Cumhuriyetin Temelinin Atıldığı Şehir Sivas'tan Ayrılırken

Sivas Fotoğraf  

Zaman... Aktığını hissettiğimiz 4. boyut... Daha önce yazdıklarımdan farklı olarak bu defa giderken bir şeyler yazmak istedim. Havaalanında beklerken yapılacak en güzel şey, benim için, bir şeyler yazmaktır. Uzun İstanbul yolları ve kalabalık trafikte ise okumak en güzeli. Kalabalık şehirlerde insanın ömrü yollarda geçiyor. Yine yollarda kendimize vakit ayırabiliyoruz. Otobüslerde çok kitap bitirdim. Çok yazı yazdım.

Sivas yazısının içine İstanbul'un girmesine taaccüb edip konuyu toparlıyorum. Ama Türkiye'nin kalbi çılgın kalabalık şehre tekrar değineceğim.

Daha önce de yazmıştım. Yine yazacağım. Servis aracı Büyük Otel arkasından haraket ettiğinde artık Sivas'a başka bir gözle baktım. Ayrılırken ki bakışlar her zaman farklı oluyor. Galiba giderken insanın sehirle olan manevi, spiritual, metafizik, artık nasıl adlandırılırsa, bağlantıları daha da artıyor. Fakat şehre giriş ve çıkışta kurulan bağlantıların frekansları çok farklı. Şehre girişte daha çok heyecan ve  merak biraz da insanda özlem olur. Çıkışta ise son bir defa daha göz atar insan etrafa. Dediğim gibi son bakışların içselliği ve ruhumuzdaki karşılığı farklıdır. Son kayıtlardır bunlar, bir daha ki görüşmeye kadar bellekte kalan bu anılar ve görüntüler değerlidir. Kaybolmayacak şekilde korunur. Bir sonraki görüşmede yenileri ile hem değiştirilir hem de kıyas esilir. Zamanın geçiciliğini işte bu kıyaslama ile hissederiz.

Yaşam hızla ilerlerken, evrim hem biyolojik bedenlerimizi hem de fiziksel dünyamızı şekilden şekilde sokarken. Günlerin akıp geçtiğini hissediyor musunuz? 

Dana önce buradaki yazımda bahsettiğim gibi yine yazıyorum: Sivas'ta şehrin küçiklüğü ve özellikle bulunduğum noktalar olan Diriliş Mahallesi ve Esentepe'den biraz ilerleyince şehrin sonu geliyor. Çok uzakta Meraküm tepesi ve üzerindeki hayaleti andıran televizyon, radyo ve GSM vericileri var. Çıplak tepeler ve yer yer gözüken ağaç toplulukları, park ve bulutlu bir gökyüzü insana doğa ile birlikte olma fırsatını tanıyor. Bulunduğumuz şehrin yeryüzü şekilleri ne olursa olsun, insan eli değmiş şehirlerin o çılgın gürültüsünün aksine harika bir dinginlik ve benliğim ile metafizik bir bağlantı kuruyorum. İstanbul gibi büyükşehirlerde hep yol hep bina var... Yaşamın ve doğanın saf hali biz insanlarca istila edilmiş durumda. Sonu gelmeyen beton yığını yollar ve kalabalıkta kaybolmuş insanlar. Merhaba İstanbul.  Merhaba çılgın kalabalıklar. Ruhsal bağlantımız kopuk biliyorum. 
Yağmur hafiften yağmaya başladı. Yavaş yavaş kış yüzünü gösteriyor. Yazının bitimine yine Antonio  Vivaldi'nin 4 numaralı konçertosu denk geldi. Şanslıyım en sevdiğim klasik müzik ile yazıya son veriyorum. Tarihten, geçmişten kopup gelen içsellikten kalabalığa doğru gidiyorum, hayrola...

Fotoğraf: www.sivas.bel.tr header fotoğrafı 

Mustafa Sönmez
Bu yazı tamamen özgündür. Kopyalanamaz. Alıntı yapılamaz.
Cumhuriyetin Temelinin Atıldığı Şehir Sivas'tan Ayrılırken Cumhuriyetin Temelinin Atıldığı Şehir Sivas'tan Ayrılırken Reviewed by SNMZ on Eylül 29, 2015 Rating: 5

4 yorum:

  1. Hayır ola Mustafa...Okadar çeşitli insanı ve yaşam şekillerini merhametiyle kucaklayan ,taşımaktan beli büküldü bükülecek İstanbul.Bu kültür merkezini sevmemek,değerini yadsımak büyük haksızlık olur. Ama beni daralttığını ,ürküttüğünü dürüstçe söylemek zorundayım.ve uzaklara kaçmak,burada yaşananları unutmak..Memleketime gidememenin üzüntüsünü hep hissederim içimde.Gitmek doğduğun yere bambaşka duyguların ve özlemle,dönmek vakit gelince arkanda kalan gözlerinle.. Dönmek,doyduğun,seni benimsemiş her halinle,kucak açmış bu tarihe kazınmış şehre.Duygular kaydedildi gereken yerlere,zamanı gelince bir bir yazıya dökülmek üzere.Hoşgeldin Mustafa.. İstanbul'a da minnet duygularıyla teşekkürler senin vesilenle....

    YanıtlaSil
  2. Hoş buldum Ece. Tabii ki Istanbul'da harika bir şehir. Tarihin, medeniyetin merkezi. Benim yazı biraz daha duygusal oldu. Biraz daha özlem dolu bir yazı oldu. İnsan doğduğu ve büyüdüğü yere sık sık girmeli sen de ihmal etme. Değerli yorumun için teşekkür.

    YanıtlaSil
  3. Güzel şeyler çabuk bitiyor be, acı bir durum bu. Şehire giriş esnasında ; sayılı olan günümü her saniyesi ile dolu dolu yaşayacağım diye düşünüyorum. Öylede yapıyorum zaten. Dönüş sırasında da 'keşke" irdeliyor beynimi ve o şehire daha doyamamanın hüznü kaplıyor bedeni. >_<

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, güzel şeyler zaman algımızı da etkiliyor. Çabucak geçiyor. Hayırlısı...

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.