Yalnız Bir Yağmur Tanesi, Blog Sayacı 3 Milyonu Geçerken

İstanbul Yağmur   

Donuk bir cumartesi günü... Müzik geceden kalma. 15 numaralı klasik müzik klasöründeki müzikler geceden beri tekrar edip duruyor. Uyku ile uyanıklık arasında müziği hissedip kendimi orkestra şefi gibi hissettiğimi hatırlıyorum. Mozart in the Jungle dizisindeki maestro Rodrigo olsam hadi neyse... Karşımda kocaman bir senfoni orkestrası... Ama nerede bende o şans.  Yatağa gömülmüş arada uyanınca “şefcilik” ya da “maestroculuk”  ( nasıl bir kelime TDK duymasın ) oynuyorum. Son zamanlarda geceleri uykum gelmezken bugün de olduğu gibi saat 12'de zorla kalktım. Ben ve 12'ye kadar uyumak büyük çelişki...

Yağmur da durmadan yağıyor. Geçen yıl balkonda yağmur altında banyo yapmayı denemiştim. Köpürmeyen sabun ve sırılsıklam halim. Bir de bu sefil halimi videoya aldırmıştım. Ama bu defa sadece yağmur sesleri yine o bilindik diliyle sesleniyor. Aynı müzik, aynı tınılar ama bu tekrar insanı bıktırmıyor. Aynı müziği defalarca dinleyince bıkıyoruz, fakat yağmurun sesi, kuşların sesi, denizde dalgaların sesi bütün tekrarını rağmen bıkkınlık vermiyor. Yağmur yağınca balkonun kapısını hep açarım: Doğanın sihirli yağmuru müziği ile beni büyülesin diye...

Doğanın bize sihir yapmasına çok ihtiyacımız var. Akşama doğru şemsiye alıp biraz yağmur altında yürüyüşe çıkmak fena olmayacak. Uzun yürüyüşlere ara verdiğim bu günlerde kendimi çok ağır hissediyorum. Bu arada kaçak bir yağmur tanesi balkon kapısından geçerek elimin üzerine düştü. Anlaşılan yalnızlığı seçti.

Tabletin pili "bitiyorum" uyarısı verdi. Yağmur taneleri yeryüzünü dövmeye devam ederken geceden kalma müziği kapatıp yağmurun müziğini dinleyeceğim. Bir fincan sütlü kahve içerken kitap okuma zamanı geldi. Bu ikili en çok bu havalarda birbirlerine yakışıyor. Yarın pazar gününe erkenden daha dinç kalkıp yaşama daha fazla  umutla bakmayı planlıyorum.

Mustafa Sönmez   

Blogger'da 3 milyon görüntüleme

Bu arada Blogger'daki 3. yılını dolduran blogumun sayacı 3 milyonu çoktan geçti. Yaşama dair güzel halleri; ruhumun derinliklerinkinden kopan en kişisel halleri hakkıyla yayınlamışımdır, umarım... "Hayatı kaydet"meye son hızla devam ederken; yaşama yazdıklarımızla katkıda bulunduğumuz için sevinmeliyiz. Sevgili blogger'lar bu konuda mütevazı olmaya gerek yoktur ki! Aslında kişisel blog diyoruz ama yazılanların hepsi bizim gözümüzden yaşamın kendisi oluyor. Yani kişisel kavramı ile "egoist" bloglar çıkmıyor. Sevgi dolu, yaşama ve insana; kendine ve evrene dost bloglar yazarları seçkin bir blog topluluğuna sesleniyor, ne güzel... Buradaki yazdıklarıma bir bak e mi?

Mustafa Sönmez ©
Bu yazı tamamen özgündür. Başka yerde yayınlanamaz. Orijinal içerik...

Yalnız Bir Yağmur Tanesi, Blog Sayacı 3 Milyonu Geçerken Yalnız Bir Yağmur Tanesi, Blog Sayacı 3 Milyonu Geçerken Reviewed by SNMZ on Ekim 24, 2015 Rating: 5

10 yorum:

  1. Hayatın kargaşasından kurtulup nihayet bende buralara gelebildim.Uzun zamandır sanal dünyadan uzak kalmıştım, özlemişim buraları. Bu arada seni tebrik ediyorum Mustafa üç yıl içinde üç milyona ulaşman çok güzel birşey. Hayatı kaydetmeni ve bundan asla vazgeçmemeni isterim. Çünkü her fırsatta okumak için ziyaretine geliyorum. Ve internet aleminde böyle duraklarım pek yok benim. Bu yazında diğer yazılarında olduğu gibi; üç milyon görüntülenmenin dışında farklı bir kişisellik havası var. Kendi yaşamından küçük kesitler sunman çok çok çok güzel. Kahven, kitabın, şarkıların ve daha nice şeylerden bahsetmekten vazgeçme. Böyle çok daha iyi oluyor yazıların, ben böyle tanıdım seni ve yazılarını. Ve her okuyuşumda'da aynı tadı yakalamaya çalışıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mustafa Hoşgeldin
      Yaşamın kargasasindan uzaklaşmak gerekli, artık nasarabildigimiz kadariyla. Yazımı okuyup yorum yazdığın için teşekkür. Elimden geldiği kadar yaşama dair bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Kendime, çevreme, evrene dair şeyler beni mutlu ediyor. 3 milyon sayfa görüntülemesi için de bütün blog ziyaretçilerime ve takipcilerime; blogger arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnşallah kendimce hayatı kaydetmeye devam edeceğim.

      Sil
  2. Abi daha nice blog yazılarını görücez ve daha nice görüntülenme sayılarıyla karşılacaksın İnşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel dileğin için teşekkür ederim. İnşallah :)

      Sil
  3. Değerli Blog Arkadaşım ve Kıymetli Dostum Mustafa

    Yıllar sonra tanışmış olsak da senin gibi değerli bir blog yazarının bu camiaya çok büyük emek ve katkıları asla yadsınamaz. Umarım daha nice yazılarda ve milyonları aşan sayfa görüntülenme sayınların ile bu camiada seni görmek bizim için bir mutluluk bir onurdur.

    Sevgi, Saygı ve Hürmetlerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Güzel sözlerin için teşekkür. Elimden geldiğince bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Umarım bütün blogger'lar istedikleri yere gelebilir ve blogların değeri anlaşılır.

      Sil
  4. Bir şeyleri anlatmak için önce kendini tanımalı insan. İlk farkettiğim bu oldu ve ben daha yeniyim. Paylaşmak tabiki önemli eyvallah da herkes herşeyi paylaşıyor, senin paylaşımlarınınsa içi dolu. Emeğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimden geldiği kadar yazılarımda okuduklarımla birlikte yaşamın içinde gördüklerim ve aklımdan geçenleri; hayallerimi karıştırmaya çalışıyorum. Yayını okuyup yorumladığın için teşekkür.

      Sil
  5. Artık genel paylaşımlar akışının,-saçma bir kovalamaca-dan ibaret olduğunu düşünmeye başladığım bu günlerde,içime dönmeye ve eksik yanlarımı; kaçırdığım, hayata dahil olamadığım yoğun günlerimden dolayı olsa da sayenizde daha çok farketmenin derin hüsranı içerisindeyim.Seninki gibi değerli bulduğum belki bir kaç bloğu takip edip,özetlerinden dahi olsa değerli eserleri okumayı,önce yazmayı,daha sonra da kendi elememden sıkıca geçirip paylaşmaya karar verme aşamasındayım. Uzun cümleler yazmamaya gayret etsem de tarzıma oturmuş bir kere:)bölemiyorum.Yazını okurken, yağmurun sağanak şeklinde yağsa bile,o toprakla bütünleşirken çıkardığı sesleri ben de çok severim. Ama şimşek çakmaya görsün, kızımla beraber evin en kuytu köşesinde korku dolu bakışlarla buluşmamız uzun sürmez:) Yavrum,sanırım benim çığlıklarımdan sonra böyle oldu diyorum. Mustafa,hayata bakış açını,planlı proğramlı olmanı,değerli fikirlerini hep takdirle karşılıyorum.Anı, senin gibi anlatmak donanım ister ve bu anları okuyana yaşatabilmen ise kaleminin kuvvetini gösterir.Artık yağmura başka bir açıdan daha bakacağım sayende ve her yağmur yağışında kafama kodladığım bu yazın mutlaka aklıma gelecek.Mutlu,sağlıklı ve verimli bir hafta diliyorum.Ece ablan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Ece,
      Güzel yorumun için sağ ol. Yağmur yağması ve her bir yere düşen taneler bizi betonlaşmış şehirlerin kalabalığından kurtarıp doğanın sihirli ellerine teslim ediyor. Belki de en güzel acil çıkış kapımız. Yaşamın bizi hayıflandıran yüzü ile elimizden geldiğince az bağlantı kurmak lazım. Bu arada şimşek, gök gürültüsü ve yıldırım herkes de aynı duyguyu uyandırıyor. Fakat yazıyı yazarken yağmur çok sakin yağıyordu bu üçlüden bahsedemedim...Hep mutlu kal!

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.