Kıldan Tüyden Meseleler

Tıraş Pıçağı - İnsan nasıl tıraş olur bununla ya hu, doğrar adamı

Uzun zamandır "Absürt İşler" etiketi ile bir paylaşımda bulunmadığımı fark ettim. Aslında dün "Gelileo'nun Orta Parmağı" adlı yazımın iki paragrafını yazdım. Aman dedim, Galileo biraz daha beklesin. Sırada, taslaklarda, bekleyen onlarca yazı varken yaz yaz nereye kadar? Aslında ben de klasik edebiyatımızda "yazı makinesi" olarak anılan Ahmet Mithat Efendi gibi yazdıkça yazasım var. Yine bugünlerde kitaplarına arada bir göz gezdirdiğim Ahmet Rasim de ne güzel diyor: "Muharrir Bu Ya" adlı o çok sevdiğim yazısında: Laf değil, muharrir bu! Yaz! Hem de çalakalem yaz! Durma yaz! Hem kaleminin ucuna nasıl gelirse öyle yaz!... Deme kış, yaz; yaz! Bu nasihatı kulağına küpe yap! Buna bir rumuz olmak üzere kurşun kalemini kulağının ardından eksik etme! Yolda yaz, tramvayda, otomobilde, şimendiferde, vapurda, arabada, kayıkta dur, otur, zıpla yaz."

Yine uzattım. "Konuya gelsene be adam! Kıldan tüyden meseleleri istiyoruz biz. Hadi" derseniz haklısınız sevgili blog okurlarım.

Bütün absürt öğretilere ithafen

Arada Yotube bakarım. Genelde izlediğim şeyler bellidir. Kısa filmler, müzik, belgesel programları ve buna benzer videolar... İnsanlığın özellikle de dünya teknoloji devlerinin akıllarını kullanarak ürettikleri; yine fikir dünyasını özgürce kullanıp hayal ettiğini gerçekleştiren insanları gördükçe insanların iki ayağının üzerinde duran maymundan daha ötesi olduğunu anlıyorum. Hele yazılan kitaplar fikir dünyamızın genişliğini ve medeniyetimizi nasıl geliştirdiğimizi bize gösteriyor.

Bütün bunlara rağmen Youtube'ta soldaki tavsiye video şeridinde bir hazret belirdi. Tövbe dedim! Erenlere karıştım galiba. Sakallı, nurani yüzlü; çok şakacı bir adamdı. O nurani yüzdeki enerji ile monitör eriyecek sandım. Hemen aydınlatmayı azalttım. Güneş gözlüğü yeterli olmaz diye kaynakçıların kullandığı maskeden taktım. Yangın riskine karşı yangın tüpünü yanıma alıp, itfaiyeye haber verdim. "Tamam itfaiye kısmı abartılı oldu, hemen kızma" neyse hadi konuya girelim de bilgisayar soğusun...

Sakal kesmek haram (günah) mı?

Bu videodaki nüktedan amca diyordu ki: Sakın sakalınızı kesmeyin. Haramdır. Cayır cayır yanarsınız. Peygamberimiz de sakallıydı, tıraş olmak haramdır. İlk önce bu adamı dinleyen insanlardan hiç bir ses çıkmıyor. Esprilere gülüyorlar sadece. Biri de çıkıp itiraz etmiyor. "Kardeşim ne zırvalıyorsun sen" demiyor. "Peygamber Arapça konuşuyordu, senin savına göre Türkçe konuşmak da haram, zinhar Allah yakar" dese haklıdır. Tüm peygamberler sakallıymış da biz de sakal uzatmalıymışız. Sanki adam bütün peygamberleri görmüş. Zaten bu bir ölçü değildir. Sakal yani yüz kılları erkek vücudunun bir parçasıdır. Kıllar da bir hikmet ve erdemlilik olmaz. Örneğin kışın sakal bırakmak süper olur. Koltuk altı kılları, cinsel bölgedeki kıllar sürtünmeyi ve terin o hassas bölgeleri tahrişini yani pişiği önler. Kaşlarımız yine gözlerimizi korur.

Koltuk altı ve kasık kılı, yüzdeki kıllara (sakala)karşı

Şimdi, bu adam din adamı ya (bana göre değil) Kur'an'a bakalım. Eğer iyi bir araştırmacıysanız, inancınız önemli değil, bakınca göreceksiniz ki: Kitap, yani Kur'an, sakalınızı uzatın; yok şuranızın kılını kesin; buranıza dokunmayı demez. Demiyor da. Çünkü erdemli olmak ne sakalla ne de saçla olur. Toplumsal dayanışma; insan hakları; yüzlerce yerde "aklınıza danışın, düşünün" diyen Kur'an'a göre düşünüp fikir üreten bir toplum olmamız gerekmiyor mu? A hoca bunları anlatsana. Bırakın ya hu, benim yüzümdeki kılı, apış aramdaki kılı. Bunlar kıldan tüyden meseleler. Sakal bırakmak bir zevk meselesidir; dinin konusu değildir. Bunları kutsal saymayın. Bırakın isteyen istediği gibi yaşasın. Sakalını mı uzatır; koltuk altı kılını mı uzatır; bu kılları keser ya da müzeye mi koyar? Bunların bizim özgür düşünen bir toplum olmamıza, erdemli bir insan olmamıza ne faydası var. Doğu toplumunun düşünce yapısı ve hayal dünyası belli. Din adamlarının beğenmeyip kötülediği "cehennemlik zındıklar" olarak nitelenen bilim insanlarının ve yabancıların icatlarını ve teknolojilerini bu cennet ehli hikayeci vaiz(ler) ne yüzle kullanır anlamıyorum. Bu meseleler ile insanlar kasten mi uğraştırılıyor ne? Bunlarla dolu ilmihal kitapları yerine dünya klasiklerini okuyalım ya da popüler bilim kitapları en azından ufkumuz açılır. Ey hoca, eğer din anlatacaksan Kur'an'dan anlat e mi? Ya da sus, motorun soğusun.


Gelelim kurama

Sağ kol, sol koldan daha erdemli ve üstün. 
Yüz kılı, koltuk altı ve cinsel bölge kıllarından daha üstün...
Biz buna kılda üstünlük kuramı diyoruz... 

İnsanlar, umarım, inançlarını iyice araştırıp öğrenirler. Ve her zaman hurafelerden ve yozlaştırılmış inançlardan uzak durarak barış ve esenlik içinde yaşarlar.

Mustafa Sönmez ©
Bu yazı tamamen orijinaldir. Alıntı yapılamaz.

Sen de yorumunu yaz olur mu?
Kıldan Tüyden Meseleler Kıldan Tüyden Meseleler Reviewed by SNMZ on Haziran 18, 2015 Rating: 5

6 yorum:

  1. Bu gibi insanlara prim vermemek için kuranı kerimi 4 kere okudum. Ve hiç dedikleri gibi bir olay yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten bunu bildikleri için insanlara "okumayın anlamazsınız." diyorlar. Özellikle ramazan ayı içinde yani şu günlerde televizyonda fahiş fiyatlarla program yapan ve öykü anlatan hikayeciler çıkacaktır.

      Sil
    2. ''Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.'' Ankebut Suresi-51

      Hadis ayağına Kitap'ta olmayan bir çok şeyi dine sokma olayı var. En doğru kabul edilen Buhari vs.'nin hadis kitaplarını bile incelediğinizde Kuran'la çelişen çok şey olduğunu görüyoruz. Hani bir de yorumda bahsettiğin 'Anlayamazsınız' sözü var ki, evlere şenlik. İlk indirilen sure 'Oku' diye başlıyor, bir çok yerde mübindir (açıktır), tamamlanmıştır, ahsena tefsirdir (en güzel yorum) diye geçmesine rağmen bu ısrarın nedenini anlamak pek mümkün değil. Aslında mümkün de işte, o bambaşka bir yazı konusu olabilir :)

      Sil
    3. Bu meseleleri tartıştığım her tartışma sonunda hakaret ve küfür işitiyorum. Adamlara ayet numarası veriyorum bak işte burada diyorum hâlâ yok şu kitapta şu yazıyor bura şu var, benim hocam, benim şeyhim deyip duruyorlar. Bir arkadaşım (ki artık konuşmuyoruz, eleştirdiğim için düşman oldu bana, sıkışınca "sen Arapça bilmezsin" dedi. Yani millet kandırılmaktan haz alıyor.

      Sil
  2. Ne yazık ki , ilk emri bile anlayamamış bir milletiz . Ne söylesem az bu konuda , zinhar dinden çıkar , haşa çarpılır , külliyen kafir olabiliriz , çok soru sorunca bile aman o kadar derine inme çok iyi değil diyenler mi istersiniz, o kadar ince düşünürsen kafayı yersin diye bilimsel açıklık getrenler mi , . Herkesin inancı kendine , artık iş o hale geldi ki , bence dinden ziyade iyi- kötü ayrımı yapılmalı toplumda , zira insanlar bence ikiye ayrılır , iyiler ve kötüler . Şimdi biri çıkıp bir hadise göre iyilik şunla der mi , der valla :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef karşı çıkar eleştirisen bir fetva ile işi bitirirler. Ah Atatürk bu hurafelerin kökünü bitirmeden öldü. Ne vardı 20 sene daha yaşasaydın, diyesim var. Her knuda hadis var. Din adamları yaşamın her anında her şeye karışıp sevap günah kuralları koyuyorlar. Onlara göre Kur'an anlaşılmaz bir kitap. Kendi sözleri daha açık :)

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.