LGBT yasağı ve yasa tasarısı haberleri günlerdir belki de aylardır dönüp duruyor. Eşcinsellik ve LGBT, özendirmek, övmek gibi yeni suçlar, ceza kanununa eklenecek. Evet bunlar aylardır yine kapatılmak ve girişi engellenmek için yaş, kimlik doğrulası getirilmek istenen X ve Instagram gibi ortamlarda tartılıyor. Peki ben ne düşünüyorum? Kanunlar ve yasalar ne için vardır?
Başlamadan şunu söylemeliyim ki yaşamında hiçbir suça bulaşmamış, temiz, dürüst, vicdanlı insanları sırf LGBT yüzünden yaşamdan koparmak ve her türlü cezaya layık görmek ve gerçek sorunları ve suçları görmezden gelmek sadece karmaşa ve zulüm getirir. İnsanları, nasıl baş örtüsü ve giyim üzerinden, din ve inançlar üzerinden, ırk ve rengi yüzünden hapse atamayacaksak, ayırıp ötekileştiremeyeceksek ⛔️ aynını LGBT için de yapamayız peki yapılırsa? Sonrası sadece psikopatlıktan ibaret.
Ülkenin gerçek sorunları ve gerçek insan sorunlarıyla ilgilenmek yerine, bireylerin özel yaşamını didiklemek ve yine “özenti” ya da Netflix izleyerek eşcinsel olunacağını savunmak da akıl alacak gibi değil. Bir heteroseksüel özenti ile neden eşcinselliğe özensin ve ki! Bunu bir örneğini bile bulamazsınız. Aşağıda yazacağım gibi ülkemizde tarihi boyunca hiçbir zaman eşcinsellik sorun olmadığı gibi hiçbir siyasetçi, devlet yönetimi aklının ucundan bile geçirmedi. LGBT düşmanlığı tamamen Afganistan gibi ülkelerden ithal ya da diğer ülkelerin katı muhafazakarlar, fanatiklerinin hezeyanlarından başka bir şey olmadı. Biz asla fanatik bir ülke değilken şimdi ne değişti?
👉🧬 Odak noktamız: gereken geleceğin teknolojisi ve insanı olmalı. Lütfen bu sayfayı ziyaret edin: Yapay Zeka, İnsan Bilinci ve Varoluş: İnsanın Evrimi – İnsan Kalmak Üzerine Düşüncelerim
LGBT Yasa Tasarısı ve Cezası
İlk aklımıza gelen: Kanunlar eşit olmalı bir belgeselde bile eşcinsel ve LGBT karşıtlığı yapmak serbestten diğer yandan buna itiraz etmek suç olacak hep hapis cezası istenecek. Eşitlik ve kimsenin bir diğerinden üstün olmaması nerede kaldı? Bu biçimde 5 kişilik bir aileyi bile yönetemezsiniz. Gücü elinde olan bir kesim bir diğerine ya da en güçsüz bulduğu kesime yasak getirip cezalandırarak aslında sonu gelmez bir yıkıma neden olacak.
Çelişki
Filmler, diziler, kitaplar da dahil olmak üzere, gök kuşağı renkli led aydınlatmalara kadar; kısa saçlı kadınlardan, uzun saçlı erkeklere; dar pantolondan sakalını kesen heteroseksüel erkeklere kadar uzanacak. Sonuçta doğuştan gelen erkek kimliğine göre, sakal erkeklere özeldir. “Sakal kesmek doğuştan gelen cinsiyete aykırıdır, kadınların sakalı çıkmaz, sakal kesmek eşcinselliği LGBT’yi desteklemektir” diyip, sakal kesenlere bie 3 yıl hapis vermek olanaklı olur. Bunu önüne geçilemez.
Peki gözlerimiz film izlemek için mi varoldu? Bu durum doğuştan gelen görme eylemine karşıdır, sapıklıktır diyebilir miyiz? Ya da koku alma duyusu “parfüm” koklamak için değildir parfüm kullananlara ve fim izleyenlere ve müzik dinleyenlere 3 yıl hapis cezası verecek bir kanun teklifini TBBMM’ye getirelim. İşte LGBT ve doğuştan gelen cinsiyette böyle bir çelişki içeriyor.
Her şeyi cezayla çözemezsiniz
Devletler halkına ceza vermek ve onlara yaşamı dar etmek için değil, tam tersin mutlu ve zihinsel olarak sağlıklı bireyler olarak yaşamalarını sağlamak için vardır. Düşünün Almanya niye böyle bir şeyle uğraşmıyor? Hollanda niye umursamıyor? Yıllardır eşcinsellere eziyet edip öldüren, hapse atan İngiltere ve ABD devleti neden yıllardır cinsiyet rolleri üzerinden siyaset yapmayı bıraktı? Kıyaslasak bile sorunu çözeriz.
Sonra ülke tarihinde hiç sorun olmayan kimsenin aklın abile gelmeyen hatta 70 ve 80 yıllarındaki askeri darbelerde bile kimsenin umursamadığı LGBT konusundaki ısrar ne? Neden şimdi? Toplumu germek, bölmek o kadar basittir ki!
Günümüzde, insan düşüncesinin, yaşama bakışının değiştiği bir yapay zeka çağında, insanın artık dijitalleştiği ve farklı bir bilinç seviyesine eriştiği ve teknolojik zirvede biz neden LGBT ile uğraşıyoruz? İngiltere, ABD gibi dev ülkeler LGBT’yi kurumsal bir sorun olmaktan çıkarıp devletin artık eşcinsellerin peşini bıraktığını anımsamak gerekli. İnsanları yaşam biçimlerinden, cinsiyet rolleri üzerinden yargılamak sadece eşcinsellik olarak değil her biçimden sıkıntılı değil mi?
Diyelim LGBT yasak ve eşcinselleri ve savunucuları attık içeriye, verdik cezayı. Sonuç? Hırsızlık, çocuklar ve kadınlar üzerinden işlenen cinayetler, zararlı madde kullanımı, ekonomi düzelecek mi? Teknoloji üretip dünyaya satacak mıyız? Bizim gelişimimizde ne gibi bir yararı olacak? Daha fazla zorbalık, daha fazla baskı gelecek. Iran mı yoksa Afganistan mı? Yoksa Kuzey Kore mi? Olmak istiyoruz. Ya da bütün farklılıklarıyla, insanıyla barışık odak noktası teknolojik ve bilimsel ilerleme olan, bilgiye ve insanın zihinsel aydınlanmasına önem veren bir bir ülke mi olacağız?
Bu konuları 21. yüzyılda, bilinç ve yapay zeka çağında tartışmak yüzlerce yıl önce insan belleğinden ve varlığından, düşünce evreninden silinmiş “lekeleri”leri geri getirmek olacak. LGBT ve eşcinsellik üzerinden baskıların ve cezaların olduğu ve insanlık tarihine, ilerlemeye, teknolojiye, felsefeye, edebiyata aktif olarak katkıda bulunan bir ülke bir medeniyet gösteremezsiniz. Bu toplumlar sadece birilerinin üzerine basıp yükselmesi için kullanılan basamaklardan ibarettir.
LGBT konulu Okumanız gereken güzel romanlar:
- Maurice – Maurice, E.M. Forster: İç Çatışmalar Toplumsal Baskılara Başkaldırı
- Giovanni’nin Odası: Kimlik, Arzu ve Paris’in Melankolik Başyapıtı
👉 Daha önce toplumsal barışı zedeleyen ve halkı kin ve nefrete sürükleyen bir belgeseli eleştirmiştim o yazım: Gökkuşağı Faşizmi Belgeseli ve İçindeki Toplumsal Barışı Bozan Nefret









