list

Eşcinsel Terapileri - Doğal mıdır? Psikolojik Tedavi (!)

Eşcinsel Terapileri - Doğal mıdır? Psikolojik Tedavi (!)

LGBT Flag


Avrupalı istilacılar denizaşırı ülkeleri yağmalamaya gittiklerinde oraların yerli haklkarın, hem derilerinin renkleri yüzünden hem de kendileri gibi teknolojileri olmadığından, genetik olarak kendilerinden daha aşağıda olduklarını savunmuşlardır. Beyaz derili insanlar siyah ve kızılderililerden biyolojik ve genetik olarak daha üstündü. (!) Tabii ki bu düşünce genetik biliminin gelişmesi ile birlikte çöpe atıldı. Genetik bir üstünlük söz konusu değildi. Eş cinsellik için de aynı mantık söz konusu. Eşcinseller hatalı üretim (!) ve çevresel koşulların olumsuz etkisi nedeni ile kendi cinslerine ilgi doyuyorlar.

Eş cinsellik, insanlardan tutun da hayvanlardan, sürüngenlere kadar bütün biyolojik türlerde görünür. Arslanlar, Japon makakları, bonobo maymunları gibi bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bura biraz şaka biraz ciddi bir tarazda eş-cinselliğin insanlarda çocuklukta seçtikleri kıyafetler, renkler, arkadaş çevresi, anne-babalarının ev içindeki tutumu sonucu değiştiğini savunan bilim dışı düşüncelere yer vereceğim.


Aşık Çift - Düzcinsel

LGBT Filmler Homofobi Hastalığı Eş Cinsellik Günah mıdır? LGBT Yazıları




Çevre, Aile Etkeni ve Yanlış Oyuncak Seçimi cehalet dolu bir yazı...

İnternette okuduğum yazarı belli olmayan hiç bir bilimsel dili olmayan, saçma sapan 4 sayfalık yazıda bireyde cinsel gelişim ele alınmıştı. Erken müdahalelerle çocuklardaki cinsel yönelimlerin (müdahaleden kasıt nedir, bilinmiyor?) bertaraf edileceği ve psikiyatri uzmanlarınca eş cinselliğin ortadan kaldırılacağını savunman tamamen bilimsellikten uzaktır. Anne-baba sorunları, rol model sorunlarına eş cinselliği bağlamak da tamamen ortaçağ bilimden kalmadır. Cinsel kimliğin sadece  psikolojik bir süreç olduğunu ve çevresel şartlar aştında geliştiğini düşünmek gerçekten de psikoloji bilimi adına utanç verici olmalı. Eş cinselliğin doğal olarak geliştiğini kabul edip daha sonra bunu “sıra dışı” kabul edip, psikologa acilen baş vurmayı ebeveynlere tavsiye etmek de konuyu bilmemek ve tamamen kültürel baskıların altında kalmak demektir. Bir oğlan çocuğu bebekle oynadığı için ya da bir kız çocuğu mavi rengi sevdiği için eş cinsel olduğunu düşünmek çağ dışı bir düşüncedir. Cinsel kimliğin renk, oyuncak seçimi, kıyafet ve arkadaş çevresi tarafından belirlendiğini düşünüp psikolojik tedaviler uygulamak insanlara işkence etmekten farksızdır. Eşcinlikle ilgili bu tür yaklaşımlar psikolojik lobotomiden farksızdır.



Gay Kiss

Eşcinselliği cevresel koşullara ve yetiştirme tarzına bağlayan psikologlara sormak gerekli: Şimdi aslanlar, bonobo maymunları, makaklar da acaba yavruyken seçtikleri oyunlar, avladıkları avlar, yedikleri muzlar, yuvarlandıkları kırların özelliklerine göre mi eşcinseline oldular? Psikologlar buna da el atmalı.

Doğuştan kör bir birey (Bugün Eve Yalnız Dönmek istiyorum filminde olduğu gibi) bahsedilen çevreden hiç etkilenmemiştir, kadın ya da erkek vücudunu hiç görmeyen bu bireyin cinsel yönelimini yine de çevre mi belirler. Ya da hem kör hem sağır bir birey eşcinsel yönelimi varsa üstteki teori çöker. Yine tamamen tutucu bir çevrede dindar olarak yetişmiş, üstteki paragrafta yazdığım gibi tam bir "erkek" ya da tam bir "kadın" olarak yetiştirilmiş bir insanı düşünelim. Bu bireyler 20 yaşına kadar gay kelimesinin anlamını bile bilmediklerini halde nasıl olur da eşcinsel olurlar...


Gay Aşıklar

İnsanı ve biyolojik yaşamı anlamak

Eş cinsellik ya da cinsel yönelim tamamen insanın doğasında olan bir yönelim biçimidir. Erkek-kadın (heteroseksüel) ilişki nasıl genetik olarak kromozomlarda yani DNA’da kodlanmış ise homoseksüellik (gay, lezbiyen, biseksül, interseks, transeksüel) fark etmeksizin bütün cinsel yönelimler insanın bir parçasıdır ve bir hastalık değildir. Hastalık kelimesinin TDK sözlüğündeki anlamı “Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı” şeklindedir. Oysa eşcinsellik sağlığı, organizmayı tehdit etmez. Ve dünyamızda daha çok heteroseksüel cinsel yönelim olduğundan beyaz derililerin, siyah ve kızıl derileri dışlayıp katlettiği gibi, eş cinseller dışlanıyor. Gay (eş cinsel anlamında kadın ve erkek için kullandım) ve diğer cinsel yönelimleri biyolojik evrimini başarıyla sürdürmüş ve doğal seçilimden ayıkklanmamıştır. Kinsey skalası canlılar arasındaki cinsel yönelimi şöyle sıralar: 0 Tam düz cinsel (heteroseksüel) 1 Baskın düz cinsel; nadiren eşcinsel; 2 Baskın düzcinsel; sıklıkla eşcinsel 3 Hem düzcinsel hem eşcinsel (eşit düzeyde, biseksüel) 4 Baskın eşcinsel nadiren düz cinsel 5 Tamamen eş cinsel (homoseksüel) 5 Eşeysiz (aseksüel)

Kisney Skalası

Kısacası

Eşcinsellik bütün canlılarda görünen bir cinsel yönelim türüdür. Tamamen doğal ve normal bir durumdur. Psikolojik bir hastalık da değildir. Yaşamda bütün biyolojik yaşam formlarını genetik kodlar yönetir. Bu bağlamda renkli gözlü olmak, laktoza karşı dayanıklı olmak, uzun boylu olmak gibi özellikleri de genler belirler ve biz renkli gözlü birine hastalıklı olarak bakmayız. Uzun boylu birini bozuk hormonlu olarak da görmeyiz. Bunların hepsi biyolojik çeşitliliktir ve doğaldır. Sadece düzcinsel bir yönelimi kabul etmek, eşcinselliği anlamamak ve eşcinsel bireylere çağ dışı muameler yapmaktır. Eş cinselliği tedavi etmeye çalışmak bir nevi Orta Çağ’daki kötü ruh çıkarma ayinlerine benzer. Tarihte eşcinselliğin suç olduğu dönemlerde (İngiltere’de 1965 yılına kadar sürdü) eşcinsellik suçunu işleyenler östrojen  hormonu ile tedavi edilmeye çalışılmıştır. Bunların eniyi bilinen örneği yapay zekanın modern bilgisayarın mucidi alan Turing'dir. Dünyanın en parlak zekası sırf eşcinsel olduğundan intihara sürüklenmiştir. Ayrıca eşcinsellere daha hunharca yöntemler (elektrik şoku, beyin ameliyatları gibi) de kullanılmıştır. WHO, APA gibi dünya çapında otorite olan dernekler ve sağlık örgütleri 70’li yıllardan itibaren eşcinselliği psikolojik bir hastalık olmaktan çıkarmıştır.



Gay (Lezbiyen Öpüşen Çift)

İnsanı değiştirme merakı

İnsanları kendinden nefret ettirmek. Kendinden nefret eden ve kendini günahkar aşağılık gören biri herkese karşı acımasız olmaz mı? İnsana kendisinden nefret etmesini sağlamak sürekli olarak eksik ve günahkar olduğunu söylemek kişiliği öldürüt ve bir canavar ortaya çıkar.

Mükemmele ulaşmak için yapılacak çok fazla şey var mesela birkaç örnek verelim hırsızlık yalan ya da buna benzer kötü huylar ya da daha da kötü olurlar yani tecavüz adam öldürme gibi fiilleri işleyen insanları bir laboratuvara hapsedip tabii ki öncelikle bu saydığımız kötülüklerin genetik kodlarını bulmak şartıyla bu insanları tedavi edebiliriz yani mükemmel bir insan oluşturabiliriz peki öyle yaptığımız zaman dünya ya da beğenmediğimiz insan çok daha iyi mi olacak? Cinsel yönelimeri de zararlı gibi görüp, genetik düzenlemeler yapmak istemek kanımca psikolojik bir bozukluktur ve tedaiye ihtiyacı vardır.  Her şeyde bir düzeltme her şeyde bir eksiklik görme gibi düşüncelerimizi acaba bu şekilde genetik manipülasyonlarla mı düzeltme yoluna gideceğiz?


Born This Way - Bu Şekilde Doğmuş

İnsanın kendine bir düşman yaratması – Psikolojik terapiler
Aslında insan korkularını ya da düşmanlarını ya da şeytanını kendisi yaratıyor. Her şeyi düşman görmek ya da her şeyi şeytan olarak görmek eşcinsel oldukları için  insanları anlamsız bir içsel savaşın içerisinde çekmek insanı kendi özüne düşman eder. Oysa psikolojik destek eşcinsel bireylere korkmamalarını tembihlemeli, psikologlar tedavi saçmalıklarını biırakıp eşcinsellere hasta ya da bozuk olmadıklarını anlatmalı ve kendilerini kabullenip mutlu olmalarını tembihlemeli ve ebeveynleri de bilinçlendirmeli. Kesinlikle uzman geçinenler biyoloji, evrimsel biyoloji, epigenetik gibi konuları genel kültür seviyesinde bilmeliler. İşte o zaman cinsel yönelimleri anlayacaklar ve insana aydınlanmış bir düşünce ile bakacaklar.

Duygusal taciz ve insanı küçümsemek

Aslında farkına varmadan üçkağıtçı ikiyüzlü yalancı kendini sevmeyen kendinden nefret eden ve herkesten nefret eden insanlar yetiştiriyoruz yani insanları hem kendine düşman ettiğimiz gibi hem de diğer insanlara düşman ediyoruz yalancı iki yüzlü ve yine başkalarının hile ile kandıran düzenbaz insanlar yetiştiriyoruz

Baleyi seven bir erkek kadın mıdır? Ya da vücut geliştirmek için vücut geliştirme salonlarına giden herkes escinsel midir? Renkler de öyle. Renklere neden cinsiyet veririz? Mor ya da pembe renkleri sadece kadınlar mı sever? Futbolla ilgilenen bir kadın hem de erkeklerden daha fazla futbola bağımlı bir kadın da cinsel sapma var mıdır?  Annesine evde yardım eden yani ev işlerinde maharetli bir erkek kadınlığa yatkın mıdır? Psikolojisi mi yoksa genetiği mi bozuktur? Bu gibi sorular saçma sapan sorulardır.

Bitirirken;
Eşcinselliği psikolojik olarak düşünüp bir de tedavi uygulamaya çalışınca çevresel etkenler aile hatta oyuncak seçimi ve renk seçimi gibi etkenleri eşcinselliğe neden olarak görmek gerçekten de bilimsellikten uzak ön yargıdır. Ve bilim insanı sayılabilecek uzmanların bu yaklaşımı bilimin inançlarla nasıl kişelleştirildiğini bize gösteriyor, düşüncesindeyim. Ayrıca biyoloji, evrimsel biyoloji, epigenetik alanında genel kültür seviyesinde bile bir bilgisi olan aklı başında biri bu konuyu uzatmaya gerek olmadığını, eşcinselliğin ya da cinsel yönelim türlerinin hepsinin insanlar için normal olduğunu görecektir. Tabii ki öncelikle inanç ile bilim, din ile bilim birbirinden ayrılmalıdır...


LGBT Filmler Homofobi Hastalığı Eş Cinsellik Günah mıdır? LGBT Yazıları

G mail hesabın ile yorum yazabilirsin. Ya da "Anonim" seçeneği ile hayalet olarak... İstediğini seç! 😎

Whatsapp Buton Sadece Mobilde Çalışır

Kelimeni yaz ve ENTER tuşunu kullanarak ara