Ana SayfaKitapPortre Öyküsü ile Gogol’un Şeytani Tablolarla Dolu Dünyasına Yolculuk

Portre Öyküsü ile Gogol’un Şeytani Tablolarla Dolu Dünyasına Yolculuk

Sanatçının Ruhu: Yeteneğin Bedeli ve Ahlaki Bir Çöküşün Hikayesi

Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün “Portre” adlı öyküsü, yazarın Petersburg Öyküleri içinde yer alan benim de sevdiğim bir öykü. “Bir Delinin Hatıra Defteri” aında toplu öyküler içinde bulunuyor. Ama bazı yayıncılar öyküleri tek ya da iki üçünü birleştirip basabiliyor. Gogol’ün fantastik öyküleri gerçekten de çok kaliteli, Korku ve gerilim yanında toplum eleştirileri bazen de siyasi taşlamada oluyor.

Şimdi bu ürkütücü öyküye bir bakalım. Kitabı metroda hava atarım ya da TikTok’ta paylaşırım diye okumayın. Popüler kültürden uzaklaşın biraz. Yavaşça okuyun, zihniniz açılsın belli bir zihinsel ayrıma gelin.

📚👉 Rus Klasikleri kütüphanesi

Portre Öyküsü Özeti ve Konusu

Öykü, 22 yaşındaki yoksul bir ressam olan Çartkov’un karanlık bir antikacı dükkânından uğursuz bir tabloyu satın almasıyla başlar. Tablo, tuhaf şekilde canlı ve içindeki adamın gözleri neredeyse gerçek gibidir; bakışlarıyla insanın içine işler. Bu esrarengiz tablonun hem kendisi hem de etkisi oldukça rahatsız edicidir.

Çartkov’un kirayı ödeyemediği için evden atılmak üzere olduğu gün, tabloyu duvara asıp uyur. Rüyasında tablodaki adam canlanır, elindeki altın torbasından birini düşürür. Aynı rüyayı tekrar tekrar gören Çartkov sonunda uyanır. Tam o sırada ev sahibi ve polis memuru kapıya dayanır. Evdeki tabloya göz atan memur dehşete kapılarak çerçeveye vurur ve çerçeveden yere düşen silindir kutunun içinden tam 1000 altın çıkar. Ressam bir anda kurtuluşa erer.

Yeni bir hayat başlar: Neva Bulvarı’nda bir daire tutar, portreler yapar, ünü yayılır. Ancak zamanla değişmeye başlar. Sanat üretemeyen, kıskanç, mutsuz bir adama dönüşür. Ressamlık tutkusu yerini ün ve paraya bırakır. Kendi yeteneğini hor görmeye başlar ve en büyük servetini en iyi ressamların tablolarını toplayıp yok etmeye harcar. Sonunda içindeki uğursuzluğu fark eder ve acı içinde ölür.

Ama öykü burada bitmez… Gerilim ve doğaüstü olaylar bu bölümsen sonra. Biraz rahatsız edici olabilir.

Portre | Gogol’un Şeytani Tablolarla Dolu Dünyasına Yolculuk
Portre | Gogol

İkinci Bölüm ve Portredeki Lanetin Hikâyesi

İkinci bölümde, tablodaki adamın geçmişi anlatılır. Bu kişi aslında bir tefecidir. Yaşarken verdiği her borç, bir ölümle sonuçlanır. Bu lanet, ölünce de portreye geçmiştir. Kim bu tabloyu alırsa ya deliliğe sürüklenir ya da mahvolur. Tablonun ressamı bile sonunda tabloyu yok etme arzusu duyar. Bir manastıra kapanıp sanatın ilahi yönüne sığınarak kendini kurtarmaya çalışır.

Kısacık öykünün özeti de kısa olur. Çok uzatmadan öyküden ne anlamamız gerektiğine bakalım.

Portre Öyküsünün Ana Teması

Bu öyküde Gogol, sanatın ilahi bir güç olduğunu savunuyor. Sanat felsefesi ile ilgilenenler eminim çok güzel yorumlar yapacaktır. Ama ben sıradan bir okur olarak yazıyorum.

Gerçek sanat, ne para ne de ün içindir; yalnızca Tanrı’ya ulaşmanın bir yolu olabilir. Yetenek, Tanrı’nın bir armağanıdır ve bu armağan dünyevi arzularla kirletilmemelidir. Sanatla ilgili öyküden benim asla katılmayacağım bir ana düşünce çıkıyor. Devam edecek olursam, Ressamın çöküşü, aslında içindeki açgözlülüğün ve tutkuların sonucudur. Para, hırs, ün; insanı insan olmaktan çıkarır ki bu tema çok sağlam ve çok iyi bir toplumsal çıkarım.

Ayrıca, Gogol burada burjuvaziyi ve onların sanata olan yüzeysel yaklaşımını da eleştiriyor. Portre yaptıran zengin kadınlar, yüzlerindeki bir kırışıklığı bile istemezler; bu da ressamı deliliğe sürükler. Sanatı anlayamayanların elinde, sanat bir araç değil bir maskeye dönüşür. Bu bana biraz günümüzdeki “make-up” uygulamalarını anımsattı. Instagram’a fotoğraf atarken çoğu insan yüzündeki en ufacık bir noktayı bile silip, pürüzsüz, bazen kendine ait olmayacak kadar değiştirilmiş bir yüzü sosyal medyaya yüklüyor. Yine filtreli videoların arkasına saklanıyoruz. Portre yaptıran ve kusursuzluk isteyen Gogol’ün kurgusal zengin kadınlarını günümüzün genç kuşağı temsil ediyor.

Portre, gerilimli bir öykü ama Burun ve Palto gibi içinde gizem ve insanın karmaşık iç dünyasına dair çok güçlü metaforları da barındırmıyor değil. Bu nedenle Gogol öyküleri günümüzde hala çok değerli. Yine felsefi yönüyle de bize, insanın iç dünyasını nasıl tükettiğini de anlatıyor. Aslında öyküdeki alegori, insanın güç-para ve etik arasındaki bocalamasını bir portre üzerinden bize ulaşıyor. Hırslarımız, toplumsal baskılar, para ile her istediğimizi yapacağımız duygusunu sanatla sunmak da bence çok ama çok iyi bir zeka ürünü.

Çartkov’un masumiyetten yozlaşmaya gidişi, insan doğasının kırılganlığı ve arzuların etkisinde kalması insanlığın en temel problemi değil mi? Estetik ve etik sorumluluk adeta bir çatışmaya dönüşüyor. Yukarıda söylediğim gibi sanat felsefesi uzmanları çok daha fazlasını söyleyecektir eminin.

Portre Kitap Bilgileri

Gogol’un “Portre” öyküsü, genç bir ressamın yetenek, hırs ve etik yozlaşma arasındaki çatışmasını anlatıyor. Sanat, güç ve insan doğasının karanlık yönleri felsefi yönünü de anlatan öykü 96 sayfa. Öykünün ilk yayın tarihi 1835 ve o günden beri insan hiç değişmemiş diyorsunuz, öyküyü okuyunca. Öykü Gogol’ün Petersburg Öyküleri koleksiyonunda. Kitabı nereden okuyabilirsiniz? Goodreads sizin için bir okuma çenesi sunuyor. Belki sesli kitabını da bulabilirsini.

Koleksiyondaki bütün Gogol öyküleri

  1. Burun – Kimliğin ve bürokrasinin hicvi.
  2. Palto – Yoksulluğun ve toplumsal dışlanmanın sembolü.
  3. Nevski (Neva) Bulvarı – Petersburg’un gündüzü ve gecesi arasındaki çelişkileri işler.
  4. Bir Delinin Hatıra Defteri – Zihinsel çöküş ve bireysel yabancılaşma üzerine.
  5. Portre – Sanatın ruhsal ve ahlaki boyutları üzerine alegorik bir anlatı.
  6. Araba/Fayton – Taşra yaşamı ve yüzeysellik hicvi.

Puanlama

Genel Puanlama

Puan Yorumu

Sanat üzerinden insan doğasını, etik kuralların çok iyi bir eleştirisi. Puanım da ona göre oldu. Gogol öykülerine bayılıyorum.
msonmez
msonmezhttps://www.mustafasonmez.com
Çılgın kalabalıkların karmaşasına katılmayan; bilim ve felsefeyi kendine yol edinmiş, kurgulanmış hiç bir inanca bağlı olmayan, kimseyi ötekileştirmeyen, insanları bir başkası ve "diğer" olarak görmeyen; her türlü ayrımdan, kavgadan, dogmadan uzak; duru düşünceyle yaşamaya çalışan biri. Belleğinde hiç bir hesaplaşma, gürültü ve beynini kemiren istilacı iç sesleri yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarlık ve Destek

  • ✍🏻 Sitede Yazar OL
  • ❤️ Sponsor Olmak İster Misiniz?

Değişken Kürasyon

Sanat üzerinden insan doğasını, etik kuralların çok iyi bir eleştirisi. Puanım da ona göre oldu. Gogol öykülerine bayılıyorum.Portre Öyküsü ile Gogol’un Şeytani Tablolarla Dolu Dünyasına Yolculuk