Prime Video’nun orijinal yapımı olan My Policeman (2022), LGBT temalı, 1 saat 53 dakika uzunluğunda bir film. Sadece bir gay aşk draması olarak değerlendirilmemeli, dönem filmi olarak da yapım adeta görsel şölen sunmakla kalmıyor dönemin ruhunu izleyiciye transfer ediyor. İzleyicisine sakin akan bir öykü içinde içsel bir izletiş sunacak film polisiye akeri temalı queer dramaları sevenler için iyi bir yapım.
Eşcinselliğin suç sayıldığı karanlık yakın tarihe dokunan film, izleyicisini duygusal ve düşündürücü bir serüvene çıkarıyor. Üç arkadaşın gençlik dönemlerinden, yaşlılık yıllarına uzanan hayat hikâyelerini konu alan bu dram, zamanın ve toplumun insan üzerindeki etkilerini başarılı bir şekilde ele alıyor. Roman uyarlaması film, duygusal izleyicisini ağlatacak etkide dramatik bir atmosfere sahip olduğunu da belirtelim.
🏳️🌈👉 Küratör Önerisi: İzlemeye değecek LGBT filmleri
My Policeman (2022) Filmi Konusu ve Özeti
1954 yılında polis memuru Tom (Harry Styles), bir trafik kazası ihbarı için gittiği yerde müzede sanat uzmanı olarak çalışan Patrick (David Dawson) ile tanışır. Patrick, eşcinsel kimliğini saklamak zorunda kalan bir sanatçıdır. O dönemlerde İngiltere’de eşcinsellik yasaktır. Polis, eşcinsellere karşı sistematik bir av başlatmıştır; “sapık” ve “pislik” olarak damgaladıkları bireyleri döverek yerlerde sürükleyip hapse atarlar.
Bu karanlık atmosferde Tom ve Patrick yakınlaşır. Tom, Patrick’in dairesine model olarak gider. Patrick’in doğal ve insani portreler çizen sanat anlayışı, Tom’un yakışıklılığı ve masumiyetiyle birleşince aralarında güçlü bir çekim doğar. Fakat bu birliktelik gizli kalmak zorundadır. İnsanlar dünyadaki gerçek kötülüklerin peşini bırakıp, eş cinselliğin peşine düşmüştür.
Birlikte geçirdikleri gizli saatler boyunca aşkları derinleşir. Ancak Tom korkar ve toplumsal normlara sığınmak ister. Gay olmak sürekli gizli kalmak demenin dışında fark edilmenin korkusu daha yıkıcıdır. Marion (Gina McKee) adında genç bir öğretmenle tanışır ve evlenmeye karar verir. Marion’ı Patrick ile de tanıştırır.

Evlenmesine rağmen Tom ile Patrick’in ilişkisi devam eder. Birlikte yurt dışı seyahatlerine çıkarlar. Ancak Marion zamanla şüphelenmeye başlar. Patrick’in eşcinsel olduğunu anladığında, kocasının da aynı yönelime sahip olduğunu fark eder. Öfkeyle ve yanlış bir adalet duygusuyla hareket ederek Patrick’i polise ihbar eder.
Patrick, eşcinsellik suçundan tutuklanır ve “psikolojik tedavi” adı altında işkenceye maruz kalır. Hayatı altüst olur. O yıllarda tedavi adı altında işkenceden de beter psikolojik ve fiziksel şiddet güya tedavi amaçlıdır. Oysa asıl amaç insan düşmanlığıdır.
Yıllar sonra Patrick felç geçirir. Marion, vicdan azabıyla yüzleşmek ve geçmişin yükünü taşımak adına Patrick’i evine alır. Tom ise eski sevgilisiyle yüzleşmekten kaçınır. Yüzleşmek sadece bir öz kabul değil, yüreksizliğinin de kabulüdür.
Eşcinselliğin 1969 yılına kadar yasa dışı olduğu İngiltere’de bu hikâye, bireyin aşkını, kimliğini ve vicdanını nasıl taşıdığını, toplumsal baskının hayatları nasıl parçaladığını gösteren bir izletiş sunuyor.

Film İncelemesi ve Yorumu
Homofobi ve Zihinsel Cehennem
Homofobinin saçmalığını ve eşcinselliğin sadece insanlara değil, tüm canlılara özgü bir cinsel yönelim olduğunu artık modern toplumlar kabul ediyor. Ne yazık ki günümüzde hâlâ birçok kişi tarafından, özellikle heteroseksüeller ve dindar çevrelerce, eşcinsellik lanetleniyor. Oysa önemli olan, bireyin kime âşık olduğu değil, kim olduğudur. Kadına ya da erkeğe duyulan aşkın bedensel kimyası aynıdır. Beyinde aynı hormonlar tetiklenir fizyolojisi, psikolojisi de aynıdır. Ayrılık sadece değişmeyen düşüncelerde olsa gerek.
Toplumsal ayrımların, önyargıların ve dogmaların kaynağı insan zihnidir. Cennet de cehennem de zihinde başlar. İnsan zihnini ve evrenle olan bağlantısını keşfettiğinde, küçük şeylerle savaşmayı bırakır. Cinsiyet rolleri üzerine yürütülen tartışmalar, zihinlerini karmaşadan besleyen insanlar için adeta bir oyalanma aracıdır.
Oysa aydınlanmış bir zihin, yaşamın anlamını aşkın, özgürlükle ve hayal gücüyle kavrar. Böyle bir zihin artık yalnızca biyolojik değil, düşünsel bir varlıktır.

Sanat, Aşk ve Zaman
My Policeman, sakin tempolu bir film. Hareket ve ilk aşk temalarını seviyorsanız filmi izlemek zorlayıcı olabilir. Müzik, görüntü yönetimi, dönemin ruhunu yansıtan, estetik ve sanat içeren bir yapım.
Bu filmi yalnızca “gay aşk” temalı bir yapım olarak görenler, anlatının ruhunu ıskalayacaktır. Film, yalnızca aşkı değil, aşkın taşıdığı yükü, bedeli ve insanın kendisiyle olan hesaplaşmasını da anlatıyor. Yine cinsel yönelimler üzerinden yapılan baskıların da insanı nasıl öz kimliğinden koparıp, kasıtlı bir yalancı yaptığını da gösteriyor. Bu yüzden yüzeydeki hikâyeden çok daha fazlasını izleyeceksiniz, dikkatinizi verin!
My Policeman Film Bilgileri
My Policeman, Bethan Roberts’ın 2012 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan, 1950’lerin İngiltere’sinde geçen bir romantik drama nereden izlenir diye soracak olursanız Amazon Prime Video‘dan izleyebilirsiniz. Başka bir yerden izlenir mi onu da siz araştırın. Şuraya bir IMDb linki bıraktım çer çöp ıvır zıvır için buraya bakın.
Oyuncular ve Karakterler: İki ana oyuncu ve karakter, gerisine siz bakarsınız. David Dawson – Patrick Hazelwood (Genç): Bir müze küratörü. Tom’un gizli eşcinsel aşkıdır. Harry Styles – Tom Burgess (Genç): Yeni göreve başlamış bir polis memuru. Toplumun baskıları nedeniyle eşcinsel kimliğini gizler ve Marion ile evlenir.








