Utopia (Ütopya) Thomas More… Okuduklarımdan kürasyondan geçirip paylaşmak istediğim yapıtlardan biri de bu kitap. Bu kitabı More, anti distopya da denilen ütopya türü kitapların ilk örneği olarak 1518 yılında yazıldı. Ama eleştirilerde yazacağım gibi mutlu ve gelişmiş bir toplum için bu ütopya da bana oldukça laf kalabalığı geldi.
Ama bu metin bence çok değerli. İnsan zihninin evrimi adına okumak gerekli. Aslında he şey bizim kurgumuz. İyiyi d kötüyü de yaratan biziz. Sahip biziz aslında, yüce bir güç ya da insanüstü bir güç de yok.
✅ Küratör Önerim: Sizi yeni keşiflere çıkarak kitaplar

Utopia (Ütopya) Thomas More Kitap Özeti
Gemici Raphael Hythloday yolculukları sırasında rastladığı ve orada beş yıl yaşadığı adının Utopia olduğu bir ülkeden bahseder. Ülkenin yöneticisi kral Utopus’tur. Raphael sosyal adaletin ve eşitliğin olduğu bu ülkeyi arkadaşlarına anlatır. Arkadaşları ona inanmak istemeseler de anlatılanlar çok etkileyicidir.
Bu gizemli ada ülkesinin coğrafi özellikleri ile başlayan gemici bu ülkedeki mutluluğu, adaleti, adaletli yönetimi anlatır. İnsanların ferah içinde yaşadıkları bu yerde kanunlar da bulunmaz. Hakimlere “baba” derler. Adaletsizlik burada asla bulunmaz. İnsanlığın adeta yeryüzü cennetidir burası. Dünyada acı içinde yaşayan insan dinsel öğretilerdeki cenneti gök yüzünde ve öte alemde aramamalıdır. İnsan isterse Cenneti yeryüzünde kurabilir.
Kitabın İncelemesi ve Yorum
Özel mülkiyetin bulunmadığı bu ülkede, ölüm cezası hatta hapis cezası dahi bulunmaz. Sosyal statü, zengin fakir ayrımı yapılmayan ülkede altın önemsiz ve değersizdir. Utopialılar altın takıları kölelere, suçlulara takarlar. Değersiz bütün eşyalar altındandır. More 500 yıl öncesinden sosyalist bir toplumu ve toplumsal eşitliği savunmuştur. Kapitalizmin makineleri altında ezilen işçi sınıfının daha olmadığı bir devirde More adeta ütopyasında sosyalizmi anlatır.
Fakat bütün ütopyaların asıl sorunu bence şu: sosyal statü ayrımı kalkınca, altına paraya değer verilmeyince, herkes yasadan korkunca dah amutlu ve güvenli bir toplum mu olacağız? Günümüzde bu sorunun yanıtı “hayor” olacak. Tabii ki iktisat uzmanı değilim, ama şunu biliyoruz ki sosyalizm ve kapitalizm savaşlarında kazanan her zaman parayı elinde tutan olmuştur.
500 yıllık ütopyacıların ideal toplumu mala, mülke, altına önem vermemek üzerine kurgulansa da 500 yıl içinde dünya insanı yüzlerce simülasyon deneyinden geçti ve hepsi de başarısız oldu. Açıkçası bu ütopyaların hepsi başarısız düşünceler, kişisel fantezilerden öteye gitmiyor.
More, Kral Sekizinci Henry’nin en sevdiği danışmanı ve hukukçusu olarak en yüksek mertebe olan Lordlar Kamara’sına başkanlık eder. Lord, Chancellor olarak devlet mührünün sahibi olur. Kral, kendini ayrıca Hristiyanların papası ilan edince More buna karşı çıkar. More geleneksel bir dindar Katolik Hristiyandır. Krala karşı gelir ve kralın boşanmasını da ayıplar. Sonuç olarak More, başı kesilerek idam edilir. Hristiyan klisesi onu aziz olarak ilan eder.
More, koyu bir Hristiyan olsa da yapıtında Hristiyanlığa aykırı şeyler yazmıştır. Ne kadar eleştiride de bulunsam More, zamanın siyasi ve ekonomik hatta zihinsel yapısından en az 300 yıl ileridedir yazdıkları. Tabii ki Katolik mezhebi dışındakilere yapılan idamları onaylaması dışında.
Kitaptaki Ütopik yöntemler
Utopia’da insanlar eşittir. Her şey eşit paylaşılır. Özel mülkiyet yoktur. Savaş ve askerlik de yoktur. Anlaşamayan karı koca boşanabilir. Eşit boşanma kadının adının bile geçmediği bir devirde, devrim sayılır. Bilgi de eşittir. Herkes istediği kitaba, bilgiye kolayca ulaşabilir. Ölüm cezası da yoktur. Hırsızlığa ağır cezalar verilmez, insanlar hapsedilmez. Altın, elmas gibi mücevherler adi eşyalarda kullanılır. Ama yukarıda da söylediğim gibi maddi objeler ve güç ekseninde bir mutluluk ve var olma hali yaşamı fazla materyalize etmekten öteye de geçmiyor. İnsan aslında psikolojik bir varlıktır fakat More bunu nereden bilsin.
Suçluların boyunlarına altın zincirler takılır ve kulaklarına kesik atılır. Bu zaten başlı başına bir fantezi, çok sıradan bir bakış açısı. Suçlular hapsedilemezler toplum içinde ayrı bir renk elbise giyerler. Bu çok caydırıcı bir psikolojik baskı olabilir. Kamu hizmetinde çalışırlar. İnsanları suça özellikle de hırsızlığa hazırlayan fakirlik ve adaletsizlik ortadan kaldırıldığı için kimse çalmaz. İşte burada ahlakın kaynağını sorgulamalıyız.
Paraya doyana ya da maddi olarak her şeye sahip biri için adaletsizlik yapmayacak demek çok safça olur. Adalet, başkasının malını çalmamak tamamen insanın kendini aydınlatması yaşamın ve gerçekliğin farkındalığına varması ile zihinsel aydınlanma aile olur. Zengin ve her şeyi olan da fakir olan da zihinsel bir kürasyondan geçmediyse aynı seviyededir. Rahiplerin evlenebilmesi de bir ütopya konusudur, buna youmum yok.
More’un 500 yıl önce Utopi’sında yazdığı ötanazi günümüzde gündeme daha yeni gelmiştir. Utopia’da iyileşemeyecek kadar hasta olanlar, acılar içinde olan hastalar için ölümünü kolaylaştıracak yollar vardır. Kadın erkek eşitliği vardır. Bu konular gerçekten de düşünce olarak 21. yüzyılda yaşayan insan zihninden çıkmış gibidir. Genel olarak More düşünce olarak distopya üçlemesi içinde en ilerici olanı diyebilirim. Söylediğim gibi bunlar benim kişisel görüşlerim. Bir uzman ya da tarih araştırmacısı değilim sadece gerçeğin peşinde bir okurum.
Aklıma gelmişken altının mahkum kelepçelerinde kullanılması altına değer verirlememesi Jonathan Swift tarafından 1726 yılında yazılan siyasi taşmala olan Guliver’in Gezileri kitabını aklıma getirdi. Orada da bir ülkede altına değer verilmez. Altın gerçekten de ekonominin temeli. Kağıt paranın değerli metal karşılığı olmalı.
İdeal Düzen mi, Toplu Hapishane mi? Üç Ütopyanın Karşılaştırması
- Thomas More: Mülkiyeti bitirir, altın değersizdir, insan özgürdür. Hristiyanlık en kusal dindir. Sosyal adelet ve eşitlik vardır. “Baba” denilen hakimler yönetimdedir.
- Tommaso Campanella: (Güneş Ülkesi) Astrolojiyle devlet yönetip kadınları insanları damızlık gibi kullanır. Eş cinselleri öldürür. Hristiyanlık tek dindir. Distopyanın ve cehennemim tarifidir bu.
- Francis Bacon: (Yeni Atlantis) Ona göre her şey bilgidir. Bu nedenle ülkeyi bilimcilerin kutsal sayıldığı Hristiyanlıktan bozma bir düzende yönetir. Eş cinselleri öldürür, ortak mülkiyet, kadınlar ortak… Çıldırmış bu adam.
Kitap bilgileri
More, parayı kaldırıp her şeyi ortak yaparak toplumu mutluluğa ulaştıracağını sandığı kitabını 1516 yılında yazdı. Mülkiyetsizlik hayalinden, değerli madenlere kadar he şeyi yok ederek mutlu bir toplum, dürüst bir toplum var edileceğiniz kitabında anlatıyor. Hepsi de 500 yıl öncenin köhne düşünceleridir. Kitabı epey zaman önce okumuştum daha sonra bir tekrardan geçtim. 250 sayfalık Ütopya‘yı İş Bankası Kültür Yayınları çevirinden okudum. İlk çeviri başka yayıncıdandı.








