Rastgele Olaylar Bütünü ve Yüzümüzdeki Maskeler

Universe Man


Yaşamdan kopup bir anda kendimizi farklı bir evrende bulmamıza neden olur bazen müzikler. Gerçekten de müzik bittiğinde o uyanış bizi üzer, yaşamın bütün adaletsizliği, bütün tuhaflığı karşımızdadır. Yaşama kaos mu hakimdir? Her şey rastgele midir? Bazen yaşamın rastgele olaylar bütünü olduğu inancı bende hâkim oluyor. Aslında bu yayında başka şeyler yazacaktım ama bir anda konu değişti, bir anda klavyenin tuşları benden habersiz, gayri ihtiyari bir şeyler yazmaya başladı... Bir anda hızla inip kalkan klavye düğmeleri ve sanki bir gizli el bilgisayarın üzerinde hükmünü sürdürüyor.


Lonely Mountains and Universe

Bazen, yaşama etki eden gücün bu kadar taraflı davranıp rastgele dağıtılmış olaylar bütünün içinde etkisiz olamayacağını düşünüyorum. Fakat insan bir parça olsun açıklık, belirti, eskilerin değimi ile tezahür istiyor. Neden bolluk, mutluluk, başarı ve benzeri şeyler hep bir yerlerde birikiyor. Eşitlik ve adalet sadece fantastik bir kurgu olarak kalıyor. Belki de yaşamı düşüncelerimizde imgelerken hata yapıyoruz. İmajinasyon hatası ile yaşantımıza karmaşayı biz çekiyoruz...



Man Hand Up   

Düşüncelerin ve iyi niyetin yaşamın imgelendiği hoş görüntülerin gerçeklik evreninde vücut giymesi neden bu kadar zor ki! Adalet ve düşüncelerimize; yaşamlarımıza eş bir gerçeklik bu dünyada olmayacaksa; bu gerçeklik içindeki her şey: seslendiklerimiz, isteklerimiz, kim olduğumuz, kimliğimiz, imgelediğimiz her şey kuru gürültüler olacaksa, o zaman rastgele bir kader çizgisinde her şeyin belirlendiği bir yolda mı gidiyor yaşam? Sadece kendimizi mi kandırıyoruz?

İnsan Düşünce   

Belki de yaşama ektiğimiz düşünceler ne ise onları yaşıyoruz. Eğitimde, kültürde, sosyal yaşamda, bir diğerinden beklentilerimizde, insani ilişkilerimizde, insana ve yaşama yaklaşımımızda belki de kuralları biz oluşturuyoruz. Belki de kendimize dünyayı ve yaşamı zindan eden yine biziz.

Rastgele olaylar bütününde kaosun içindeki tuhaf düzende maskerin ardından seslendiğimiz dünya da maskenin arkasındaki yüzümüz ve asıl sesimiz hep bize ait bir sır olarak kalacak. Aslında büyütecek bir şey de yok... Altı üstü bir yaşam... Ah şu arkasına sığındığımız maskeler... Maskemizi çıkartsak atsak bir köşeye...


Hands   

Rastgele olay bütününde yaşam adil değilken, ölüp bu dünyadan gitmek herkes için adaletli bir son oluyor. Maskeler ise yaşamda ve sonrasında da hep yüzümüzde olacak. Çıkarıp atabilsek...

Einstein "Tanrı zar atmaz" demişti. Her şey kaosun içindeki düzende rastgele bir kader çizgisinde mi hükmünü sürdürüyor? Belki göremediklerimiz var...


Kenny G Peace - Sırada müziğin büyüsü var...

Rastgele Olaylar Bütünü ve Yüzümüzdeki Maskeler Rastgele Olaylar Bütünü ve Yüzümüzdeki Maskeler Reviewed by SNMZ on Ağustos 25, 2017 Rating: 5

4 yorum:

  1. Bence de Tanrı zar atmaz.Genellikle program olarak olumsuz programlamaya sahip insanlar.Gün içinde aklından geçen düşüncelerin %80 civarı olumsuz :( Böyle olunca da değişim yapmak için bol bol insanın kendisiyle çalışması ve negatif yargıları kırması gerekiyor.Buna da deneyim deniyor.Bazen fark ederek öğrenerek bazen de kendimize hiç bir şey katmadan gidiyoruz bu dünyadan :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Holografik bir evren ve zihin yapısı içinde imajinasyonun yeri çok önemli. Zaten yaşama etki eden en büyük etken düşünceler ve imgeler. Fakat bunun haricinde yaşama etki eden güçler sadece kişisel yeterlilik ya da kişisel çabalarla da olmuyor. Kişisel çabalar ve behsettiğin savunma mekanizmaları sadece psikolojik rahatlık için olsa gerek... Olumlu düşünsek de bunun karşılığını alamadığımız bir düzen içerisinde yaşamın işleyişinin daha farklı olduğunu anlamak gerekir diye düşünüyorum. Kaos, kuantum belirsizlikleri, holografi... evrenin ve canlılığın işleyişi bazen klasik psikolojik yöntemlerin bile üzerinde... Mesela biz bazı sorunların üzerine sadece psikolojik olarak yaklaşıyoruz aslında konuya evrensel ve metafizik yönden de yaklaşmak lazım.

      Sil
  2. Mustafa, zaman zaman bu tür derin düşüncelerin içinde ben de sert rüzgarlarla boğuşurken buluyorum kendimi. Ama ezber duvarına çarpmayla sonlanıyor hep bu yolculuğum. Gerçeğin ne olduğunu hiçbirimiz bilemezken, kendi durumlarımıza göre yargılarız her şeyi. Herkesin algısı değişik olsa da, ben de senin gibi düşünüyorum; yani ölümün mantığımızla anlayabildiğimiz uygulanmasının Kıyamete kadar sürecek tek adalet olduğunu konusunda hemfikiriz. En babayiğitinden yüz elli sene sürdü diyelim. Kurtuluş olmayan tek şey. Düşünmek, sorgulamak günah, suç ve inkâr değildir bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Klasik psikolojik çıkarımlar, kalıplaşmış sloganların artık bir geçerliliği yok... Yaşamı sorgulayıp, sormaya cesaret edemediğimiz soruları sorup yaşama dair kaliteli imajinasyon ile daha mutlu olacağız...

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.