Sevgileri Yarınlara Bırakanlar İçin

Yalnız Balıkçı   
Bugün yine sıkıcı bir gün. Günler uzamanaya başladı. Yaz geliyor. Yaz mevsimi gelirken sanki daha önce hiç yazı yaşamamış gibi seviniyoruz. Birbirinin tekrarı mevsimler bizi hiç sıkmıyor. Ne tuhaf değil mi? Her kış mevsimi gelince yazın sıcak günlerini özlüyoruz; kışın da yazın o sıcak yüzünü özlüyoruz. Yaz mevsimi tenimize sıcak parmaklarıyda dokunsun istiyoruz.

Bilgisayarda "ünlü şiirler ve şarkılar" klasöründeki şarkılar iTunes listesinde dönüp duruyor. Bildiklerimiz, yazdıklarımız, ürettiklerimiz ne varsa hepsi bu yaşamın içinden çıkıyor. Ne tuhaf değil mi? Şiirlere bakıyorum, edebiyata bakıyorum ve sanata insanların zihin dünyası o kadar derin ki! Ruhun derinliklerinden, fizik ötesi bir yerlerden çıkıp geliyor fikirler, duygular. Sonra bilim... Cansız dediğimiz mevcut olan her şeyin içinden öyle sırlar çıkıyor ki! Ah evren içinde neleri saklıyor böyle... Onu okumak sonra da yazmak... Ve en sonunda sevmek...

Aslına bakarsanız okuduğumuz, yazdığımız, ürettiğimiz, bilim, fikir artık her ne ise genişleyen evrenin derinliklerinde yolculuğuna devam ediyor. Bir gün o yolculuk da bitecek ve her şey, tekillikten gelen, bizim alakalı olduğumuz her şey tekrar o tekilliğe çökecek... Yani yok hükmünde olacak... Zayi olmayacak ama tekilliğin ardında gerçek bir "Tek" var işte orada toplanacak biz ve bize dair ne varsa...


İstanbul Günbatımı   

Şimdi şu şarkı çalıyor: Sevgilerde / Behçet Necatigil, Solist: Selda Bağcan. Evet, dostlar bu geçicilik içinde sevmeyi hep yarına bıraktık. Güzel günleri hep şartlara bağladık. Mutluluğun şartı mı olur? Aşkın şartı mı olur? Her şeye vakit ayıran biz insnalar kalplerimin temizliğine ve bakımına vakit ayıramadık. Yarın çok geç olacak biliyorum...

Sevmeyi unutup gündelik zevklerin peşine düşüp zevk makinesi olup çıktı insnalar. Sonrası... Sonrası belli. Güzel geçirip günlerimizi, güzel yaşayıp güzel ölmek en iyisi. Çevremizdeki bütün kötülükleri bir kenara bıraksak sadece sevsek... Sevmek suç değil. Sevmeye doğru giden kalplerin yarınları da çok güzel olur. Gözlerini kapatıp sevgi dolu bir kalple koşmaya başladı mı tamamdır. Korkmadan, gururlu... Gönül her şeyin çok güzel olmasını istiyor ama kader işte bazen hükmümüz geçmiyor hiç bir şeye. Bahtımızı yaşıyoruz kimi zaman.


Karahindiba   
Bazen, sevgili okurlarım, insan kendi içinde hapis hayatı yaşar. Bazen bu kocaman İstanbul aslında bir hapishanedir. Sadece dört duvar arasına sıkışmak değildir hapis olmak. Bilmiyorum belki de ruhumuz vücudumuzda hapis. Bir gün gelip öldüğümüzde özgür kalacak belki de ondandır.

Sevgi kelimesi illa aşk yada cinsler arası hoşlaşmayı anlatmaz. Sevgi tabiri bazen bir kedi için; bazen bir bitki için; bazen harika bir manzara için de geçerlidir.

Hiç bir şeye geç kalmayın ve kalbinizin sesini dinleyin. Siyasi ayrım, ırk, din, dil ayrımı; cinsel ayrım yapmadan kulak verin duygularınıza. Sadece maddeden oluşmuyoruz duygularımız da var değil mi? Aslında bütün ayrımları hep biz uydurduk çünkü hepimiz her şeyden uzak sadece çıplak olarak doğduk. 

Neyse sana bahsettiğim Sevgilerde şiirini yazmak istiyorum. Oku ve yorum yazmayı unutma.

Mustafa Sönmez ©
12 Ocak 2016, İstanbul
Uzun zaman önce yayına alıp taslaklara attığım bir yazıydı bu. Uzun süre taslaklarda durdu, tozlandı... Artık gün ışığı görsün dedim. Taslaklarda en altta buldum.

-----

Sevgilerde - Behçet Necatigil


Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.


------ 
Mükemmel bir şarkıcı ve mükemmel bir şiir. Bu kadar güzel mi yorumlanır? Şarkıcı: Selda Bağcan - Sevgilerde

Sevgileri Yarınlara Bırakanlar İçin Sevgileri Yarınlara Bırakanlar İçin Reviewed by SNMZ on Ocak 12, 2016 Rating: 5

12 yorum:

  1. ne iyi geldi bana bu yazı.
    Bazen değil, genelde hatta belki de hep bahtımızı yaşıyoruz. Ve kimisinin ki hep sürprizlerle dolu olabiliyor. Misal ben:) Neyse bu konuya şimdi değinmeyeceğim tabi ama...
    Nankör olmamalı, kıymet bilmeli bu hayatta. Yaz gelince kışı, kış gelince yazı arayacağımıza, zamanında değerini bilmeli, görmeli güzellikleri.
    ve evet ne doğru yazmışsın ki, ayrım yapmamalı. Zihinden çıkarmalı, mümkün olmalı...
    Eline, kalemine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, evet yaşam bazen kaderin, bizim müdahale edemediğimiz olaylar bütünü, cilveleri ile dolup taşar. Bazen de elimizdedir aslında ama "kader" der geçeriz. En iyisi hiç bir şeyi "yarınlara bırakmamak" olsa gerek...

      Sil
  2. Şiir çok hoşuma gitti ayriyeten yazıda hoş olmuş. Ellerine sağlık... Şirin şurası çok hoşuma gitti. :)
    "Bitmeyen işler yüzünden
    Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
    Kalbinizi dolduran duygular
    Kalbinizde kaldı." :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şiir benim de en sevdiklerim arasında. İnsan kadir kıymet bilmez bir varlık. Yazdığın dizeler zaten şiirin sanki bir özeti gibi...

      Sil
  3. Bu yazınız bana çok iyi geldi okurken bende içime attığım şu mısraları hatırladım:
    Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
    Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak...
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel mısralar ile katkıda bulunduğun için teşekkür...

      Sil
  4. "Bazen bu kocaman İstanbul aslında bir hapishanedir. " Okurken kendimden çok şey bulduğum bir yazı. Gerçekten çok anlam yüklü çok değerli satırlar. Farkına varılması gereken gerçekler hatta. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Emre,
      Uzun bir yazıyı okuyup katkıda bulunduğun için teşekkür. İstanbul gerçekten de büyük bir hapishane olabiliyor. Ama yine de büyük ve guzel bir şehir.

      Sil
  5. "Bilmiyorum belki de ruhumuz vücudumuzda hapis." Muhteşem! :)

    YanıtlaSil
  6. Aynen kalplerimizin de temizliğine ve bakımına vakit ayırmalıyız. Belkide aradığımız mutluluklar, kalplerimizi saran o pis tabakanın altında kalmıştır. Bu arada sabaha doğru yazını okuyordum, gün doğarken şiir daha etkili :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Mustafa, Evet, gün bitiminde de aynı etkiyi yapıyor şiirler. İnsanların sesi kesip kargaşası bitince, kendi başımıza kalınca şiirlerin lisanını anlıyoruz galiba...

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.