Lut Kavmi Nedir? Sodom ve Gomore Gerçek mi, Mit mi? Sodom ve Gomore neden yok oldu? Lut Kavmi’nin yok oluşu, sadece bir inanç meselesi mi, yoksa kadim çağlardan gelen mitolojik bir savaşın izleri mi? Antik tabletlerde “tanrıların savaşı” olarak geçen hikâyelerle, kutsal kitaplarda geçen “ilahi ceza” anlatısı arasında bir bağ olabilir mi? Bu yazıda hem kutsal metinlere, hem de mitolojik anlatımlara farklı açılardan yaklaşıyoruz.
Hem dindar hem seküler okur için saygılı, bilgi dolu ve sorgulayıcı bir yazı. Alternatif tarih meraklıları kaçırmasın.
👉 Daha fazla ilgi çekici makale: Küratör’ün önerisi

Uyarı: Bu yazı akademik ya da teolojik doğrularla çelişebilecek alternatif tarih yorumları içerir.
Lut Kavmi Nedir? Gerçek mi? Mit mi?
Lut Kavmi Neden ve Nasıl Yok Oldu?
Lut Kavmi’nin yok oluşuyla ilgili anlatılar, tek tanrılı dinlerde eşcinsellik üzerinden açıklanır. İslam’a, Hristiyanlığa ve Museviliğe göre Sodom ve Gomore şehirleri, Lut Peygamber’in uyarılarına kulak asmayarak Tanrı’nın gazabına uğradı ve yerle bir edildi.
Ama bazıları için bu yıkım, bir ceza değil; tarihte yaşanmış çok daha büyük bir olayın izidir. Büyük bir deprem mi? Yoksa bir tür nükleer felaket mi? Hatta bazı teorilere göre, antik çağda gökten gelen tanrıların sürdürdüğü bir savaşın parçası olabilir. Bu noktada Sodom ve Gomore’nin yok oluşu, sadece teolojik değil; aynı zamanda mitolojik ve arkeolojik bir tartışma konusu hâline gelir.
İnançlar ve İnsanlık: Saygının Sınırları
Bu konu oldukça hassas. Bir inanan eşcinselliği “günah” olarak görebilir — bu onun inancıdır. Ancak inanç, insanlık onurunu kırmak için kullanılmamalı. Kur’an, Lut kavmini anlatır; ancak bugünkü şeriat ülkelerindeki cezaların hiçbirine açıkça yer vermez. Bu yüzden dini bir bakış açısına sahip birinin eşcinselliğe karşı fikirleri olabilir, ama bu durum kimseye eşcinsellere düşmanlık etme hakkı vermez. Aynı şekilde, eşcinsel bireyler de herhangi bir dindara öfkeyle yaklaşmamalıdır.
Herkesin inancı, yaşam tarzı ve kimliği kendine ait bir “güvenli alan”dır. Bu metnin amacı tartışma yaratmak değil; birlikte yaşama kültürüne katkı sunmaktır.

Mitolojide Lut Kavmi, Hz. İbrahim, Sodom ve Gomore
Erra Destanı, Asur Tabletleri ve Nükleer Yıkım
Sümerler sadece bir uygarlık değil, aynı zamanda göğe bakan, uzayla ilgilenen, evreni merak eden bir halktı. Antik metinlerde 12. Gezegen’den gelen Anunnakiler’in yeryüzünde koloni kurduğu anlatılır. Bu mitolojiye göre “tanrılar” aslında ileri bir uygarlığın varlıklarıdır — göksel taşıtları olan, silahlar kullanan, hükmeden varlıklar.
Erra Destanı’nda anlatılan savaşta, Tanrı Marduk’un kendi hükümdarlığını genişletmek istemesiyle başlayan gerilim büyür. Diğer tanrılar, Marduk’un kutsal bölgeleri ihlal ettiğini iddia ederek ona karşı “ölüm silahlarını” kullanır. Bu silahlar gökten iner, ortalığı beyaz bir ışık kaplar, sonra korkunç bir rüzgâr ve gökyüzüne yükselen siyah dumanlar gelir. Yani tam anlamıyla bir nükleer yıkım tarif edilir.
Erra ve Ninurta bu silahları hedefe yönlendirir. Yeryüzü yarılır, deniz ikiye bölünür, her yer yok olur. Tanrılar yeraltına saklanır, su ve yiyecekten uzak dururlar çünkü “ruhu dokunmuş” yiyecekler ölümdür. Ve sonrasında ölüm bulutları şehir şehir dolaşır.
Sodom, Gomore ve Lut: Nükleer Bir Hikâye mi?
Bu mitolojik anlatılar ile Lut Kavmi’nin yok oluşu arasında şaşırtıcı benzerlikler var. Antik metinlerde Sodom ve Gomore’nin yok oluşu eşcinsellikle ilişkilendirilmez; bunun yerine tanrılar arası bir savaş ve bu savaşta kullanılan güçlü silahların etkisiyle şehirlerin yok edilmesinden söz edilir.
Yani eğer bu anlatılara kulak verirsek, Lut Kavmi’nin yok oluşu Tanrı’nın bir cezası değil, kadim bir hesaplaşmanın sonucu olabilir.
Sümer Tapınaklarında Eşcinsellik
Sümer tapınaklarında “mabet fahişeliği” yapılırdı ve burada erkek fahişeler de vardı. Eşcinsel ilişkiler toplum tarafından doğal karşılanırdı. Tapınakta çalışanlar elde ettikleri geliri mabetlere bağışlardı. Bu durum, eşcinselliğin antik toplumlarda lanetlenmek bir yana, tapınaklar gibi kutsal alanlarla bile ilişkilendirilmiş olduğunu gösterir.
Neyi Tartışıyoruz?
Bu yazının amacı tek bir inancı yüceltmek ya da küçümsemek değil. Alternatif bakış açılarını bir araya getirmek ve “bildiklerimizin” ötesinde başka bilgiler olduğunu göstermek.
Belki de bize öğretilen her şeyi unuttuğumuzda, zihnimiz özgürleşir. Düşünsel aydınlanma, daha adil ve kapsayıcı bir dünyaya giden yolun ta kendisidir. Din, ırk, cinsiyet, yönelim… Hepsini bir kenara bırakıp sadece insan olarak dünyayı yaşanabilir kılmak bizim elimizde.
Zecharia Sitchin Yanılıyor mu?
Bazı araştırmacılara göre, kutsal metinlerde yer alan Sodom ve Gomora’nın yok oluş hikâyesi, Mezopotamya tabletlerinde geçen Erra Destanı’ndaki sembollerle şaşırtıcı bir benzerlik taşır. Özellikle Sümer, Babil ve Asur metinlerini farklı bir bakış açısıyla yorumlayan Zecharia Sitchin, bu yok oluşun aslında bir nükleer imhaolabileceğini öne sürer. Sitchin’in iddiasına göre; Tanrıların (Anunnakilerin) kullandığı “yedi ölüm silahı”, Sodom ve Gomora şehirlerinin yerle bir edilmesinin ardındaki gerçek sebep olabilir.
Erra Destanı’nda geçen:
- Gökten gelen yoğun bir ışık,
- Toprağı kavuran sıcak bir rüzgâr,
- Gökyüzünün kararması ve kara bulutlarla kaplanması,
- Denizin ortadan yarılması gibi sahneler…
…Sitchin’e göre nükleer bir saldırının antik çağlardaki tanıklığı olabilir. Ona göre bu felaket daha sonra Tevrat’a, “Tanrı’nın gazabı” olarak aktarılmış ve dinsel anlamlarla yeniden çerçevelenmiştir.
Ancak şunu belirtmekte fayda var: Erra Destanı’nda ne “Lut” ne “Sodom-Gomora” ne de “İbrahim” gibi isimler geçmez. Dolayısıyla bu anlatım, doğrudan kutsal kitaplardan alınmış değildir. Benzerlikler daha çok ortak mitolojik imgelerin zamanla evrilerek farklı kültürlerde yeniden inşa edilmesiyle açıklanabilir.
Sitchin’in görüşleri klasik akademik çevrelerde kabul görmese de, alternatif tarih ve antik astronot kuramlarına ilgi duyan çevreler için yaratıcı, düşündürücü ve zihni esnetici bir perspektif sunar. Mitolojiler ve kutsal anlatılar arasındaki bu geçişkenlik, insanlığın ortak sembollerle örülmüş zihinsel haritasını anlamak adına önemli bir düşünce egzersizidir.
Lut Kavmi’nin yok oluşuyla ilgili farklı görüşler
Lut kavmi anlatısı hem kutsal kitaplarda hem de antik metinlerde yer bulmuştur. Ancak bu anlatılar arasında ciddi farklar vardır. Aşağıdaki tablo bu farklılıkları daha net görmeni sağlayacaktır:
| Konu | Tek Tanrılı Dinî Anlatılar (İslam, Hristiyanlık, Yahudilik) | Mitolojik/Antik Anlatılar (Sümer, Babil, Erra Destanı) |
|---|---|---|
| Kavmin İsmi | Lût Kavmi (Sodom ve Gomore halkı) | Sodom ve Gomore şehirleri, bazen Erra destanındaki “karşı tanrıların şehirleri” olarak yorumlanır |
| Neden Yok Oldular? | Eşcinsellik, ahlaki yozlaşma, misafire saygısızlık, peygambere itaatsizlik | Tanrılar (ya da uzaylı benzeri üstün varlıklar) arasında çıkan savaşlar sonucu |
| Yıkım Şekli | Tanrı’nın gökten ateş yağdırmasıyla (cezalandırıcı güçle) | “Ölüm silahları” ile (muhtemelen nükleer savaş benzeri bir yıkım), Erra Destanı’nda tarif edilir |
| Olayın Yeri | Sodom ve Gomore (Ürdün civarı, Ölü Deniz çevresi) | Aynı bölge (Babil, Asur, Mezopotamya yakın çevresi) |
| Kavmin Suçu | Cinsel sapkınlık, misafirlik geleneğine uymama, Lût’a karşı ayaklanma | Tanrılar arası sınır ihlali, kutsal bölgelere saldırı, siyasi ve kozmik güç çatışmaları |
| Tanrı(lar)ın Rolü | Yalnızca Allah (Yahudi-Hristiyan metinlerinde YHVH), cezalandırıcı | Birden çok tanrı/tanrıça (Marduk, Enki, Erra, Ninurta), savaşçı ve politik figürler |
| Kutsal Kitaplardaki Konumu | Kur’an, Tevrat ve İncil’de yer alır; özellikle Kur’an’da ahlaki uyarı niteliğindedir | Antik tabletlerde, destanlarda yer alır; tarihsel-mitolojik anlatının parçasıdır |
| Cezalandırmanın Amacı | Toplumu ahlaken uyarmak, kötü örneğin tekrarlanmasını engellemek | Siyasi üstünlük mücadelesi, güç dengesi kurma, “tanrısal düzeni” koruma |
| Eşcinsellikle İlişkisi | Doğrudan ilişkilendirilir, temel neden olarak gösterilir | Antik metinlerde doğrudan eşcinsellikten bahsedilmez. Eşcinsellikle ilişki bulunmaz. |
| Amaçlanan Mesaj | İtaat, ahlâk, helâk edilenlerin sonu ibrettir | Güç, savaş, felaketin sonuçları ve tanrılar arası mücadeleye dair bir uyarı |
Not: Bu bölüm, akademik çevrelerde yaygın kabul görmeyen alternatif tarih yaklaşımlarını içermektedir. Zecharia Sitchin’in yorumları mitolojik metinlere farklı bir perspektif kazandırsa da, tarihsel ve arkeolojik verilerle birebir örtüşmeyebilir. Okuyucunun kendi değerlendirmesi ve araştırması esastır.
Kaynaklar
- Zecharia Sitchin – Tanrıların ve İnsanların Savaşları
- Muazzez İlmiye Çığ – Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği
- Muazzez İlmiye Çığ – Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer Kökeni
- Abdullah Rıza Ergüven – Tarih Boyunca Gök Nesneleri / UFO
Ayrıca bakınız:
- Sodom ve Gomora: Ayrıntılar
Sizne düşünüyorsunsunuz? Yorumlarda tartışalım!








