Pazartesi

Deizm Nedir? Ahlak Tartışmaları - İnanç Yorumum?

Deizm Nedir? Ahlak Tartışmaları - İnanç Yorumum?

Dinler - İnançlar
İnsanların yavaş yavaş deizme doğru ilerlediği ve bunun da büyük bir sorun olduğu konusu aldı başını gitti. İnançlılar, kendileri gibi inanmayanları zavallılar olarak görmeye devam ediyor. Ya da kendi inançları karşısında, diğerlerini, büyük bir tehlike olarak görüyorlar ki insanlık tarihindeki savaşların büyük nedeni de bu durumdur. Ben öyle görmüyorum. Eğer birileri inançlarını yitiriyorsa o zaman sorgulamamız gereken hangi öğretilerin yanlış olduğudur. İnsanların bu kaçışının nedenidir? Suçu neden hep başkasında görüyoruz?  İnançlar bir diğerine zarar vermedikçe neden tehlikeli ya da ahlaksız olsun ki! Bir deist bir diğerine zarar vermiyorsa gerçekten bir aydınlanma içindeyse neden ahlaksız olsun? Bir ateist de öyle. Yine her hangi bir dine inan biri de öyle... Bu tür ayrımları bırakıp insan faydasına bir şeyler yapmanın zamanı geldi. Hepimiz doğduğumuzda insan olarak bir bebek olarak doğuyoruz bir bebeğe inancını sormak ya da çıplak doğduğu için ahlaksız kabul etmek saçmalık olur. Ayrımlar tamamen yapaydır bizim zihnimizin karanlık tarafından çıkan düşüncelerdir.





Adalet ve İnanç -Din


Adalet: İnsanların sorguladığı ve dinden kaçışa en büyük neden... Beşeri bir olgu...

Burada "din adamı" ifadesini kullanmayacağım. Herhangi bir dini sıfat da kullanmayacağım. Sadece "inançlı uzman bilge" ifadesini kendini otorite sananlar için kullanacağım.

Eşitsizliği ya da zengin-fakir ayrımından canınız yanıp bir bilen inançlı uzman bilgeye sorduğunuzda bize vereceği cevap sabır ile beklemektir. Allah'ın kimini zenginlikle kimini fakirlikle imtihan ettiğidir. Oysa harcayamayacak kadar paraları olanlar ya da televizyonda şov gibi dini yayın yapan uzmanlar bilgeler 100 binlerce Lirayı götürürken adaletsizliğin sebebi imtihan olarak gösterirler. Oysa adaletsiz olan bizzat insandır. Doymak bilmeyen iştihamızdır. Suçu "imtihan" diyerek başka yerlere atmaya gerek yoktur.

Yine diğer din mensupları cehennemlik olarak görülür.  Fakat insan dinini seçemez. Yaşadığı kültür, doğduğu ülke, ailesi gibi etkenler vardır. Hatta genetik özellikler bile bunu etkiler. Şimdi Müslüman biri doğuştan avantajlı mı? Adalet anlayışı burada da çöktü...

Ben hep derim: fakirlere, düşkünlere ya da borç içinde çırpınanlara innaçlı bilge uzmanlar hep sabır tavsiye ederler. İmtihan derler. Ama nedense kendileri o imtihandan feragat etmiş gibi lüks içinde yaşarlar... Yaşamları bir elleri balda bir elleri yağda geçer... İşte burada suç dinde değildir, suç: yardım edeceğine sabır tavsiye eden ya da bu da senin imtihanın diyen o uzman bilgelerdedir. Adaleti bozan ne Allah ne din ne de deistler ne de ateistlerdir. Adaleti bozan adaletsiz insnalardır... Fakirlere sabır dilemek,  zenginlere de "Allah verdi" ne yapalım demek insanlığın çivisini çıkartır.

Ateistler, deistler ağızlarıyla kuş tutsalar yaranamazlar. Bu da bizim insana bakış açımızdaki çarpıklıktır.

Ahlak


Ahlak: Ahlakı sadece cinselliğe indirgemek...

Ahlak tamamen insanın yetişme tarzına, düşünce gelişimine bağlıdır. Hatta bazen doğuştan gelir. Bununla ilgili yüzlerce deney ve çalışma var. İnanç ya da inançsızlık insanı ahlaklı yapmaz. Ahlak gelişimi çok farklı ve bağımsızdır. İnançlı bir insan yaptığı katakulliyi çok iyi bir şekilde inancına uygun hale getirebilir. Çok inançlı olup da hak yiyen yok mu? Çok inançlı olup da binlerce insana yetecek parayı tek başına harcayan ya da bir yerde tutan yok mu? Çok inançlı olup da yalan söyleyen yok mu? Bu soruların cevabı tabii ki evet var olacaktır. Ateist olup da ya da deist olup da çok dürüst olan yok mu? tabii ki var. İnançlı olup da çok dürüst olan, güzel yaşayan, yardım sever olan; yaşamı evreni anlamaya çalışan yok mu? tabii ki var...

İnançlı ya da teist olmak ahlaklı olmak anlamını taşımaz. Önemli olan inançlar değil insandır. İnsanın nasıl yetiştirdiğidir. Yaşamdan anladığıdır. Hayal gücüdür... Ateisti de Deisti de Teisti (bir dine inanan) de kendini yetiştirip, yaşamı anlamlandırdığı kadar, zihinsel uyanışı kadar ahlaki sorumluluk taşır. Yani inanç savaşları ya da tartışmalarına ne gerek var ki? Yaşam, kocaman dünya... Neyimize yetmiyor? Neyi ispatlamaya çalışıyoruz. Güzellik insanın kendindedir. Karşımızdaki İnsan olsun, içi-dışı bir olsun; bir diğerini lanetlemesin, bir diğerinin yaşamına tecavüz etmesin; bir diğerini aşağılayıp kendini üstün görmesin o zaman ateist de olsa deist de olsa bir dine inansa da fark etmez o insan "İNSAN"dır...

Bir de ahlak denildiği zaman akla hemen seks ya da cinsellik gelir. Özellikle inançlı kişiler bunu böyle algılamakla hata ederler. Ahlak cinsellik değildir. Birinin âşık olması, sevgilisi ile öpüşmesi, el ele tutuşması ahlaksızlık değildir. Bu yaşamın insanlığın gereğidir. Bu katı kurallar bizim oluşturduğumuz ve kurallaştırdığımız düşüncelrden ibarettir. Ahlak; iyi niyeti olmak, başkasını aşağılamamakdır. Barış içinde yaşamayı öğütlemekdir. Ahlak; ticarette dürüstlüktür, kimsenin malına, canına göz dikmemektir. Ahlak, bir diğerine yaşama hakkı tanımaktır. Ahlak, insanı, doğayı, hayvanları kısacası her şeyi sevmektir. Bunları yapan biri sevgilisi ile öpüşse "ahlaksız" olarak damgalanır. Bunun tam tersini de artık sen düşün...

Ahlaksız olan ne dindarlardır, ne ateistlerdir, ne de destler, ne de agnostikler... Ahlaksız olan yine bütün inaçlardan bağımsız olarak düşüncelerini eğitmemiş, zihinsel gelişimini tammalamamış insanlardır.

Ben çok ahlaklı insancıl atesitler de tanıdır. Çok ahlaksız, insanlardan tiksinen, kul ahakkı yiyen süper dindarlar da tanıdım. Ahlak dinden ya da inançtan ayrı gelişir.

Yine kanunlar ya da adalet her şeyden öenlidir ki kimse bir diğerini sorgusuz sualsiz yargılama hakkına da sahip değildir. İnançlı olmakla insnaları yargılama ve hüküm verme hakkına da sahip değiliz. 

Sorun kimde? Aslında suç ne dinde, ne de dezim de, ateizm de... Suç insanın karanlık tarafında

Ayrımlar:
Din insana cinsel ayrım yapın deniyor. Din insana bir diğerini ezin demiyor, başkasının yaşamına müdahale edin de demiyor. Atrımları çıkaran yine biz insnalar... Yani inanç insanı daha iyi bir insan yapmaz. Kendini tanıyan ve yaşamı tanıyan; yaşamın inceliklerini görebilen yani bakış açısını uzay-zaman boyutunun ötesine taşıyan insnalar gerçekten iyidir ve yaşamı anlayabilir. 

Suç insanın kendini eğitmemesinde. Suç: yaşama ve evrene tabii ki bir diğerine olan bakış açımızdaki çarpıklıkta... İçimizdeki sevgisizlik ve didişme isteğinde gizli... Tabii ki egoistlik de var. İnsanlar binlerce yıldır hep inanç savaşları içinde şehirleri yakıp yıkmış, katliamlar çıkartmış... Bunları inanç ya da din adına yapmış. Fakat burada inanç ya da dinin hiç bir suçu yoktur. Dini yorumlayanlar ya da kendini bu konuda uzman sananlar insanları artık tatmin edecek cevaplar ya da çareler üretemiyorlar. Kitabı açıp kendimiz okumalıyız. Kimsenin yorumuna da aklına da ihtiyacımız olmadan... 

İnsanlık tarih boyunca hep inanç çatışmaları yapmış. Hatta inanlar kendi içinde bile çatışır... Oysa inanmak insana huzur vermeli. Bilim neden gelişmedi? Binerce yıllık tarih boyunca bilimsel atılımlar neden yapılmadı? DNA neden 70-80 yıl önce değil de 500 yıl önce araştırılıp bulunmadı? Kuantum fiziği ya da evren bilim şu anki konumuna neden 800 yıl önce gelemedi? İşte insanın yaşamı, evreni anlamasındaki en temel engel de din savaşlarıydı. Tabii ki her şeyi gereksiz görmek ve düşünmeyi tehlikeli görmek anlayışıydı. Şu anda bile NASA'nın evreni anlama çalışmaları için "Ne gereği var hepsini Allah yaptı" diyenler var. Düşünün tıp şu anki seviyesine bundan 900 yıl önce gelseydi şu anda insan belki de vücudun işleyişini çok daha iyi bilecekti... Belki de atoma çoktan hükmetmişti insan. Belki de yıldızlara müdahale edecek, gezegenleri yerinden oynatacak teknolojilerimiz olacaktı. Yıldızların enerjisini kullanabilecektik. Oysa inanç savaşları ya da her şeyi inançla açıklama gerekliliği bizi evreni anlamaktan alıkoydu...

En büyük 10 sorundan birine aday konu: İlerlemeyi sevmemek

İnsanlar binlerce yıl önce doğadan korkardı. Özellikle uzun kış günleri çok ürkütücüydü. Karanlık, soğuk, fırtına... İnsanlar mevsim kışa girerken ayinler yapardı. Kıştan çıkarken (yılbaşı) mevsim döngüsünü ve uzun gündüzlerin ve sıcak günlerin geleceğini neşeyle kutlarlardı. Doğanın gücü her şeyin üstündeydi. Doğa, her şeye hakim ve anlaşılmaz ve alışmazdı... Kimse uzun kış günlerinde fırtınaların önünde duramazdı ve bu güce karşı en iyisi pes etmekti... İnsan şu anda karanlığı delen aydınlatmalar yaptı. Elektron akışından faydalanarak aydınlatma sistemlerimiz ile artık karanlık ürkütücü değil. Kışları ve uzun soğuk geceler artık sıcak ve tehlikesiz. Yine bir gün insan evrene de hükmedecek. Yıldızlara hatta galaksilere bile hükmedecek... Ve bir gün ölüme de meydan okuyacak... Oysa "her şeyi Allah yarattı düşünme boş ver, ne gereği var, her şeyin sahibi Allah" gibi sözler yine Allah'ın var ettiğini anlamak istememekten başka bir şey değil.

Yani din ya da inanç insanın içinde olan Allah'la kul arasındaki manevi bir bağdır. Bunun dışında bir şey değildir. 

Aslında yaşamda da her şey böyledir. Her insanın inancı, yaşam görüşü farklıdır. Ve insanın kendini bağlar. Bir diğerine üstün olmaya çalışmak ve bunu inanç adına yapmak inanca hakarettir. İnsan inanmazsa o insanın kötü olduğu anlamına ahlaksız, çirkin olduğu anlamına gelmez. Bu aynen zencilerin köle olduğunu; kadınların erkeklerin hizmetçisi olduğunu iddia etmeye benzer. 

İşin sırrı acaba ne? Kaçırdığımız en basit yer...

Yaşama ve bir diğerine zarar vermeyen kalbinde hiç bir art niyet bulunmayan her insan gerçek insandır... Bütün ayrımlar insanın kötü benliğinin bir ürünüdür... Yaşam herkes için eşittir... Her inanç özünde iyidir. Kötü olan insanın kendini eğitememesidir. Yaşam algımızdaki, evren algımızdaki çarpıklıklar bizi bir diğerine düşman yapar. Beynimizin de gözü vardır. Ruhumuzun da gözü vardır... Dünya gözü ile değil akıl gözü ile bilimin gözü ile dünyaya bakmalıyız...

Orijinal içerik ©

  1. Favori inancım budur :D İnsanlar işsizlikten mıdır yoksa bunu iş edindiklerinden midir bilmem, din bekçisi, ahlak bekçisi oldular. Doğduğumdan beri gerçek din ile tanıştığıma asla emin olamadım,bu dini temsil eden kötü insanlar yüzünden hep bir ön yargım vardı ve belki de bu yüzden asla ısınamadım İslam'a.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben dinkerin devrinin yavaş yavaş bittiğine inanıyorum. 14 yaşından beri sorguladığım 2 şeyden biri de din konusu. Diğerine de yer yer deginiyorum. Din zaten farazi kavramlar üzerine kurulu dini temsil edenler de din ile insanın doğası arasındaki bağlantıyı koparıyorlar. Din bekçiliği zaten ayrı bir olay. İnsan ırkı yanlış yolda :)

      Sil
  2. İyi olmak inançtan çok vicdan ve kalple ilgilidir. O yüzden iyi insanı inançlı insana indirgemek yanlış diye düşünüyorum. Günde 8 saat namaz kılan birinin içi kötülükle dolu olabileceği biri ateist olduğunu söyleyen biri son derece vicdanlı olabilir.

    Çok zaman kavram karmaşası yaşıyoruz gibi geliyor. Bu nedenle de anlamıyoruz daha doğrusu anlamak istemiyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiye kadar tanıdığım dindarlardan sadece 2-3 tanesi sağlam insanlardı ama tanıdığım bütün teist inanca sahip olmayanlar gerçekten de iyi insanlardı. Dünyada iyi insan sayısı çok azaldı. Yorumuna katılıyorum...

      Sil

G mail hesabın ile yorum yazabilirsin. Ya da "Anonim" seçeneği ile hayalet olarak...

Reklam bağlantıları ve sırf tıklama amaçlı yorumlar yapmasan iyi olur. Çünkü yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanıyor... 😎 Bir de küfür edenler ettiğiniz küfür çok da umurumda... Beğenmiyorsan defol git o kadar!

Whatsapp Buton Sadece Mobilde Çalışır

Kelimeni yaz ve ENTER tuşunu kullanarak ara