Sivas'tan Giderken

Sivas   
Günler çabucak geçti... Soğuklar yerini sıcak havaya bıraktım. Sıcak dediğim de 12 derece civarı. Ama bu kadar sıcaklık da yeterli. Sivas'ın kuru soğuğu kadar kuru sıcağı da vücudumu yakıyor. 3 günlük güneşli hava yüzümü epeyce kızartma yetti bile. Saat 3'ten sonra hava birden soğuyor. Mart günleri artık bitiyor. Gerçi buraya yaz mevsimi 6. ayda anca gelir o da akşamları serin geçer. Uzaktaki dağların ya da yüksek tepelerin doruklarında kar hâlâ var. Zaten 10 gün önce kar yağıyordu. Buradaki yazımda bahsetmiştim.

Artık ayrılık zamanı geldi. Sivas'ta son günler de geçiyor. E zaman çabucak geçiyor. İçinde yaşarken saatler ne kadar yavaş işlese de günleri geçirince hiç bir şey yaşanmamış gibi oluyor. Geriye kalan hatıralar, sadece hatıralar... Yaşama kaydettiğimiz anılar... Geride kalanları seçmek bizim elimizde, biliyorum... 

2 haftalık Sivas günleri de bitiyor... Dün  Mustafa (www.mustafaalniak.net) ile blog yazarlığı ve yazmanın önemi hakkında konuştuk. Güzel bir sohbet oldu. Arkamızda Sivas'ın Selçuklu'dan kalma yapıtlarının arasında yaptığımız sohbetimizi haftaya yayına alacağım.

Renkler 

Görülüğü gibi değil, 
Şeffaf solgun bir hayal 
Bütün renkler. 
Gerçek sadece 
Kendimi inandırdığım şey. 

Nasıl düşünüyorsam 
Ben "o"yum. 
Bütün gördüklerim 
Şeffaf solgun bir hayal;
Nasıl istersem ben 
O hale tebdil ediyor kendini her şey...

Hayır “Abrakadabra”lara 
Sihire yok hiçbir ihtiyaç... 
Ben nasıl görmek istiyorsam 
O şekle giriyor evren...

Sivas'tan Giderken Sivas'tan Giderken Reviewed by SNMZ on Mart 24, 2017 Rating: 5

1 yorum:

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.