İnsan Hologram mı? Evrenin Holografik Sırrı

İnsan Hologram


İnsanın Görme Yetisi Holografik midir?


Hologram nedir önce bu soruyu kısaca cevaplamak gerekiyor. "Hologram, tek bir lazer ışınının iki ayrı ışına ayrılmasıyla oluşur. İlk ışın, fotoğrafı çektirilecek nesneden kestirilir. Sonra ikinci ışın, ilkinin yansıyan ışığıyla çarpıştırılır. Bu durumda ortaya çıkan girişim deseni dalgaları daha sonra bir film parçasına kaydedilir. Film tabakası aydınlatılınca üç boyutlu ve inanılmaz gerçeklikte imajlar elde edilir.

Aslında hologramların çok daha ilginç bir özelliği vardır: Hologramları kesip parçalarına ayırdığımızda bile bütüne ait bilginin yok olmadığını görürüz. Bir araba hologramı filmini dört parçaya böldüğümüzde ya da sekiz parçaya hiç fark etmez hologram bütünlüğünü korur. Her bir parça bütünün kaydını da içerir. Hologram kaydının yapıldığı girişim desenleri ile hologram görüntüsü arasında hiçbir benzerlik bulunmaz.  Fakat farklı fiziksel görünümde olsalar da aynı bilgiyi içerirler.

Hologram Beyin


Beyin bir hologram mıdır?


Bilginin insan beyninde belirli bir yerde tutulduğu görüşü holografik beyin teorisine göre yanlıştır. Teori bilginin beynin bütününe yayıldığını ve her bir parçada bütünün bilgisinin de kapsadığını öngörür. Farelerle yapılan deneylerde farelerin beyinlerinden, her seferinde değişik yerlerden, parçalar alınır hatta beyinlerinin bütününe yakını alınan fareler labirent içinde doğru yolu bulmuşlardır anıları kaybolmasa da farelerin motor yetenekleri zayıflamıştır. Hatıraların beynin içinde yayılmış olduğu düşüncesi akla hemen holografiyi getirmiştir. Beyninin farklı bölümleri alınan insanlar da hatıralarını tekrar oluşturabilirler.

Görme yetisinin de holografik olduğu düşünülüyor. Görme sinirlerinin önemli bir bölümü alınan hastalar ve hayvanlar üzerinde yapılan deneyler görme eyleminin devam ettiğini göstermiştir. Standart bilgilerimize göre gözün gördüğü imge ile beyin arasında birebir ilişki vardır. Görünen imge beyinde aynen simgelenir. Nesneler görme korteksindeki elektrik faaliyetler sonucu aynı ile beyne yansır. Projeksiyondan yansıyan görüntü iyi bir örnek olacaktır.  Bu standart teoridir. 
Evren ve İnsan Yaşamı Hologram Yansıması mıdır?

Hologram Evren


Evrenin yani uzay-zamanın Holografik ilkelere göre çalıştığı düşüncesini anlamak için öncelikle sicim kuramı ve M Kuramı nedir? Bunları bilmeliyiz. Bilim uzun zamandır mikro evrenin oluşumunu ve en küçük yapıtlarını arıyordu. Atom, yörüngesinde elektronlar ve çekirdeğinde proton ve nötronlar, kuarklar ve gluonkar şeklinde iniyordu. Daha sonra özellikle 80'li yıllarda sicim kuramları tekrar şahlandı ve her şeyin iki boyutlu titreşen sicimlerden oluştuğu ve 10 boyutlu bir evren öngörüldü. Tabii ki M Kuramının uzay-zamanın açıklanması ve şekli, yapısı hakkında da yanıtlanması gereken sorular vardı.

Evrenin bir sınırı var mıdır? Daha doğrusu uzay-zamanın bir şekli var mıdır? Nasıl bir yapıdadır? Bu soruların cevabı hiç de kolay değildir. Fakat en zor soruların bile bir cevabı vardır. Evren ya da uzay-zaman üç zar denilen bir yapıdan oluşur. Bu zarlar evrenin ya da evrenlerin dokusu gibidir. Sicimler titreşerek uzay-zamanımızı oluşturur. Açık sicimler bir de kapalı sicimler vardır. Kapalı sicimler zar üzerine mahkûm değildir ve hareket ederler.

Hologram Oluşturma

Evrenin bir sınırı vardır. Bu sınırda yani zar üzerinde ya da yüzeyinde üst üste zar evrenler vardır. Uzay-zamanın sınır bölgelerinde kapalı sicimler ve zar tabakası kara delik gibi davranır ve kara zarlar müthiş bir kütle çekimi uygular ve müthiş bir bilgi birikimine sahiptirler. Evrenin ve her bir parçacığının ve atomun bilgisi burada kayıtlıdır. Buradaki sicimler hiç bir yere ayrılamazlar. 

Diğer yandan evrenin hacminde dolaşabilen kapalı sicimler özgürce hareket ederler.  Kara zarlar, kara delikler gibi ışığı yutarlar. Olay ufkuna yaklaştıkça her şey yavaşlar gibidir. Kapalı sicimler çok farklı şekillerde titreşirler. Yavaş titreşim yapan ve uzay hacmine dağılan kapalı sicimler uzay-zamanımızı oluştururlar. Kara zar tabakası yani açık uçlu sicimler uzayın sınırı, kapalı zarlar da uzay-zamanın hacmini yani içinde yaşadığımız alanı oluştururlar.

Zar sınırındaki fiziksel süreçler, zar hacminde farklı bir gerçeklik olarak gözüküyordu. Pek çok matematiksel formül üretildi. Evrenin sınırındaki bilgi matematiksel sözlük ile çevrildiğinde evrenin iç kısmındakilere denk geliyordu. Evrenin sınırındaki parçacıklar ve bilgi her şeyi yutan kara deliğe dönüşürken, hacimdeki uzay-zamanı oluşturan sicimler de aynı bilgiyi taşıyordu fakat hiç bir biçimde birbirlerine benzemiyorlardı. Hologramlarda olduğu gibi aynı bilgi farklı görünümde ve oluşumdadır. Asıl bilgi evrenin sınırında; yansıması ise hologram gibi hacimdedir. 

İnsan Evren Run Üçlüsü

Maldecena ürettiği matematik ile evrenin hologram gibi davrandığını bulmuştu. Hologramlarda plastik üzerindeki anlamsız işaretler ve cizgilere lazer ışığı tutulduğunda birden bire üç boyutlu hologram oluşur. Plastik hologramın üç boyutlu şekli ile diğer şekli arasında hiç bir benzerlik olmasa da aynı bilgiyi taşırlar. Madecena'nın kuranın da evrenin sınır yüzeyindeki kuantum alan kuramı ile evrenin hacmindeki fizik kuralları benzer değildir. Ancak plastik hologramları anlamlandıran lazer ışığı gibi olan matematik sözlük ile yapılan çeviride her iki taraftaki bilginin bir diğerinin yansıması olduğu ve aynı bilgiyi içerdiğini Madecena'nın matematik formülü öngörmektedir.

Platon'un mağara benzetmesi gibi duyularımız ve uzay-zamanın gerçekliği daha yüksek boyutlardaki gerçekliğin düzleştirilmiş, küçültülmüş bir yönü olabilir. Bilime biraz da metafizik ve spiritüalizm katacak olursak; düzleştirilmiş uzay-zaman boyutundan çıkış belki de ölüm ile olacak. Ve asıl bilgi ve daha yüksek gerçeklik olan "aslımıza" belki de böyle döneceğiz. Kutsal kitaplarda ve diğer medeniyetlerin inanışların öğretilerindeki "aslımıza dönme" ve bütün yaşamın "oyun ve eğlence" olması, evrendeki her şeyin her bir fiilimizin bilgi olarak kaydedilmesi ve bir gün insanların sorguya çekileceği tabirleri belki de bu gerçeklik ile uyuşuyordur, kim bilir? Sınır ve hacim dünyaları birbirlerinin kılık değiştirmiş halleridir. Şimdilik kanıtlanamayan bu kurallar en azından bize evrenin ve yaşamın o kadar da basit olmadığını gösteriyor.

Mustafa Sönmez ©
Alıntı yapılamaz, orijinal içerik... Okuma notlarımda dayanır...

Okuma listesi ve kaynak:

  • Michael Talbot: Holografik Evren
  • Özer Uçaran Çiller: İnfoteizm, Tanrı'nın Enformasyonu
  • Brian Greene: Saklı Gerçeklik, Evrenin Dokusu
  • Douwe Draaisma: Bellek Metaforları / Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi

İnsan Hologram mı? Evrenin Holografik Sırrı İnsan Hologram mı? Evrenin Holografik Sırrı Reviewed by SNMZ on Ekim 21, 2017 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.