Karate Dersi Alan Doktorlar ve Sabah Sporu Yapan Polisler

Güneşli gün   
Radio Swiss Classic yakın zamanlarda dinlediğim (adından da anlaşılacağı gibi) bir İsviçre radyosu. Klasik müziğin dibini görebilirsiniz bu radyoda. Mükemmeldir. Tabii ki tutkunu olduğum Radyo Voyage'ın yeri başka. Onu aldatmam asla. Müziklerin biri gelip diğeri giderken, hazır aklımda bir şeyler de varken bugün güne yeni başlarken gördüğüm bazı olayları yazmak istedim. Yaşam hızla bazen de çok yavaş ( Einstein olmasaydı hâlâ bu işi yani zamanın doğasını çözemeyecektik) akıp geçerken not defterinin diğer bir köşesinde de yeni yıl yazım duruyor. Onu da bitirmeliyim. Çünkü yayınlamaya bile zaman kalmıyor sanki çok meşgulüm de...

Sıradan bir gün… Bu sıradanlığı bozan tek şey bugün doktora gideceğim ve randevum var. Hava tabi ki harika… Gerçi her mevsimin kendine has bir tadı var. Maalesef artık doğaya o kadar çok müdahale eder olduk ki mevsimlerin bile "genetiği" bozuldu. Betonların arasında güneş ışığını da göremeyeceğiz yakında. İnsanlar neden kendi kendine bunu yapar anlamıyorum. Neden kendimize bu kadar düşmanız?

Her neyse gelelim randevuma o ne âlemde? Randevum için çok kısa bir yürüyüşten sonra hastanedeydim. En son 3 ay önce gittiğimde ilaçları kullanıp tekrar kontrole geleceğim bu günü bekliyordum. Aslında konu da 3 ay öncesine kadar gidiyor.

3 ay önce...
Sıcak bir yaz günü... Ağustos sıcakları insanı yakıyor. Hele bir de İstanbul'un nemli havası insanı pişirip suyunu çıkarıyor. Hastaneye gittiğimde tam asansöre binecektim ki adamın biri küfür ederek, bağıra çağıra hastane içinde oradan oraya zıplıyor. Ve "senin .m.na koyacağım" "seni ..." adam adamlıktan çıkmış. Doktor tabii ki adamın üzerine yürüdü pabuç bırakmadı adama. Ama adam ne sövgüler ne hakaretler savuruyor. Doktorun odasına dalıp içerdeki hastayı "siktir edip" "benim hastama önce bakacaksın" deyip terör estirmek bizim eğitimsiz insanlarımıza has bir özellik. Ben olayı kenardan izlerken olaya müdahale etmek istesem de mümkün olmadı.

3 ay sonra
Yani bugün aynı doktora kontrol için gittim. Seni benli konuşan, samimi cana yakın işinin ehli bir kadın. Konuşurken (içeri üst üste birbirlerini teperek akın eden hastaları görünce) konu açıldı ve sordum: 3 ay önce Gülbahar polikliniğindeki olay ne oldu? "şu bana ... koyarım diyen adam mı?" dedi, evet dedim. "Hatırlatma ağlayacağım" dedi. Ağlamasın dedim. Bu tür eğitimsiz aylara sağlık hizmeti vermemek lazım, baytara gitsinler, dedim. Evet dedi haklısın. Anlattı olayı polis gelmiş, davacı olmuş savcı karşısına çıkmış saldırgan adam. Davası devam ediyormuş. Böyle şeker bir doktora bu yapılır mı? Tahlillerimi bilgisayara girerken biraz sohbet ettik. Sonuçta hepimiz insanız. Sosyal statümüz ne olursa olsun, bilgili ve vizyon sahibi; görgülü, insancıl ve kendini bilen bir insan olduktan sonra yaşama ve insana olan bakış açımız da değişecektir. Oysa biz kaba ve cahil; kendine ne de başkasına dost olmayan nesiller yetiştiriyoruz.

Ve aklıma şu geldi: Doktorlara karate eğitimi de verilmeli. Evet, evet güzel bir fikir… Gerçi "Doktorlar ve Dilenciler" adlı yazımda eğitimsiz doktorlardan daha doğrusu mesleğini yapmayan doktorlardan da bahsetmiştim. Buradan okuyabilirsin. Gelelim kendini savunma eğitimine ki bu şart olmalı.

Sabah sporu yapan polisler
Spor dediysem yanlış anlaşılmasın, bu spor sabah sabah ya da öğlene doğru diyelim, adliyenin önünde izinsiz gösteri yapmaya çalışan 20 kişilik gurubu dağıtmaya çalışan polislerin durumunu ifade ediyor bu "spor" kelimesi. Onlara da yazık değil mi? Fakat şehrin ortasına adliye yapmak da çok mantıklı bir şey değil. Hem de şehrin en merkezi yerine ve kenarındaki güzelim park alanını mahvederekten yapıldı bu adliye ve yol... Yaşam alanlarımız daralıyor. Beton binalar ve çarpık caddeler bizi mutlu etmiyor.

İşte 1 saat içinde güneşli bir günde, sanki yaz mevsimi geri gelmişçesine; insana bir şans daha verilmişçesine güzelken günün bu saatleri, neden insanlar hep soğuk ve hep donuk…

Mustafa Sönmez ©
Bu yazı tamamen orijinaldir. Kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.


Karate Dersi Alan Doktorlar ve Sabah Sporu Yapan Polisler Karate Dersi Alan Doktorlar ve Sabah Sporu Yapan Polisler Reviewed by SNMZ on Kasım 13, 2015 Rating: 5

6 yorum:

  1. Öncelikle geçmiş olsun diyeyim.Sen iyi doktora denk gelmissin.Genelde aşık suratlı, insana bakmayan,ne hastalığı olduğunu bile anlatmadan ilaç yazıp gönderen kişiler oluyorlar. Gerçi her meslekte var öyleleri. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Doktorlar ve Dilenciler adlı yazımda da doktorları elestirmistim. Okuyabilirsin. Söylediklerine katılıyorum. Hastaya yukarıdan bakan, azarlayan, muayene etmeden ilaç yazan çok doktor var. Fakat yeni nesil doktorlar biraz daha eğitimliler. Dediğin gibi her meslekte çürük elmalar var.

      Sil
  2. Tekrar geçmiş olsun diyorum Mustafa, bari şu tedaviler bir sonuç verse... Doktorlara karşı yapılan bu saldırıların başka ülkelerde örneği varmıdır bilmiyorum. Zaman zaman haberlerde şahit oluyoruz ama türkiyedeki kadar dengesiz insanlar başka varmıdır bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kontroller sıklaştı bakalım yine kollarım kevgire döndü, benden kan almak kolay değil. Damar bulmak için dedektör lazım :) İnsanlar gerçekten çok hırçın. Sağlık sistemi ve doktorların tavrı eskisi gibi değil çok değişti ve sağlık çalışanları kendini geliştirdi diyebiliriz. Ama insanlar çok fena bir günde 80 kişiye bakan doktora ve günde 200 kişiden kan alan hemşireyekarşı çok insafsızlar. Bazen doktorlar çok azgın oluyor hatta kendilerini seçilmiş üstün ırk falan sanıyorlar galiba diye düşünüyorum. Doktorlar ve Dilenciler yazımı da oku orada bu konuya değindim. Kısacası her iki taraf da bazen birbirine karşı acımasız olabiliyor.

      Sil
  3. Bu arada söylemeyi unuttum. Sadece klasik müzik çalan bir radyo bulmak çok güzel olmuş. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, güzel radyo. Uygulaması da çok iyi... Adamlar her işin en iyisini yapıyorlar. Radyo Voyage'ın uygulaması ise rezalet yani. Radyo Voyage harika olsa da...

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.