Görevimiz Blog - Büyükannem Bile Blog yazıyor

Grandma Blogger




Sessizlik... Bu gece ilk defa ne radyo ne de müzik çalar açık. Sadece gecenin sesi var. Gecenin sesine 3-4 dakikada bir eşlik eden hafif uçak seslerinin dışında sanki uzayın o akıl almaz genişliğinde ve vakum alanında kalmış gibiyim. Bu sessizliği ancak bu şekilde tarif edebilirim.

Sessizlik bu kadar bana hâkim iken yapabileceğim en iyi şey blog için bir şeyler yazmak olsa gerek. Şiirler uzun zamandır bana kırgın mısraların kalbini ne zaman ve nasıl kırdığımı bilmiyorum. Ama yazmak, blog için bir şeyler yazmak beni iyi hissettiriyor.

Yaşamın, bilincin, insanın özünün frekansıyla eşit bir rezonansla salınan bloglar keşke sosyal medya çılgınlığına bir dur diyebilse. Abuk-sabuk sosyal medya paylaşımları, teknoloji bağımlılığı; marka köleliği bizi en fazla kendimizden alan ve potansiyelimizi unutturan modern uyuşturuculardan olsa gerek.

Kısacası yazmaya ve yaşama dair güzel halleri yani "Hayatı Kaydet"meye devam etmeliyiz. Yaşama bırakacağımız bu güzel izler önemsiz ve küçük değil bilakis gizli, sessiz ve çok etkili olacak.

İşte burada "Görevimiz Blog" diyorum. Çünkü düşünen ve üreten bir topluluk olan bilge bloglar yani blog yazarları yaşama ve insana gereken önemi verecekler. Bütün bilinçaltı mesajlar; gizli küresel zihin sömürüleri artık nasıl tarif edilirse hepsi bilgelikle ve insanın yaşadığı çevresine, kültürüne sahip çıkması ile etkisiz hale gelecek. Sadece akıl ve bilgelik değil bunlar kutsal şeyler değil; biraz da içsel, insanların birbirlerine yaklaşım tarzının değişmesi insanların birbirini sevmesi gerekli. Blog dünyası bana ayrı bir evrenin kapısını açıyor. Üreten, robotlaşmamış en önemlisi de farklı farklı düşünceler; farklı farklı inançlar; farklı farklı kişiliklerin olması ve herkesin blog kültüründe ayrışmadan kalabilmesi çok önemli.

The Flash dizisinde ilk bölümlerinden birinde gazete patronu "büyükannem bile blog yazıyor" demişti. Yani fark yaratacak bir şeyler yoksa zaten herkes blog yazabilir. Evet, tabii ki büyükanneler de blog yazsın fakat içi boş, para kazanmak için; telif haklarını çiğneyerek yazılım e kitap dağıtarak; tıkla kazanlarla; oradan buradan çalıp yayın oluşturmakla; içi boş bloglarla inanın büyükanneler bile çok daha iyisini yapar. Hele bir de başkasının inancına sövmek için yazılan bloglar var ki bakmaya bile değmez.

Neyse, 3 ay sonra bu yazıyı nihayet tamamlıyorum. Akşam yavaş yavaş İstanbul'a merhaba diyor. Yazdan kalma bu günlerde herkes bilgisayar ve TV başındayken günbatımını izlemek istiyorum.

Mustafa Sönmez ©
Bu yazı tamamen özgündür. Kopyalanamaz...

Görevimiz Blog - Büyükannem Bile Blog yazıyor Görevimiz Blog - Büyükannem Bile Blog yazıyor Reviewed by SNMZ on Kasım 05, 2015 Rating: 5

14 yorum:

  1. Çok anlamlı bir yazı olmuş kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür. Bloggerlar için Google Play Kitaplar için kitap da hazırlıyorum. Oradan bir yazı bu.

      Sil
  2. Foto çok tatlı ya :) bir yere gitmeden önce, bir kitabı okumadan önce, bir yemeği pişirmeden önce ya da ilgi duyduğumuz herhangi bir konu hakkında bilgi edinmek için pc'nin başına oturduğumuzda istediğimiz yanıtları bize sadece bloglar verebiliyor. Yazmak zaten sevdiğim bir eylem ama yazdıklarımın birileri tarafından okunduğunu ve işe yaradığını bilmek paha biçilemez. Kalıcı olan blogların da sadece bu mutluluktan beslendiğine inanıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Google aramalarında ilk çıkan fotoğrafı kullandım. Yazmak her zaman güzeldir ve insanın kendinden bir parça gibidir.

      Sil
  3. Yazmayı ben de seviyorum...fikirlerin dışa vurumu hem güzel hem faydalı....

    YanıtlaSil
  4. Bu hayatı kaydetme noktasındaki düşüncelerine katılıyorum. Çok uzun yıllar günlük tuttum. Şimdi yine yazıyorum bir yerlere ama eskisi gibi değil. Taa 17 sene önce her günümü yazmışım. Tabi blogda yazdıkların bir de okuyucular tarafından okunması ayrı bir şey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de ilk okuldan beri günlük tutuyordum. Tam günlük değil aslında akılma gelenleri yazıyordum. Onlarca ajanda dolusu yazı fakat, sinirli bir zamanımda hepsini yakmıştım. O günden beri günlüğe benzer şeyleri bıraktım... "Hayatı kaydet"mek güzel şey...

      Sil
  5. İnsanlar ne yazıkki sosyal medya bağımlılığından kurtulamıyor. Hala fenomen yada youtuber olma isteği bitmiş değil. Çok tanınma isteği bir hastalık bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, kesinlikle haklısın Mustafa. Düşünce obezitesi ve obezite sosyal medyanın marifetleri arasında. İlkokuldan itibaren sosyal medyanın zararları adlı dersler olmalı. Yoksa aklı boş; hayali olmayan ve bilgisayar başında şişmanlamış bir toplum olacağız en güzel örnek Amerika toplumu...

      Sil
  6. Mustafa yazacak ve ben yorum yapmayacağım!.Aslında bir taşınma derdi çıktı,ne yazabiliyorum ne de sağlıklı takip edebiliyorum.:( Bu gün torunumun vın wi-fi sini kaptım eve gelir gelmez.İlk olarak senin yazını okudum.Yine akıcı,yine sıradışı ve düşündürücü.Her şeyi başarıp hallettiler,bir- Youtuber-lıkları eksikti.Akımların peşinden koşanları hemen anlıyor insan.Çıraklık dönemi bence zevklidir.Senin için demiyorum:))Sen ve düşüncelerin.. çok değerlisiniz gözümde.İnsan yazmaya karar verince artık ciddi bir yola çıkmış,haliyle de mesuliyet üstlenmiş demektir.Düşüncene sağlık Mustafa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Degerli yorumun ile katkıda bulunduğun için teşekkür. Elimden geldiği kadar yazmaya çalışıyorum. Ben de bazen düşüncelerim ya da öğrendiklerim doğru mu diye düşünüyorum. Yarın ki yazımda birazcık değineceğim. Yayınladığı dijital kitaplarda nasıl bana sövülüp tuhaf tuhaf şeyler yazdıklarını. Her şeyin bir acemiliği oluyor yaşam devam ettikçe insanın da öğrenciliği sürüyor.

      Bu arada kolay gelsin. Taşınma işleri biraz zor olur

      Sil
  7. Blog yazmak hem dinlendiriyor hemde düşünmemizi sağlıyor. Dediğin gibi üretkenlikte oluşuyor. Ben blog yazılarına misal haber yazılardan bile daha fazla önem veriyorum. Çünkü farklı özellikte insanların blog yazılarını okumak bende yeni düşünceler oluşturuyor. Blog dışındaki yazıları okumak ise artık beni sıkmaya başladı. Haber başlığına basıyorum, karşıma başlıkla alakasız yazılar, bitmeyen reklamlar geliyor. Yani blog dışı siteler gezinirken beni yoruyor. Blog yazmak ve okumak gerçekten faydalı bir eylem. Küçük çocukların bile blog yazmaya başlaması lazım. Gereksiz Tv izleme, bilgisayar oynama saatleri yerine yazarak zamanlarını düşünerek geçirebilirler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mustafa,
      Okullarda blog yazma dersleri de olmalı. Ezberci eğitim sistemi yerine sorgulayıp, yazan, üretken kişiler yetiştirilmeli. Her blog farklı bir yaşam farklı bir dünya demek, bu da çok güzel... sosyal medya ve bilgisayar oyunları görevini çok iyi yerine getiriyor, yani aklı boş nesiller yetiştiriyor. Oysa daha çok okumaya ve yazmaya ihtiyacımız var.

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.