Doğmadan Öncesi ve Sonradan Sonrası

İnsan    
Kitap yığınları ve not kâğıtları ile renkli renkli kalemler arasında sessiz bir gece vaktiydi... Aslında bu satırları yazdığım zamandan bahsediyorum. Sessizlik varken ve her yere hakimken çok şey geçer insanın aklından ruhumuz bedenimize, düşüncelerimize bir sanatkâr gibi işler maharetini. Bir gece vaktiydi kimine göre çılgınca bir eğlencenin başlangıcı kimine göre uzun bir gecenin başIangıcıydı...

Önceler, soralar; başlangıçlar ve bitişler kaba hatları ile hüküm sürüyor. Sonralar her zaman gizemli belki de endişe vericidir. Belki de bilincimiz her önce ve soralarda farkındalık bilgisini yeniler. Önceki bilgiyi unutur insan, bilmeden yaşadığı için ürperticidir hayaline sığmayan.


Man Spiritual   


Doğmadan Önce İnsanlık Kaygısı
Doğmadan öncesi demiştim ya oraya dönmek istiyorum. Doğmadan önce bedensiz varlığı ile hazırdı insan. Saf bir enerji yumağı, ruh idi... Farklı bir paralel evrende olasılıkla dahilindeydi her şey. Ruh olma olasılığımız orada o formda hayat  bulmuştu. Hayat bulmak öyleydi. Daha sonra o enerji varlığa "öleceksin" denildi. "Öleceksin ve insan olacaksın, unutacaksın bu saf enerji halini" denildi. Doğmak kelimesi öyle korkunçtu ki insan ürperdi... Madde olmak neydi bilmiyordu. Hayal bile edemiyordu, korkuyordu... Ruhsal enerjiler idik ve kendine has bir frekansta salınmaya başlamıştı ruh, bu korkuydu. Bilinmeyenin korkusu... Sonra bir tartışma başladı. Yok olup gideceğiz, Higgs Bozonu bizi sarıp değiştirip yok edecek denildi. Kendi aralarında bilinmez bir şekilde iletişim kurarken "hayır" diyordu diğer bir enerji gurubu sadece farklı bir boyutta farklı bir frekansta yine salınacağız. Aynı kalacağız belki de hafif bir hayali dönüşüm yaşayacağız. Belki de sadece geçeceğimiz paralel evrende değişik olarak hissedileceğiz. Higgs Bozonu da bize eşlik edecek, adımız hep aynı kalacak. Yeni bilgilerle donatılacağız yeni frekanslar yeni enerji türleri ile tanışacağız kısacası daha bilgili olacağız bildikçe değişeceğiz. Korkmayın son değil insan olarak doğmak. Doğmak (artık o neyse) yok olmak değil... Ürkütücü değil. Sadece yeni evrenin yeni kuralları olacak. Yeni parçacıklarla tanışacağız. Ama çoğunu bilmeyeceğiz


Hand Sky
Kendimizden ve yeni bilgilerden habersiz zaman denilen bir boyutun içinde, beden denilen hayal edilemeyen bir kütleli enerji yumağı olacağız. Ne saçma değil mi? Kütlesi olan bir enerji yumağı olmak... Zaman ve mekan denilen bilinmeyenleri kabullenmek. Korkuyorum insan olmaktan... Uzun denilen bir zaman içinde evrim ile şekillendirecek bizi Tanrı... Aslında hep aynı kalacağız belki de bakış açımız değişecek... Burası ruhlar âlemi... Tekilliğin ardından genişeyecek yeni bir evren doğacak. Yeni kurallar ile yönetilecek bu evren. Buralardan da haberci enerjiler görülmeyen yakalanması zor olan parçacıklar halinde başlangıçtan da öncesinin bilgisini insan olan bizlere taşıyacak... Görebilmek, inanabilmek o bilgiyi yani buranın bilgisini insan halimizle kavrayabilmek öyle zor olacak ki! Ah doğmak yok olmak olsa gerek...


Higgs Bozonu   

Doğduktan Sonra
Evrim basamakları ağır ilerlerken insan da dünya denilen gezegende diğer bütün yaşam çeşitliliği ile gelişmeye başlar. Tanrı form değiştiren ruh için bir de beden yaratır. Aslında beden de enerji yumağıdır. Titreşen sicimler, atom altı parçacıklar; belirsizlikler; ek boyutlar içinde korktuğu ölüme erişmiştir ruhlar âleminin sakinleri. Önceki korkularından habersizdirler. Yeni yaşamları için bir anneden doğan bedene konuşlanırlar. Ölümleridir bu yani yeni formları...

Fakat her doğan ölecektir. Ruhlar âlemindeki tartışmaları artık burada da yaparlar. Aynı sorular aynı endişeler içindedirler. Sahi yok olmak ne demekti. Olmamak nedir? Ya da yok olmak mümkün mü? Her şey korunurken, form değiştirirken insana mı has sadece bu yok olmak? Enerji korunurken, momentum korunurken kısacası var olan yok omazken ruhumuz ve benliğimiz neden yok olacaktı ki!


Big Bang   

Ruhlar evrenindeki gibi bir kısım ahali "ölüm asıl halimize geri dönmektir" dedi. Tanrı'nın özel evrenine geri dönmektir. Diğer bir kısım da "yok olacağız Tanrı ise hiç yoktu ki" dedi. Oysa eskiye dair haberler o bilgi akışı atomaltı parçacıklarla bize haber ulaştırıyordu. Bulmak gerekliydi, bulunca da okuyabilmek... İnsanın kendini arayışı daha doğrusu kendini tanımlama arayışı aynı evrim gibi katlana katlana geldi. Her şeyin enerji ve titreşim olduğu evrende bizim gördüğümüz kütlenin aslı enerjiydi yani aslımız hep içimizdeydi , yakınlardaydı. Einstein bunu formülleştirdi. Işık hem dalga hem fotondu, elektrik ise aynı anda manyetik alandı. Her parçacığın süper bir eşi vardı... Peki ya insanın? Bizim de süper bir eşimiz vardı o da ruhsal benemizdi... Anlamak isteyen anladı Sırlar içinde binlerce yıl sakladı. Anlamak istemeyen ise bütünü görmeden parçaya baktı, baka kaldı.


Ruh İnsan   
Sonradan Sonra
İnsan da öldü. Yeni bir yaşam boyutunda hayat denilen garip yerden geldi... Bu sonsuz yaşam formunda sırlar herkese açıktı. Sonradan sonraya erişmek içindi bütün çaba.

Mustafa Sönmez
Bu yazı tamamen orijinaldir. Alıntı yapılamaz, başka yerde yayınlanamaz. Fikir ürünleri dokunulmazdır.




Doğmadan Öncesi ve Sonradan Sonrası Doğmadan Öncesi ve Sonradan Sonrası Reviewed by SNMZ on Mayıs 05, 2016 Rating: 5

18 yorum:

  1. Aklım durdu okurken.Hayatımda okuduğum en düzenli, anlamlı yazıydı.Bilgi tabanlı, fakat düşünce eseriydi.Şimdi yorumu yazdım tekrar okumaya dönüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum icin tesekkur ederim abla. Karışık yazdım diye endişe ediyordum.

      Sil
  2. Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Teşekkür ederim. Kafamda ki kırk tilkiden yalnızca biri...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim. Ben de kafamdaki o kırk tilkiyi tanımlamaya çalışanlardanım.

      Sil
  3. Ece abla gibi okurken aklım durdu valla abi :) Olayları elektrik metafiziğe falan bağlaman da ayrı bir renk katmış eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Emre. Aslında ben deneme türü yazmayı çok severim. Uzun zaman sonra bir şeyler yazabilmeyi becebildim ise ne mutlu bana.

      Sil
  4. Etemenanki adlı yeni yazılmış bir kitap okudum yaklaşık bir ay öncesinde.Okumak isteyenlere yazarı Çiçek Sekban Tüfekçi.Ve çok ilgimi çektiğiğ için sürekli araştırmadayım.sizin yazınız da tam zamanında geldi.Higgs Bozonu da konuya dair öğrendiğim yeni bir terim oldu sayenizde.Pineal bezi(epifiz)i okumak üzere internette girerken okudum yazınızı.anlatım biçiminizi de çok sevdim.Tesekkürler...

    YanıtlaSil
  5. farkettim beyin ve ruhsal beden ilişkisine deginmisim :) fırsat bulunca yazıyı gunceleyecegim. Bahsettiğin kitaba da bakayım.

    YanıtlaSil
  6. Ben şimdi anlamadım , allah var mı sizce? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam, cevabı zaten yazının içinde gizli.İnsanın macerasını anlattım sadece. Yazıyı da okurken herkes kendi inancına göre kurgulayabilir. Kişisel fikrim ise kesinlikle bir Yaratıcı'nın olmasi gerektigidir. Ama benim neye inandığımın ne one mi var ki! Yorum icin tesekkur ederim.

      Sil
    2. Selam, cevabı zaten yazının içinde gizli.İnsanın macerasını anlattım sadece. Yazıyı da okurken herkes kendi inancına göre kurgulayabilir. Kişisel fikrim ise kesinlikle bir Yaratıcı'nın olmasi gerektigidir. Ama benim neye inandığımın ne one mi var ki! Yorum icin tesekkur ederim.

      Sil
  7. Yazının başlığını görünce okumadan önce sevindim valla :) Dedim Mustafa yine güzel bir konuya değinmiştir. Bizim eşimiz, yani ruhsal bedenimiz, yok olursa bu fiziki bedenimizin yaşayamacağı anlamına gelir mi, hep merak etmişimdir. Sence ruhumuz vücudumuzda nasıl sabitleniyor, yani yanımızda ki kişiye ruh(ruh enerji ise?) neden geçmiyor :D İnsanın yaşayabilme sebebi cidden ruh mu yoksa yeni teknolojilerle insanın her detayı yapılıp canlandırma olabilir mi? Haşa tabi yaratmak Allah'a mahsustur, ama ruh meselesi hep kafamı kurcalıyor. Hz. İsa'da ölüleri diriltirmiş, burada ki diriltme nasıl oluyordu, acaba enerjisel bir şey mi, veya bildiğin çıkan ruhu tekrar geri yerine takma gibi bir şey mi :D Ruh olayı gerçekten karmaşık.

    YanıtlaSil
  8. Etkileşim halindeyiz. Aşk,karşımızdakinden olumlu ya da olumsuz aldigimiz etkiler hep spiritual etkileşimler. Ruh epifiz bezi ile iliskilendirilir hep. Vucuddaki 7 çakra da ruhun kontrolü altında denilir. İnsan da yaşam da karmaşık hem de oldukça karmaşık. Zaten standart dini öğretiler ve felsefesiz bilim ile insana ve evrene bakmak çok zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konular üzerine düşünmeniz takdir edilesi. Yazınızdan çok çeşitli araştırmalar yaptığınız anlaşılıyor.Sizi tebrik ederim.Standart dini öğretilerle bu konuların anlaşılmasının zor olduğunu söylemişsiniz.Risalei nuru tavsiye edebilirim.Bu tür konuları da açıklayan "çağdaş tefsir"denilen Kuran tefsiridir.Yeni bir bakışaçısına sahip olmak adına okuyabilir veya açıklayıcı nitelikte videolarını izleyebilirsiniz. Faydalı olması dileğiyle...

      Sil
    2. Bu konular üzerine düşünmeniz takdir edilesi. Yazınızdan çok çeşitli araştırmalar yaptığınız anlaşılıyor.Sizi tebrik ederim.Standart dini öğretilerle bu konuların anlaşılmasının zor olduğunu söylemişsiniz.Risalei nuru tavsiye edebilirim.Bu tür konuları da açıklayan "çağdaş tefsir"denilen Kuran tefsiridir.Yeni bir bakışaçısına sahip olmak adına okuyabilir veya açıklayıcı nitelikte videolarını izleyebilirsiniz. Faydalı olması dileğiyle...

      Sil
    3. Semal Beyza,
      Uzun yazıyı okuyup yorum yazdığın için teşekkür ederim. Risale-i Nur kitaplarının tümünü okudum Bazı yerleri 4-5 defa okudum. Fakat Risale-i Nurların Kur'an'ın tefsiri ve okumaya değer olduğunu düşünmüyorum. İçerisinde çok abartılı ve zorlama konular ve çıkarımlar olduğunu gördüm. Hem eski harflerle hem de şu anki sadeleştirilmiş biçimi ile de okudum. Risale-i Nur kitaplarındaki bilgilerinin çağdaş olmadığını düşünüyorum.

      Tekrar selam ile...

      Sil
  9. Dedim, artık yatma zamanı, geç oldu. Sabah erkenden iş var v.s. Derken yazının başlığını gördüm, okumadan geçemedim. Şimdi de sondaki videoyu açtım, sesi kıstım, nette konunun ayrıntılarını araştırmaya gidiyorum. İyi geceler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi geceler, yorumun için teşekkür ederim, güzel konular bunlar... Araştırması ve okuması gerçekten zevk veriyor...

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.