri düşünmekten bıktıysanız bu kitabı okuyun. İçindekileri kabul etmeniz ya da etmemeniz hiç de önemli değil. Kalıplaşmış, değişikliğe ve gelişime kendini kapatmış düşüncelerimizi eritmeliyiz

Tanrıların Yolculuğu
Tanrıların Yolculuğu Özeti İncelemesi. Erich von Daniken’in okuduğum beşinci kitabı. Okuduğum kitapları arasında diğerlerinden farklı araştırmaların olduğu tek tikap. Yazar kitaplarında az da olsa aynı konuları inceliyor, biraz tekrara düşüyor diyebilirim. Dünyadışı varlıklar, uzaylı tanrılar ve gizemli yapılar denilince ilk akla gelen yazar Daniken’dir. En ünlü kitabı Tanrıların Arabaları’nda uzaylı tanrılar dünyaya inip, insanla iletişime geçer.
Uzaylı atalarımız Homo Sapiens olmamızdaki en büyük katkıyı sağlarlar. Uzaylı tabiri çoğumuza komik, ciddiyetsiz, saçma hatta paronoyakça geliyor. Ama yazar ciddiyetle dünyadışı teknolojilerin ve varlıkların izlerini sürüyor. Aslında bu konu çok ciddidir. İnsanlık bilimde, teknolojide, kendini ve evreni anlamada daha başlangıç çizgisindedir. Binlerce yıldır yaptığımız tek şey birbirimizle savaşmaktan başka bir şey değildir.
Tanrıların Yolculuğu Özeti ve Konusu
Dünyada antik çağlardan kalma nesneler, yapıtlar, resimler, kitaplar bize neyi anlatmak istiyor? İnsanlığın geçmişi büyük sırlarla doludur. Kitabın ilk bölümü Argonautica üzerinedir. Argonotların, Altın Post! u almak için çıktıkları yolculuk anlatılır. ArgonauticaYunan mitolojisinin en bilindik öykülerindendir. Kitapta buradaki canavarlar, ilginç nesneler, adı geçen tanrılar incelenir. İlginç robot savaşçılar, robot hayvanlar, deniz araçları mitolojik bir şekilde anlatılmıştır. Yazar tanrıların kullandıkları teknolojilerin ipuçlarını okuruna verir. Atlantisin sırrı ve gerçekliği hakkında da kitabın son kısımlarında bilgiler okurunu bekliyor.
Kitapta Piri Reis’in haritası da incelenir. Piri Reis’in haritası bilindiği gibi uzaydan yani dünya yörüngesindedn çekilmiştir. Bunu artık her aratştırmacı kabul ediyor. Bu haritayı Piri Reis’e Süleyman Peygamberin verdiği söylenir. Ancak üzerinde ilginç şekiller ve resimler olan harita çok gizemlidir. Haritada dönemde henüz geşfedilmeyen yerler çizilmiştir.
Güney kutpunun henüz buzullarla kaplı olmadan önceki dağları bile haritada çizilmiştir. Harita açısına bakılınca da harita kuşkuya yer vermeyen bir gerçeklikle uzaydan çekilmiştir. Bu harita aslında yeryüzüne inen uzaylı tanrıların haritasından çizilmiştir. Piri Reis bu haritayı böyle birilerinden almış olabilir mi? Yine kitapta antik çağ yapılarının gizeminden ve uzay istasyonu olabilecek yerlerden bahsedilir.
Tanrıların Yolculuğu İncelemesi
Erich von Daniken gibi araştırmacı yazarlar insanın evrende yalnız olmadığını her fırsattta yazaıyorlar. Daniken, bir zamanlar bizim ilkel atalarımızı ziyaret eden uzaylu astronot tanrılardan bahseder. Gerçekten de insanın geçmişinde büyük sırlar vardır. İster dinler tarihi olsun, ister mitoloji, ister arkeolojik keşifler olsun bize bir zamanlar dünyada üstün teknolojinin bulunduğunu gösteriyor.
Özellikle dinlerin ve inanışların temelinin ve içeriğinin tek tanrılı dinlerin binlerce yıl öncesine dayanması gibi… Bütün antik kültürler, bütün mitolojiler, antik topluluklar gökyüzünden yere inenlerden bahseder. Bunlar basit öyküler ve fanteziler de değildir. Özellikle dinleirn temeli ve insanın varolma nedeni Rigveda’da da, Popol Vuh’ta da, Babil Yaratılış Destanın’da da aynıdır. Tek tanrılı dinlerin ilham kaynağı antik inanışlardan başka bir şey de değildir.

Tanrıların Kalıntıları
Tanrıların Kalıntıları Kitap Özeti İncelemesi. Erich von Daniken antik çağlara “taş devri” denilen zamanlara hatta daha öncesine gidiyor. Eski medeniyetlerin kalıntılarında dünyanın ve insanların dünya dışı varlıklarla olan temasını araştırıyor. Bana göre bu işi başarıyor. Sunduğu kanıtlar çok tatmin edicidir. Uzaylı ya da dünya dışı varlıkları kabul etmekte zorluk çekebiliriz. Ama zorlanmadan kabul edebileceğimiz tek şey bir zamanlar dünyada tuhaf şeylerin olduğudur. Gelişmiş astronomi, tarım, mimari bilgilere “taş devri” insanın nasıl ulaşabildiği ilginçtir. İsviçre doğumlu Erich von Daniken bu konularda onlarca kitap yazdı. En ünlü kitabı Tanrıların Arabaları kitabıdır. Art başlığı ise “Tanrı bir astronot muydu?” şeklindedir. Alt başlık gerçekten de hedefi tam on ikiden vurur.
Tanrıların Kalıntıları Kitap Özeti
Kitabın ilk bölümü “İmkansız Yapılar”da yazar dünyadaki gizemli yapıların gizemini çözmeye çalışıyor. Bu yapılar arasında Göbeklitepe de yer alıyor. 12 bin yıl önce yapıldığı tahmin edilen bu yapının bir tapınak olmadığını ve bilerek toprak altına gömüldüğü iddia ediliyor. Yazar, Fas’ın Tanca şehrindeki gizemli çizgilerin de bir şekilde dünya dışı ile ilgili olduğunu yazıyor. Daniken, İspanya’da bulunan kireç taşı dağı mevkindeki Menga denilen yerdeki tuhaf oyukların izini sürüyor. Mısır piramitleri, Yunanistan’daki mabet alanlarının, tuhaf yapıların uzaylılarla olan ilişkileri anlatılıyor.
Yazar, ikinci bölümde Rigveda, Popol Vuh gibi kutsal kitaplar, Kabala, Eski Ahitteki anlatımları antik çağın buluntuları ile karşılaştırıyor. Dünyadaki bazı bölgelerde bulunan tuhaf yapıların aslında birer uçak pisti, uzay mekiği iniş alanı olduğunu öğreniyoruz. Üçüncü bölümde Piramitlerin içine yolculuk ediyoruz. Tarihi yapıların içindeki gizem ve keşfedilmeyen bölümleri üzerinde yapılan çalışmalar da bizi yine yeniden dünya dışı varlıklara götürüyor. Bu yapıları onlar inşa etmişlerdir. İnsanlar ise bu alanları adeta mabet gibi kutsal yapmıştır. Piramitlerde bulunan kanıtlar mitolojilerde ve kil tabletlerde yazılanları da doğrular niteliktedir. Efsaneler ve mitolojik anlatımlar aslında gerçeğin kendisidir.
Kitap İncelemesi
Yazarın okuduğum beş kitabının hepsi de çok ilginç iddialarla doludur. Bir zamanlar dünyada acayip şeylerin olduğunu artık kabullenmeliyiz. Antik çağ kalıntıları ve uygarlıklarından geri kalanlar kesinlikle bir zamanlar dünyada insanların ileri teknolojik bilgilere sahip olduklarını bize gösteriyor. Bu konuda yazılan kitaplar ve araştırmaları fantezi ya da deli saçması olarak görmemek gereklidir. Dünyaya ve yaşama bakış açımız değişmelidir. Yine bu konularla ilgili harika kitapları olan Zecharia Sitchin bize tatmin edici deiller sunuyor.

Tanrıların Alaca Karanlığı
Tanrıların Alaca Karanlığı Özeti İncelemesi. Erich von Daniken bu kitabında birbirinden bağımsız kültürlerin bıraktıkları yapıtları inceliyor. Bu yapıtların hepsinin ortak noktası inanılmaz derecede bilim ve astronomi, mimari bilgi içermesidir. Daniken yazdığı onlarca kitabında insanın evrende yalnız olmadığını söyler. Henüz kozmik bir bilinç kazanamadık. Hâlâ dünya insanıyız. Ne zaman dünyanın dışına çıkar ve bütün hayvani tarafımızı ve ölümlü bedenlerimizi dünyada bırakırsak o zaman kozmik bir varlık olacağız. Şimdi kitabın özetine ve incelememe geçiyorum.
Tanrıların Alaca Karanlığı Özeti
Yazar Daniken, dünya yüzünde kalan eski uygarlıkların son kalıntılarını inceliyor. Bu kalıntılarda keşfettiği şey yüksek bilim ve astronomi bilgisidir. İnsanlığın en eski kutsal kitaplarında, mitlerinde, eski metinlerin hepsinde bir gizem vardır. Bu kitapta yazar yeryüzündeki tarihi yapıtları inceliyor, bu yapıtların hepsi yüksek teknolojiyi gösteriyor.
Bu yapıların çoğu insanların tanrılardan görüp yaptıkları yapılardır. Tarih öncesi yazıtlarda adı geçen gökyüzünden gelen tanrılar insana bilgiyi ve yaşamın sırlarını verir. Bu yapıların asıl amacı aslında gökyüzüne bakarak tanrıların tekrar gelecekleri zamanı hesaplamak, onlara yakın olmaktır.
Piramit metinleri, Mayaların Kodeks kitapları içerdikleri bilgilerle uzaydan göksel arabaları ile gelen tanrıları gösterir. Popol Vuh gibi kutsal kitaplarda da güneş sistemi eksiksiz tarif edilir. Yeryüzüne inen tanrıların insanı balçıktan kendilerine ibadet, yani çalışma için yaratıldığından bahseder. Puma Punku ve Tiwanaku Güneş Kapısı gibi yapıların yüksek teknoloji ile yapılacağı kitabın ilk bölümünde anlatılıyor. Bu yapılar ise gökyüzü ile astronomi ile alakalıdır. Pachamama heykellerini de yapanların göksel varlıkların olduğuna dair tatmin edici belgeler kitapta var.
Tanrıların Alaca Karanlığı Konusu ve İncelemem
Tanrıların Alaca Karanlığı, yazarın diğer kitapları ile bağlantılıdır. Tanrıların Kalıntıları, Tanrıların Yolculuğu, Tanrıların Arabaları kitaplarında anlatılanlar genelde benzer konulardır. Bazen yazarın tekrara düştüğünü gördüm. Bu konuda yazılan bütün kitapların ortak noktası evrende yalnız değiliz. Kozmik düzen içerisinde bir yerimiz var. Dünya insanı ilkel zamanlarda “gökyüzünden ateş saçan arabaları” ile geldiler. İnsana bilgiyi ve bilimi öğrettiler. İnsanın varoluş nedeni işte bu göksel tanrılardır.
Bütün antik çağ metinleri bütün mitler ve kültürlerde bu mesaj vardır. İnsanın yaratılması, varlığı eski uygarlıklarda hep aynı şekilde anlatılır. Aslında önemli olan bu tip bilgiye inanmak ya da küçümsemek değildir. Önemli olan tutucu ve tartışmaya kapattığımız düşüncelerimizi tartışmaya açmaktır. İnsan henüz kozmik bir varlık değildir. Değişimin en büyük ve birinci gerekliliği vahşilikten kurtulmak ve sabit düşünceleri bırakmaktır.

Tarih Yanılıyor
Tarih Yanılıyor Erich von Daniken Kitap Özeti İncelemesi. Tam adı Erich Anton Paul von Däniken olan yazarın en bilindik eseri 1968 yılında yazılan Tanrıların Arabaları kitabıdır. Dünya dışı yaşam denilince aklıma ilk gelen yazarlardan biridir. 1935 yılında doğan yazarın bütün kitapları ilgi çekicidir. Daniken, bir gezgin gibi sürekli gezmiştir. Bir zamanlar yeryüzünde yaşayan yüksek teknolojiye sahip varlıklar yaşardı. Bu varlıklar uçan arabaları ile gökten inmişlerdi. Gelişmiş astronomi ve tarım bilgileri vardı. Yeryüzünden alacaklarını alıp tekrar gökyüzüne yükseldiler. Kitapta yazar ilginç iddialarda bulunuyor.
Tarih Yanılıyor Erich von Daniken Kitap Özeti
Kitabın ilk bölümünde Popol Vuh, Peygamber Enok’un Kitabı ve Voynich El Yazması kitaplarını inceliyor. Yazar, ilk iki kitabın günümüzdeki kutsal kitaplarla olan benzerliği üzerine duruyor. Ayrıca her iki kitapta da ister istemez göksel tanrıların izlerini buluyoruz. Bütün antik çağ uygarlıkları ve bu çağların kalıntıları bize gökyüzünü işaret ediyor. Gökten ateş saçan arabaları inen astronotlar insanın hem tanrısı hem de öğretmeni oluyor. Mevcut tek tanrılı dinlerde de bu etkiler görünüyor.
Peygamber Enok, uzay aracına benzer bir araç tanımlıyo ve bu araçla gök yüzüne tanrının katına yükseliyor. Enok, orada 100 kadar kitap yazıyor ve tanrıların öğrettikleri ile yeryüzüne iniyor. Voynich el yazması ise hangi dilde yazıldığı bilinmediği gibi içindeki bitki resimleri de dünyada olmayan türdedir. Astronomi ve bitkilerle ilgili bilgiler olan bu kitap hakkında yazar ilginç bir iddia ortaya atıyor.
Dünyanın değişik yerlerindeki antik kalıntıların incelenmesi de ikinci bölümdedir. Bu bölümde incelenen kalıntılar tarihin yönünü değiştirecek türde. O nedenle kitabın adı Tarih Yanılıyor’dur. Nazca çölündeki gizemli yer şekilleri üzerine duran yazar buraların aslında birer uzay mekiği iniş alanları olabileceğinden bahsediyor. Yine yüzlerce resim, tablet ve eşyayı inceleyen yazar dünyada bir zamanlar çok gizemli işlerin döndüğünü anlatıyor.
Kitap İncelemem ve Yorumum
Ben de yazarın yazdıklarına katılıyorum. Eski medeniyetleri yani Sümer, Bail, Mısır, Maya, Hint, Inka, Pers,, Türk mitolojileri ve antik çağlardaki medeniyetlerin hepsi bize dünyada biz zamanlar tuhaf şeylerin olduğunu gösteriyor. Yani gök ile dünya dışı ile bir bağlantımız var. Bu bağlantıyı binlerce yıl saklayan ve koruyan çok az insan ve medeniyet de yeni dünyanın barbar kâşifleri tarafından talan edilince geriye pek bir şey kalmadı. Tabii ki bu konuları araştıranlar kadar doğruluk payı olduğunu düşünenler de günümüzde “deli” muamelesi görüyor. Ama tek bir düşünceye, inanışa sabitlenip kalmak insana aydınlığı getirmeyecektir. Yine araştırınca anlıyoruz ki mevcut inançların kökenini bu antik inanışlar oluşturuyor.









