Marslı İzle - The Martian 2015, Holywood'ın Yeni Oyunu

The Martian   

Bu yayında Marslı The Martin sinema filmini hakkında eleştirilerimi yazdım. Film izlenebilir bir film olsa da filmin "fakat"ları ve gerekliliği çok fazla. Şimdi gelelim filme.

Ne zaman yazmak istediğim bir yazı. Fakat Ever Note'un bir köşesinde duruyordu. Filmi unutmadan ve yazmak istediklerim aklımdan uçmadan değişik bir film izlenimi paylaşmak istedim. The Martian filmini Hollywood acaba neden çekti? Neyi amaçlıyorlar? Neyin reklamı ya da ne tür mesajları çaktırmadan kakalıyorlar.

Puanım:
Filme ben 8.5 puan verdim. IMDB'de 8,2'lik puanı var
Oyuncular:  Matt Damon, Jessica Chastain, Kristen Wiig
Filmde grafikler ve aksiyon sahneleri çok çok iyi, yani aldığı puanı hak ediyor...

Tabii ki öncelikle filmin kitabının olduğunu da hatırlatma lazım. Önce kitabını okuyun derim. Edebiyat ve filmde bilimi mükemmel kullanıyorlar...



Marslı - The Martian  (İzle)

Konusu: Film, Mars'a araştırma için giden ekibin Mars yüzeyindeyken kum fırtınası yüzünden görevi iptal edip Dünya'ya dönmek isterler fakat işler yolunda gitmez ekipten Mark,  fırtınaya yakalanır ve öldüğü sanılarak Mark Watney Mars'ta bırakılır. Ekip Dünya'ya ilerlerken, Dünya'da uydu merkezinde Mark Watney'ın ölmediği anlaşılır. Mark'ı kurtarmak için çalışmalar başlar. Çin'in yardımı ile dönüş yolundaki ekip Mars'a geri dönerler. Tabii ki bu arada Mark Watney Mars'ta patates yetiştirmeyi başarır ve hayat mücadelesini sürdürür.


Filmde verilmek istenen mesaj

Filmde ilk dikkatimi çeken Amerikalıların Çin'den yardım alması oldu. Ateşleyici için Çin'in yardımını almaları geleceğin süper gücü olacak Çin'i şimdiden ortaklığa davet etmeleriydi sanki. Mars'ta yaşam olmasa da ilerideki Mars ya da başka bir gezegen için planların olduğu kesin tabii ki yine dindar bir Hristiyan kahraman vardı: Mark. Daha sonra dikkatimi çeken bütün dünyanın canlı yayında kurtarma operasyonunu izlemeleriydi. Dev ekranlarda dünyaya ve uzaya ve hatta evrene gücümüz yetiyor propagandasıydı bu.

Peki ya Türk sineması?

Bizde ise para kazanmak, daha çok para kazanmak, daha daha çok kazanmak, çok ama çok kazanmak için yapılan ve milyonlarca izlenen osuruktan tayyare filmler var. Sinemada kikir kikir, fıkır fıkır güleceğiz; bol küfürlü herkesin birbirine kaydığı filmlerden ilham alacağız. Çünkü hayallerimiz ne gökte ne de yerde... Eee armut dibine düşer derler. Bizim derdimiz ne zaman kaliteli eğitim ve ilerlemek olacak acaba?

Çin'in 2020 hedefi

Çin'in 2020 hedefi ABD'ye rakip bir konuma gelmekmiş. Bugün TRT Belgesel kanalında kazara rastladığım belgeselde öyle deniliyordu. Artık uzay savaşları başlayacak. Yeni enerji savaşları… Kaliteli insan, beyin gücü yani akıl savaşları devri... Çin de bu savaşın oyun kurucusu olacak gibi. Sahi bizim 2023 hedefimiz neydi?

Son söz

Uzayın yani evrenin o akıl almaz vakum alanının sonsuz gibi görünen uzaklığı ve karanlığı insanı dehşete itiyor. Işık hızında bile seyahat etsek bu büyüklük karşısında insan ömrü evrenin her yerine ulaşamayacak. Ama sonsuzluğa uzanan ve evreni anlayacak ve çözecek hayal gücümüz var ne güzel değil mi?

Mustafa Sönmez ©
bu yazı tamamen orijinaldir. Alıntı yapılamaz. Fikir ürünüdür...

Marslı İzle - The Martian 2015, Holywood'ın Yeni Oyunu Marslı İzle - The Martian 2015, Holywood'ın Yeni Oyunu Reviewed by SNMZ on Kasım 09, 2015 Rating: 5

11 yorum:

  1. Uzay filmlerini severim orada hep bir bilinmezlik vardır ve merak uyandırır. Bu filmin konusu da dikkatimi çekti doğrusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, uzayın o bilinmezliği ve büyüklüğü filme iyi yansıtılmış. İyi bir film.

      Sil
  2. Uzay filmlerini severim orada hep bir bilinmezlik vardır ve merak uyandırır. Bu filmin konusu da dikkatimi çekti doğrusu.

    YanıtlaSil
  3. Ben de bugün bir makale okudum orada insan beyninin her daim geleceğe yönelik düşünmesi proğramlandığı yazıyordu düşündüğümüzde gerçekten de öyle zira öyle olmasaydı insanoğlunun hayallerinde her zaman ileriyi hedeflemeseydi şuan ki konumda olamazdık sanıyorum .Uzay ile ilgili ne olursa olsun beni fazlasıyla heyecanlandırıyor . Gelecekteki her bilimdalı uzay ile eşgüdümlü hale gelecek şimdiden planları yapmak lazım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, kesinlikle doğru gelecek planlarını filmler ile iletiyorlar. Gelecek artık uzaysız olmayacak. Umarım biz de uzay çağını yakalayabiliriz.

      Sil
  4. Filmi izlememiş biri olarak, vermeye çalıştığı mesajlardan vs söz edemem ama bu tür filmleri sevdiğimi söyleyebilirim. Adada mahsur kalan insanların yaşam mücadelesini konu alan bir film vardı. Sanırım uçak düşmüştü ve o adada mahsur kalan kazazede yolcuların mücadelesini konu alan bir yabancı dizi vardı. O güzeldi. The Lost'tu yanılmıyorsam. Birde bu tür bir film vardı. Film sadece bir kişinin yaşamını konu alıyordu, adam tek başına idi. Birde futbol topu vardı. Ona kaş göz çizip onunla yaşlanmıştı. Neyse işte, bu ve bu benzeri The 100 gibi filmleri seviyorum. Yani bu filmide en kısa zamanda izleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Film çok iyi. Ben beğendim ve 8.5 puan verdim. Adamların hayal gücü nerelere ulaşıyor hayret edici gerçekten. The 100 ise o bambaşka, favorilerim arasında. Bu sezon bakalım neler olacak, adamların romanları bile belli bir amaçla yazılıyor ve sinemada rekor kırıyor. Gerçi onun da içinde çok gizli mesajlar var... Evet, Lost'u izlemedim ben. Herkes izlemiş :) Pek sevememiştim...

      Sil
  5. Benim de aklıma ilk Mars'ta su bulunması geldi. Sanki insanların bilinç altına şimdiden orda yaşayabiliriz Mesajı veriliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, zaten önce roman olarak satılıyor sonra da sinemaya uyarlanıyor. Adamlar bu işte uzman...

      Sil
  6. Bir Yıldızlararası değil fakat Yıldızlararası'nın arkasından gelen en iyi uzay filmlerinin başında gelir. Konunun işlenişi ve beyaz perdeye aktarılması tam oranında olmuş. Bu yüzden süresinin uzun olması izleyiciyi sıkmıyor ve izleyiciyi daha da kendine çekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıldızlararası efsane filmler arasına zaten girdi. 2001: Bir Uzay Yolu Macerası ve Interstellar benim için uzay evren konusundaki en iyi hatta efsane dizi olsa gerek. Yorum için teşekkür. Yorum "spam"e düştüğünden yeni gördüm.

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.