Ana SayfaKitapDoktor Ox’un Deneyi: İnsan Psikolojisi ve Değişimi Üzerine Eşsiz Bir Alegori

Doktor Ox’un Deneyi: İnsan Psikolojisi ve Değişimi Üzerine Eşsiz Bir Alegori

Çılgın bilimci Ox, Küçük bir kasabada insan doğası ve toplum davranışlarını test ediyor.

Doktor Ox’un Deneyi, belki de en çok bilinen bilim kurgu öykülerinden. Jules Verne klasik bilim kurgunun en sevilen yazarlarından biri. Doktor Ox’un Deneyi’ni ilk aldığımda uzun süre kitaplığımda beklemişti. Sonra bir anda popüler oldu. Sosyal medya sağolsun 1872 yılında yazılan bir uzun öyküyü (novella) yeni yazılmış gibi yayınladı.

Novella, toplumsal barışı ve insan doğasının karanlık yüzünü konu ediyor. Başkalaşım, değişim temaları içinde insanın evrimsel geleceğini de okumak olanaklı. İnsan doğasının kırılganlığı da çok önemli ki öykü boyunca aslında konu insanın doğası. Doktor Ox’un gazı insanın bilinçaltındaki sakladıklarını da ortaya seriyor. Neyse şimdi yorum ve incelemeye geçelim. İnanıyorum ki binlerce yorum inceleme yazılmıştır ama ben kendi izlenimimi anlatacağım. Öykü tamamen insanın gelecekte ne olacağına ve insanın dönüşümüyle ilgili.

👉 Öneri: Okunacak yeni bir kitap keşfedin

Doktor Ox’un Deneyi, Jules Verne Kitabının Kısa Özeti

Adettendir kısa bir özet yazacağım. Genelde özetleri sevmem. Benim için önemli olan konu ve yapıtın bendeki yansımasıdır.

Jules Verne’in “Doktor Ox’un Deneyi” adlı kısa romanı, sakinliğiyle bilinen hayali bir kent olan Quiquendone’da geçer. Bu kent öylesine huzurludur ki, burada ne suç işlenir ne de insanlar birbirine bağırır. Adeta zamanın durduğu, ütopyayı andıran bir yerdir burası. Ama bir sorun var: bu kadar erinç insan doğasın aykırı değil midir? Savaşan, birbirini yok eden, ötekileştiren, diktatörlük için karşıtlarını acımadan yok eden insana ne oldu böyle!

Bir gün, kente bir bilim insanı olan Doktor Ox gelir. Görünürdeki amacı, kenti modernleştirmek ve “oksihidrat” gazı aracılığıyla sokakları aydınlatmaktır. Kentin her yerine borular döşenir. Ancak aydınlatma projesinin ardında başka bir niyet yatar: insan doğasını dönüştürmek. İşte bu tema bizi var ya evrim teorisinden tutun da modern sosyal psikolojinin derinliklerinden süründürür.

Doktor Ox, bu gazın insan davranışları üzerindeki etkisini gözlemlemek istemektedir. Gaz salındıkça, kentteki insanlar önce tahammülsüzleşir, ardından şiddet patlamaları yaşanır. Sessiz Quiquendone artık bir kaos ortamıdır. Sevgi yerini nefrete, uyum yerini çatışmaya bırakmıştır. Deney, son derece yıkıcı bir hâl alır. Sonunda gaz kazanlarının patlamasıyla deney trajik bir şekilde sona erer.

Kısacık bir öyküsü olsa da Verne, insan doğası adına oldukça derin bir analiz yapıyor: İnsan doğası kırılgandır. Öykünün günümüzde hala çok sevilerek okunmasının nedeni de insan doğasının değişmezliği olara nitelendirilebilir. Değişmezlik desem de bu aslında insanın düşünce biçiminin ve karakterinin değişimi ile ilgili. Bir anda pençelerini gösterip dişlerini bileyen bir hayvan türünde sabit kalmak, değişmezlikten kastettiğim.

Doktor Ox’un Deneyi, Jules Verne (Kitap Özeti Yorumu)
Doktor Ox’un Deneyi, Jules Verne

Doktor Ox’un Deneyi, Jules Verne Kitap Yorumu ve İncelemesi

“Doktor Ox’un Deneyi”, modern insanın doğasını, şiddetle olan ilişkisini ve medeniyetin aslında çok yüzeysel bir katman olduğunu anlatıyor. Alegorik novella, ilk başta bili kurgu gibi geliyor. Okuyup, hayret edip, “adam güzel yazmış” diyip bırakmak yerine öyküdeki psikolojik ve sosyolojik katmanları da görmeliyiz. Yoksa kapağı güzel bir kitap olarak, otobüste hava atmak için okumaktan öteye geçmez.

Gazla tetiklenen saldırganlık hali, akıllara 20. ve 21. yüzyılda karşımıza çıkan zombi anlatılarını getiriyor. Mary Shelley’nin “Frankenstein”ı gibi, bilimin etik sınırlarını sorgulamamız gerekiyor. Ayrıca, II. Dünya Savaşı’nda kullanılan gaz odaları ve biyolojik silahlar da Ox’un gaz deneyine benziyor. Jule Verne’nin bu uzun öyküyü yazmasından 30-35 yıl sonra çıkan iki büyük dünya savaşında insanlık sadece gaz odaları ile değil nükleer bombalarla da etik sınırlarını aştı.

Etik sınırları sadece savaş makineleri ile değil, tek doğru sandığımız inancımız ya da kendi doğrularımızı dayatmak için kadınlara, eşcinsellere, çocuklara, başka dinden olanlara, dinsizlere; “bizim partiden olmayanlara” yaptığımız zorbalıklara bakınca Ox’tan bir bir farkımız yok. O sessiz ve herkesin erinç içinde yaşadığı Quiquendone kasabası kurgu olsa da bizim yaşamlarımız gerçek. Yine de Quiquendone’un ilk halini ben daha çok sevdim.

İnsanın Doğası Kötü müdür?

Romandaki barışçıl tablo, bir gaz etkisiyle kolayca yıkılabiliyorsa, bu durum insan doğasına dair derin bir şüpheyi doğurur: İnsan gerçekten barışçıl bir varlık mıdır? Yoksa sadece koşullar uygun olduğunda mı öyle görünür? Yukarıda Quiquendone kasabası gibi bir yerde yaşasak diyecektim ama diyemedim. Sadece o kasabayı çok sevdim dedim. Çünkü barışı ve ahlakı bir ödev, görev, çıkar konusu ya da tanrı korkusu ile mi yapıyoruz yoksa olması gerekenin “o” olduğu için mi yapıyoruz? Ahlak ya da iyilik insana doğuştan gelen bir özellik midir? Etik kuralları toplumda mı öğreniriz? İşte bu soruların cevabını gaz deneyi bize az çok veriyor.

Belki de Doktor Ox’un Deneyi’ndeki gaz, sadece bir katalizördü. İçimizde saklı duran bastırılmış öfkeyi, kıskançlığı ve yıkıcılığı görünür kıldı. Belki de en çok barıştan bahsedenlerin içinde kargaşa vardır. İnsan doğası bir anda kötülüğe yönünü çevirir. Belki de derin travmalarımızın, korkularımızın yansımasını sessizlik ve sakinlik olarak görüyoruz. Düşünün, konuşmaktan, eleştirmekten korkan bir ülkenin yurttaşları olsun. Her şeyden mutlular. Onlar için her şey harika. Ama biraz mızmızlanıp eleştiri yapsalar tepelerindeki kılıcın metal sesini işitecekler. Bu nedenle hep mutlular. Ox’un kasabasındaki yaşayanlar da travmatik ve bastırılmış insanlar mıydı? Ondan mı hep mutlu ve sakindirler?

Uzun öyküyü tersinden okursak, insanlığın bugünkü hâli de bir başka gazın, bir başka koşullanmanın etkisinde olabilir. Belki de bu yıkıcı gazın panzehiri, düşünsel bir reformdur. Bir başka deyişle: Yeni bir “gaz”a ihtiyacımız var, ama bu gaz sevgi, bilinç ve anlayış taşımalı. Daha doğrusu ne yaptığımızı bilmeliyiz. Bilinçsiz bir mutluluk, zoraki bir iyilik hali de olmaz ki! İnsan kendini bilerek ve anlayarak değiştirmeli. Taklidle, anlamadan, eleştirmeden ön kabulle değişim olmaz, fanatizm doğar.

Doktor Ox’un Deneyi’ndeki gazın etkisinin tam tersini yapan, insanı daha şefkatli, anlayışlı ve barışçıl hâle getiren bir gaz hayal etmeyelim. Bilinçli bir değişimi tercih edelim. Belki de insanlık, asıl o zaman gerçekten evrim geçirmiş olur.

Evrim, Gelecek ve Kozmik İnsan

İnsanlığın evrimi yalnızca biyolojik bir süreç değil; aynı zamanda zihinsel ve bilişsel bir dönüşümdür. Homo sapiens türü, (hu sıfatı hak edecek ne yaptık onu da bilmiyorum ya!) yaklaşık 250 bin yıldır gezegenin hâkimi gibi görünse de, kendi egosunun sınırlarını aşabilmiş midir? Bu sorunun yanıtını vermeyeceğim.

Belki de bir gün, insan türü kendini aşarak dijital ya da kozmik bir forma evrilecek. Transhümanizm ve sounda posthümanizm gerçekleşecek, insan belleği ve beyninin sinir ağlarının tamamı dijital formlara aktarılacak. O zaman, şu anki kavramlarımız –ahlak, şiddet, sevgi, din– tamamen anlamsız hâle gelecek. Ve belki de bizi Doktor Ox’un gazına maruz kalmış gibi insanlıktan çıkaracak teknolojik yenilikleri kısa zaman sonra kullanacağız. Ama bu “insanlıktan çıkarma” deyimini olumsuz anlamda kullanmadım, sadece yeni bir türe evrileceğiz, kim bilir?

Doktor Ox’un Deneyi: Mitoloji ve Bilim Arasında: İnsan

Son olarak, Sümer mitolojisindeki Enki aklıma geldi. Evrim, insanın gelişimi, varoluş diyince birden çağrışım yaptı. Enki, baş tanrı Anu’nun izniyle, insanlığı maymun benzeri varlıklardan, tanrılara hizmet etsin diye yaratır. Bu yeni tür her geçen gün tanrılardan uzaklaşır. Kötü doğası, türlü türlü huyları ile yükümlülükleri olan tanrılar için çalışmayı (ibadet) bırakırlar. Çok çoğalırlar her yerdedirler. Bilim subayı Enki’nin deneyleri sonucu var olan insan defalarca yok edilir ve her seferinde küllerinden yeniden doğar.

Enki “Homo Sapiens”in mitolojik yaratıcısıdır. İnsansı bir yeryüzü varlığınından kendi parçalarını katarak insanı üretirler. Ama insan “potansiyel kötüdür.” Karmaşa çıkarır tanrılara baş kaldırır, insanlar taptıkları ya da efendi kabul ettikleri tanrıların yanında diğer tanrılarla ve insanlarla savaşırlar. İçlerindeki kötülük için Doktor Ox’un gazına gerek yoktur. Zaten insan türü her taşkınlığı yapar. İnsanın kötü doğası mitolojilerde tanrıları bile dehşete düşürür, sürekli tufanlarla insanlar yok edilir. Tanrılar en sonunda dünyayı terkederler. Bizimle tanrılar bile baş edememiş 🙂

“Doktor Ox’un Deneyi” basit bir bilimkurgu değil; kitabı hava atayım ya da sesli kitabını gördüm ya da popüler kültürün dayatması olarak da okumayın. insanın içindeki potansiyel kötülüğü, toplumsal yapının kırılganlığını ve gelecekteki evrimsel ihtimalleri sorgulatan bir düşünce deneyi olarak görün. Bunun yanında aklımıza şu felsefi soruda gelecektir: İnsanın doğası gerçekten kötü müdür? Yoksa insan iyi bir doğaya mı sahiptir? Evrimsel yolculuğumuza başladığımız okyanus diplerinden günümüzün aydınlığına ve geleceğin bilinmezine doğru ilerliyoruz.

Peki sizin düşünceleriniz neler? Paylaşırsanız sevinirim.

✅ İnsan deneyi, evrim ve biyolojik dönüşüm temalı okuduğum kitaplar aşağıda.

Doktor Ox’un Deneyi Kitap Bilgileri

Kitap sessiz bir kasabada gaz deneyi yapan Ox’un insanları dönüştürmesini anlatan alegorik bir uzun öykü. Sayfa sayısı 64. İş Bankası Kültür Yayınları‘ndan okudum. Alev Özgüner çevirmen. Çeviri akıcıydı, takılma anlamsız ve yetersiz cümleler göremedim. Novellanın orijinal adı: Une fantaisie du docteur Ox belki merak edersiniz dedim. Yapıt ilk 1872 yılında yayımlanıyor.

Uzun öykü karakterleri: O kadar uzun yazdım ki kısaca önemli karakterleri de yazayım bitsin. Sıkıldım gidip kendime çay yapacağım. Sonuçta ben edebiyat eleştirmeni de değilim bilim kurgu eleştirmeni de sıradan bir okurum. Doktor Ox: Bilim insanı; kasabayı etkileyecek deneyler yaparak insan davranışlarını gözlemleyen meraklı ve karizmatik biri. Yaptığı deneyle he şeyi karıştırır. Kasaba Halkı: Öyküde karmaşa içindeki insanları kasana halkı olarak tek bedende birleştiridim. Deneye maruz kalan sıradan insanlar; davranışları, çevresel ve bilimsel değişimlere karşı verdikleri tepkiler öykünün felsefi ve bilimsel derinliğini oluşturuyor. Bu uzun yazıya da işte bu insanlar neden oldu. Belediye Yetkilileri: Kasabanın düzenini korumaya çalışan ve deneyin etkilerini kontrol etmeye çalışan otoriter figürler. Yetersizlikleri ve insan psikolojisini anlamamaları ile günümüze ışık tutuyorlar.

Puanlama

Genel Puanlama

Puan Yorumu

Doktor Ox'un deneyi insanın iyilik ve kötülük ikileminde kalmasının ve neyi seçip seçeceğinin öyküsü olduğu kadar evrimsel geleceğimize ve kim olacağımıza dair de erken bir eleştiridir.
msonmez
msonmezhttps://www.mustafasonmez.com
Çılgın kalabalıkların karmaşasına katılmayan; bilim ve felsefeyi kendine yol edinmiş, kurgulanmış hiç bir inanca bağlı olmayan, kimseyi ötekileştirmeyen, insanları bir başkası ve "diğer" olarak görmeyen; her türlü ayrımdan, kavgadan, dogmadan uzak; duru düşünceyle yaşamaya çalışan biri. Belleğinde hiç bir hesaplaşma, gürültü ve beynini kemiren istilacı iç sesleri yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarlık ve Destek

  • ✍🏻 Sitede Yazar OL
  • ❤️ Sponsor Olmak İster Misiniz?

Değişken Kürasyon

Doktor Ox'un deneyi insanın iyilik ve kötülük ikileminde kalmasının ve neyi seçip seçeceğinin öyküsü olduğu kadar evrimsel geleceğimize ve kim olacağımıza dair de erken bir eleştiridir.Doktor Ox’un Deneyi: İnsan Psikolojisi ve Değişimi Üzerine Eşsiz Bir Alegori