Ana SayfaFilm ve DiziSynchronicity (2015): İnsanın Zamanın İçinde Kendiyle Çarpışması

Synchronicity (2015): İnsanın Zamanın İçinde Kendiyle Çarpışması

Zamanda Yolculuk, paralel evrenler ve insan bilinci temalı film

Synchronicity, 2015 Filmini sevebilmek için bilim kurgudan anlamak ve özgür irade, sebep sonuç ilişkisi gibi felsefi kavramları da bilmek gerekli. Başka bir deyişle film boyunca aksiyon ve çatışma bekleyen klasik izleyici filme “berbat, izlemeyin” diyecektir. Ama öyle değil.

Bilim, kaderin sınırına dokunduğunda insan ne kadar özgür kalabilir? Gerçeklik dediğimiz olgu, onu gözlemlediğimizde mi var olur? Olasılıkların bölündüğü çoklu bir gerçekliğe açılan bir zaman makinesi ve güçle adeta aklını yitiren bir adamı izleyeceksiniz. Dark Matter (2024) ve yine Constellation (2024) paralel evren konularını işleyen harika yapımlar. Bu filmde ayrıca bir zamanda yolculuk teması da var. Şimdi filme dönelim. Film sadece bir zaman yolculuğu deneyi değil, duyusal bir çöküşün de başlangıcı.

İzleme listenizde olması gereken bir film. Özellikle zamanda yolculuk filmlerini seviyorsanız yapımı izleyin, pişman olmazsınız. Ben zamanda yolculuk temasının tutkunuyum. Benlik, zaman varoluş ve izlenimler konusu çok çekici. Özellikle gerçekliğin oluşması, yaşamın bir tiyatro sahnesi olması harika. Hume’un bu düşünceleirne katılmamak elde değil. Zaman ve bilincin sürekliliği konusu varlığın Nirvana’sına varmak gibi bir şey.

🎁 Küratör’ün Önerisi: İzlemeye değer film ve diziler

Synchronicity – Eşzamanlılık (2015) Filmi

Jim, gizli bir deneyi için laboratuvarında arkadaşları ile çalışmaktadır. Yatırımcıları Klaus ise onlara gerekli maddeyi sağlamakta ve karşılığında satacağı bir teknoloji istemektedir. Jim denemelerinde kara delik oluşturmayı başarır. Patronuna deneyin başarılı olduğunu göstermek için davet eder. İlk denemede gizemli bir çiçek laboratuvara gelir. Videolar izlendiğinde kara delikten gelen birini görürler.

Açılan kara delikten çıkan kimdir? Bu çiçeği kim göndermiştir? Bu soruların cevabını aramak için makineyi tekrar çalıştıran Jim, zamanda geriye makineyi ilk çalıştırdıkları güne döner. Dışarıda Abby ile tanışır. Abby’nin not defterinde geleceğin o deftere göre şekilleneceğini yazar. Bu defteri yazan kimdir? 

Her şey önceden belirlenmiş midir? Biz sadece önceden belirlenen bir kaderi mi yaşamaktayız? Ya da her şeyi belirleyen biz miyiz? Bu soruların cevabını da arayan Jim aslında zaman makinesi niteliğindeki kara delikten en yakındaki paralel (çoklu) evrene geçmiştir.

Her geçişte sebep sonuç ilişkisi yerle bir olduğu gibi gölgeleriyle de karşılaşır. Her geri dönüşünde kendi gibi bir eski kopyayı bulacaktır. Fakat her evrende sadece kopyalardan biri yaşayabilir. Çoklu evrenlerdeki bu yolculukta Jim, kendi gibi onlarca bedeni ve değişik yaşamı ve seçimlerin olduğunu öğrenecektir. Abby’nin kim olduğunu, patronun ne istediğini öğrenecek ve kendi kopyalarına karşı savaş verecektir.

Synchronicity (2015): İnsanın Zamanın İçinde Kendiyle Çarpışması
Synchronicity (2015)

Filme Felsefi Bir Dokunuş – Film Ne Anlatıyor

Synchronicity, zamanın yalnızca bir fizik yasası değil, insan zihninin ürettiği bir yanılsama olabileceğini de konu ediyor. İşleyiş basit olabilir ama filmin altındaki felsefe derin. Jim Beale’in deneyinde yarattığı zaman döngüsü, aslında kendi bilincinin çöküşüyle eşzamanlı ilerliyor. Bu noktada film, Dark Matter’daki Jason Dessen’ın çoklu evrenlerde kendi benliğiyle yüzleşmesine ve Constellation’daki Jo Ericsson’un zaman kırılmalarında kaybolmuş gerçekliğine o kadar çok benziyor ki. Zamanın bütünlüğü, gerçekliğin bütünlüğü bizim psikolojik olarak, zihinsel olarak tek parça olarak kalmamızı sağlıyor. Filmde zaman ve bilinç, çoklu evrenler ve bilinç(ler) birbirine karışıyor. Benliklerin de artık bir önemi kalmıyor. Bu tema aslında var olmanın belki de insan kalmanın temelini oluşturuyor.

Filmi Tenet ile de kıyaslamak istiyorum. Her ikisinde de zaman yolculuğu sonucun kaçınılmazlığına engel olamıyor. Olayların değil gözlemcinin bakış açısının değiştiği gerçeğini de yazmam gerekiyor.

Bilimsel açıdan film, Everett’in çoklu evren yorumunu işliyor. Kuantum kuramlarıyla filmi gölgelememek de gerekiyor biliyorum. Jim’in Abby’ye duyduğu aşk, bir kuantum süperpozisyonu gibidir: hem var hem yok, hem geçmişte hem gelecekte. Tıpkı Schrödinger’in kedisi gibi, gözlemlendiği anda anlamını kaybeder.

Son olarak film, insan bilincinin evren üzerindeki etkisine de değiniyor. Eğer Schrödinger’in Kedisi deneyindeki gibi, her gözlem yeni bir olasılık yaratıyorsa, gerçeklik net değildir. Tıpkı bir elektronun hem yerini hem spin hareketini bilemediğimiz gibi, elektron bir bulut halindedir ve gözlemlenen kadar her yerdedir. Sonsuz olasılık bulutu… Dark Matter’ın çoklu dünyaları, Constellation’ın varoluşsal boşluğu gibi Synchronicity’de de zamanın akışı değil, kaybolmuş bir bilinç karşımıza çıkıyor. Gerçi bu kaybolma hali Dark Matter’da da var. Bu filmlerdeki felsefeye bayılmamak olanaksız. 

Sinematografik Yorum

Filmin eleştirilecek ilk kısmı kullanılan teknoloji. Neden filmde ses kayıtları 1960’lardan kalma manyetik bantlara yapılıyor? Ses kasetlerinden önceki nesil ses kayıt teknolojisidir bu. Yine CRT monitörler de filme 1980’ler havası katıyor. Filmin konusu (yani paralel evrenle konulu filmler) ve işleyişi iyi olsa da görüntü yönetimi, oyunculuk, akıcılık, bilim kurgu yönü oldukça zayıf kalıyor.

Paralel evrenler, insanın seçim özgürlüğü, determinist yaşam anlayışı gibi felsefi sorular akıcı olmayan bir tarzda da olsa filmde bulunuyor. Genel olarak 6.9 puan almaya değer bir yapım.

Son yorum: Synchronicity, tipik bir zaman yolculuğu hikayesinden çok, kader, seçim ve özdeşlik kavramlarını sorgulayan felsefi bir film. Başarısız bir bilim insanının kendi icadının girdabında kayboluşu; aşk, takıntı ve olasılıkların birbirine karıştığı bir labirente dönüşüyor. Aslında takıntılı bilim adamı denilince paralel evrenlerin kapısını açan ünlü Fringe’in bilimcisi Dr. Walter Bishop aklıma geliyor. Genelde hep travmatik karakterlerdir.

Sonuçta ortaya çıkan şey: bir zaman yolculuğundan çok, insanın kaybolmuşluğu ve zamana hükmetme psikozundan başka bir şey değil.

Filmi resmi olarak Prime Video – Netflix üzerinden izleyebilirsiniz.

Puanlama

Genel Puanlama
6.9

Puan Yorumu

Her ne kadar çekimler ve ortam berbat olsa da zamanda yolculuk ve paralel evrenle konusunda felsefi bir alt metni olması sevindirici. İzlemenizi öneririm.
msonmez
msonmezhttps://www.mustafasonmez.com
Çılgın kalabalıkların karmaşasına katılmayan; bilim ve felsefeyi kendine yol edinmiş, kurgulanmış hiç bir inanca bağlı olmayan, kimseyi ötekileştirmeyen, insanları bir başkası ve "diğer" olarak görmeyen; her türlü ayrımdan, kavgadan, dogmadan uzak; duru düşünceyle yaşamaya çalışan biri. Belleğinde hiç bir hesaplaşma, gürültü ve beynini kemiren istilacı iç sesleri yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarlık ve Destek

Değişken Kürasyon

Her ne kadar çekimler ve ortam berbat olsa da zamanda yolculuk ve paralel evrenle konusunda felsefi bir alt metni olması sevindirici. İzlemenizi öneririm.Synchronicity (2015): İnsanın Zamanın İçinde Kendiyle Çarpışması