ABD, Türk Vatandaşlarının Kanını Neden Almıyor?

Kan   
ABD, Türk vatandaşlarının kanını neden almıyor? Kan bağışı yapmak isteyen ABD'deki Türklerin kanları kabul edilmiyor. Bunun çok ilginç bir neden, var? Aslında konu Türk kanı meselesi değil, arkasında çok ilginç bir gerçek yatıyor.

Geçen gün Youtube'da izlediğim bir videoda ABD'de yaşatan Türk vatandaşı İbrahim Yaşasın başından geçen olayı anlatıyordu. Kan vermek için kendine bir form verildiğini ve oradaki bilgileri doldurduktan sonra görevlinin kendisinden kan alamayacağını ama isterse hediye sinema biletlerini kendisine verebileceklerini söylemiş. Fakat İbrahim yaşasın kendilerini mahkemeye vereceğini söyleyince görevli durumu anlatmış.

Durum kısaca Çernobil. Evet Çernobil 1986 yılında patladı ve radyasyon Avrupa ve ülkemizi etkiledi. İşte bu nedenle o yıllarda Avrupa'dan dönen fındık, çay, süt ürünleri (radyasyonlu mu bilinmez) okullarda öğrencilere ve askerlere dağıtılmış. Görevli bu nedenle Türklerin kanlarını almadıklarını söylemiş.

Gerçekten de adamların vatandaşlarına verdikleri önem mükemmel. Umursamaz değiller. Düşündüm taşındım... Adamlar aradan 30 yıldan fazla zaman geçtiği halde vatandaşlarını hâlâ koruyorlar... Acaba gerçekten de insanlara radyasyonlu fındık yedirip üstüne de radyasyonlu çay içirdiler mi? Nükleer santraller gerçekten de dünyanın başındaki en büyük belalardan biri mi?

Şu anda da yurt dışından aşırı tarım ilacı içerdiği gerekçesiyle dönen tarım ürünleri konusu var. Aşırı tarım ilacı, GDO'lu tarım ürünlerini bize yediriyorlar. Bazen hiç değerimizin olmadığını düşünüyorum...


Çernobil   

Alıntıladığım haber:

ÇERNOBIL BİREYSEL UYGULAMA OLABİLİR

Gazete Habertürk'ten Leyla Ünal ve Melis İnce’nin ulaştığı ‘One Blood Foundation’dan yapılan açıklamada, “ ABD Federal Sağlık Kanunları’na göre 1980-1996 yılları arasında Türkiye’nin de olduğu Avrupa ülkelerinde en az 5 ay geçiren kişilerin kan bağışını kabul edemiyoruz” denildi. Söz konusu kısıtlamalar bu süre zarfında ülkelerinde olan vatandaşları da doğal olarak kapsıyor. Açıklamada ayrıca şu cümleler yer aldı:

“Özellikle İngiltere ve Fransa vatandaşlarını reddettik bir süre. 21 ile 37 yaş aralığında bulunan Avrupa vatandaşlarının kanları Creutzfeldt-Jakob hastalığı (CJD) ve deli dana hastalığının (BSE) taşıyıcısı olma olasılığı yüzünden geri çevriliyor. Özellikle Çernobil patlamasından sonra etkilenenlerin reddedilmesi söz konusu değil. Ama kan bağışı alan kişinin bireysel bir uygulaması olabilir.”

‘TÜRKİYE’DE DE BENZER UYGULAMALAR VAR’

Türkiye’de de benzer uygulamaların bulunduğunu söyleyen Türk Kızılayı Kan Hizmetleri birim yöneticisi Dr. Metin Kalender, şu bilgiyi verdi:

“Türkiye şu ülke vatandaşlarından kan almıyor diye bir şey söyleyemeyiz ancak Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlendiği bazı kriterler var. Türkiye’de kan alımıyla ilgili, seçim kriterleri Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı kan ve kan ürünleri rehberinde belirtilen hususlara bağlı. Donör seçiminde donör sorgulama formu vardır. Bu form her ülkenin kendi şartlarına göre bazı değişiklikler içerir. Örneğin, bir ülkede sıtma hastalığı hâlâ varken, bir diğerinde çoktan tarihe karışmıştır. Bu nedenle sıtma hastalığı bulunan ülkeden gelen bir vatandaş, bu hastalığın görülmediği ülkede kan bağışında bulunmak isterse, bir süre için reddedilebilir. Konu, kişinin başka bir ülkenin vatandaşı olmasıyla ilgili değil, kanın güvenliğini ilgilendiren bir konudur.”

Alıntının kaynağı:
http://www.patronlardunyasi.com/haber/ABD-soke-etti-Turk-oldugunuz-icin-kaninizi-almiyoruz/194638?utm_referrer=https%3A%2F%2Fzen.yandex.com
ABD, Türk Vatandaşlarının Kanını Neden Almıyor? ABD, Türk Vatandaşlarının Kanını Neden Almıyor? Reviewed by SNMZ on Ağustos 02, 2017 Rating: 5

5 yorum:

  1. Aynen o çayları piyasa dağıtıp insanların içmesine göz yummuşlar.
    Benzer birşey bu günlerde de oluyor ama kimsenin umrunda değil (olsa de ne yapacaklar o da merak konusu tabii)Avrupa'dan zehirli diye gönderilen meyve ve sebzeler iç piyasada satılıyor. Yani devletimiz sağolsun kendi vatandaşını zehirleme görevini kimselere vermiyor :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, tarım ürünleri resmen zehir saçıyor. Avrupa ve Rusya aşırı tarım ilacı var bunları vatandaşımız yiyemez derken iç pazarda vatandaş zehirleniyor. Kural yok vatandaşı korumak kollamak yok... Yazı içine kısa bir paragraf ekleyeyim.

      Sil
  2. Aslında halkına bu derece önem veren ülkelerin olduğunu bilmek umudumuzu iyice yitirmemize neden oluyor. Bizde değil bunlar, can güvenliği yok, yediğimiz içtiğimiz ne, nasıl belli değil, nasıl şartlarda yaşadığımız, velhasıl düşünülen, önlem alınan hiçbir hâlimiz yok bence. Tesadüfen varlığını sürdürüyor sanki Türkiye. Konu iyiydi. Kalemine sağlık Mustafa

    YanıtlaSil
  3. Anladım yazınızı okuyunca, sorduğunuz sorulardan. O günleri yaşayan biri olarak cevap vereyim size samimice. Bir bakan çıktı dedi ki elinde bir bardak çayla: "Porselen çaydanlıkta demlerseniz radyasyondan etkilenmezsiniz." Bir diğer bakan da dedi ki: "Pencerelerinizi naylonla kapatırsanız radyasyondan etkilenmezsiniz." Dahası da var. Çernobilin üstünden 10 yıl kadar geçince, o zamanların Atom enerjisi kurumu başkanı emekli olduktan sonra dedi ki: "Vicdan azabıma dayanamıyorum artık, yalan söyledim, yalan söylettiler." Özal hükümetinin kendisine baskı yaptığını söylüyordu.
    Şimdi siz gelin de inanın bu memleketi yönetenlere ve sözlerine. Şimdiki durumsa hepsinden beter!
    Sanırım derdimi anlatabildim açıkça. :)

    YanıtlaSil
  4. bence de gösterdikleri dikkat takdir edilesi. bize de yedirdiklerine eminim zaten o radyasyonlu şeyleri yıllarca... son 20 yıldır deli gibi kanser vakası patlıyor ülkede, tek sebebi olamaz elbet ama yadsınamaz da bence.. bizim ülke ne zaman insanına değer verdi ki zaten..

    YanıtlaSil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Eğer adının gözükmesini istemiyorsan "Yorumlama biçimi"nden "Anonim"i seçmelisin...

Blogger tarafından desteklenmektedir.