Blog Dünyasının Kristal Çocukları

Yeni Çağ   

Ağustos günleri de artık bitiyor. Gündüzler kısaldıkça kısalıyor; geceler nispeten daha da uzadı. Mevsimler ve gece-gündüzün bu kovalamacası çocukluktan beri beni peşinden koşturur. Günlerin kısaltması ve mevsim geçişleri hep ilgimi çekmiştir. Yaşam da insanın bedeni de hatta düşünceleri de bu değişiklikten etkileniyor. Yaz ile kış hiç bir olur mu? Kışları daha çok okumak ve yazmak isterim; yazları ise uzun uzun yürüyüşler eşlik eder düşüncelerime...

Ruhum suhulet içinde. Aklımda genelde hiç bir şey olmaz. Özellikle geceleri yatarken. Şiirlerimde düşüncelerimi uçsuz bucaksız bomboş ovaya benzetirim. Serin serin esen rüzgârlar ve düzlük ve boşluk... Zaten bu sükuneti her zaman klasik müzikler, New Age müzikler ve arada TSM müzikler devam ettirir. Bezen kendime diyorum: "Mustafa, şu güzel yaz günlerinde yaşamın da yaz mevsimi gibi olsun. Bak serin serin esen rüzgâr tenine naif dokunuşlar bırakıyor; sen de yaşama böyle naif dokunuşlar bırak. Güzel günleri kötülüklerle kirletmeye ne gerek var ki!" Bu düşünceler her mevsim farklı oluyor.

Hani derler ya ıssız bir adada tek başına kalsan alacağın üç şey ne olur? Ben kalem, kağıt ve blogum derdim. Blogum ile artık birbirimize kaynadık. Aramızda bir bağ kurduk. Özelikle yaz günlerinin sona erdiği zaman diliminde ve bugünlerde bloguma çok ihtiyacım var.

Blog Dünyasının Kristal Çocukları

Blog yazarları yani kişisel bir şeyler yazan blogların değeri çok büyük. Onlar blog dünyasının kristal çocukları. Dünya karmaşık, insanlar maddi şeylerle uğraşıp birbirlerini öldürürken; dünya insanların  çapında fikirleri ve hayal dünyaları çalınırken blog yazarları yaşama hayal güçlerini katıyorlar. Maddeye düşkünlük yerine daha çok duyguları ve yaşamdan aldıkları içsel ve doğaya ait halleri paylaşıyorlar. Takip etiğim bloglar sanki bu dünyadan değiller. Dünyanın bütün karmaşasından uzak, ayrı bir dünyada yaşıyor blog çocukları. Yaşamın gerçek yüzünü yazıyorlar. Kavgaları bırakıp, sevginin dilini konuşuyorlar. Düşünen, eleştiren; klişeleri yıkan fikirler ile gelen bu kristal çocuklar, yani  yani çağın ilk neslini başlatacak kişiler blog dünyasındalar. Evet, abartmıyorum dünyayı bilinç seviyesi yüksek; insani değerleri ve içsellikleri bakımından üstün bir medeniyete taşıyacak potansiyel kişisel blog yazarlarında çokça var.

Teknolojimiz ile övünüp gelişmiş bir yaşam formu olduğumuzu savunuyoruz. Ama öyle değil teknoloji ilerlerken insanlık aşağılara iniyor. İşte blog dünyasının kristal çocukları her bir yayınla her bir "post" ile insanları kendi özüne yaklaştıracak.

Yarınki ve daha sonraki yazılarımda bu konuyu daha da açacağım. Bu giriş olsun.

Mustafa Sönmez ©
Bu yazı tamamen özgündür. Alıntı yapılamaz...
Blog Dünyasının Kristal Çocukları Blog Dünyasının Kristal Çocukları Reviewed by SNMZ on Ağustos 28, 2015 Rating: 5

10 yorum:

  1. Günlük hayatın kargaşasından uzak sade bir alan olduğu içindir belki , belki de gerçek hayatta çevresindekilere anlatmaya çalıştığında anlaşılmamaktan sıkıldığı içindir kişilerin kendi kendine iç dünyalarını yazmaları her blog yazarının farklı sebepleri var.Ama dediğin gibi Maddeden daha çok içsel hallerini paylaşıyor herkes bu güzel bir şey :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, içsellik çok önemli. Yarın ve sonraki günlerde bu konuyu derinleştireceğim.

      Sil
  2. Gerçekten de "blog" dediğimiz bu farklı bir dünyanın içine gireli o kadar uzun zaman olduki. Özellikle kişisel blog ' lar olarak; bambaşka dünyalarda, gerçek hayattan uzak bir yerde, sadece derinden gelen duyguların satırlara parağraflara döküldüğünü görmek iyice bağlanmama neden oluyor. Bu sebepten dolayı ben; uzun zamandır, senini tabirin ile bu kristal çocukları arayıp takibe almayı istiyorum. Bu dünyanın kristal çocuklara çok ihtiyacı var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, Mustafa çok doğru. İnsan yazdıkça, kişisel blog dünyasından güzel blogları gördükçe daha da bağlanıyor. Bu konuyu devam ettireceğim

      Sil
  3. ooo kristal çocuklar , süperiz yaa :)

    YanıtlaSil
  4. Emeğine sağlık Mustafa Bey
    Güzel bir yazı dizisi bekliyor bizleri sanırım. Emeğinize sağlık.

    Sevgi, Saygı ve Hürmetlerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, umarım iyi bir yazı dizisi olur.

      Sil
  5. "Blog Dünyasının Kristal Çocukları"... Güzel özetlemişsin, bu tabiri tuttum. Güzel noktaya değinmişsin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için teşekkür ederim. Bu konuyla ilgili diğer yazıları da hazırlıyorum. Bugün 2. yazıyı yayına alacağım

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.