Bir Blog Yazarı Olmak, Ya da Olmamak

Hayat Yaşam    

Bir Blog yazarının kayıtları... 
Teknolojinin gelişmesi ile insanların alışkanlıkları da değişti. En büyük değişikliği ise hayatımıza internet kattı. Aslında her şey J.J.Thomson'ın elektronu keşfetmesi ile başladı. Aslında elektronların etkisi eski Yunan'da biliniyordu. Bir birine sürtülen kehribarın statik elektrikle yüklendiğini gözlemleyebiliyorlardı. Bu sebeple de bu etkiye kehribar anlamına gelen "elektorn" adını koymuşlar. İşte elektrikle çalışan bütün cihazlarımız bu başlangıçla günümüze kadar gelmiş.

Peki bu anlattıklarımın blog yazarı olmakla ne alakası var? Bu soruyu sorduğunuza eminim. Blog yazdığımız bu bilgisayar bu genel ağ (internet) kısacası bütün elektronik sistemler yukarıdaki paragrafla bağlantılı.
Neden Blog Yazıyorum?
Blog (yani ağ günlükleri) yazmanın en güzel tarafı: Hayatımızın nasıl geçtiğini, kaydetmeye değer şeyleri, kendimizi, gördüklerimizi yazmak, paylaşmak;  bir iz bırakmak olsa gerek. Fakat maalesef ki bu tür bloglar takip edilmiyor. Fikir,  yazı ağırlıklı blogların  genel durumu bu. Gerçi sabır ile beklemek usanmadan yazmak gerekiyor. Sosyal paylaşım ağlarından yararlanmak, diğer sitelere/bloglara yorum yazmak gerekiyor. Yine de insanlar yaşamın sırlarını ve kaydetmeye okumaya değer şeyleri sıkıcı buluyorlar. Video izlemek, küçük oyunlar daha cazip geliyor. Yok, yok sevgili blog okuyucularım sizler baş tacımızsınız uzun da olsa kişisel bloglardaki o paylaşımları okuyun olur mu? Değişik yaşamlara dokunmak inanıyorum ki sizlerin ufkunu genişletecek. Sadece yazılardan ibaret de değildir bloglar. Yazarın zevkine kalmış, teknoloji üzerine, yeme-içme üzerine, kitap üzerine on binlerce blog var. Çok neşeli bir blog âlemi var değil mi?

Ben de bu neşeli blog âleminde kendi blogumda tecrübelerimi yazıyorum. Bir teknoloji blogu değilim fakat, karşılaştığım sorunlar ve bulduğum çözümleri teknoloji etiketi ile yayınlıyorum. Bilgisayar çözümlerini yine ilgili etikette paylaşıyorum. Edebi yazılarımı, okuma notlarımı (zamanda yolculuk, fizik ve ötesi, bilgi küpü, günce, şiirlerim, yazılarım vb.) yine blogumda paylaşıyorum. Kopyala-yapıştır oradan çal buradan alıntıla değil, içimde yer edenleri; zihnimde esip fırtınalar kopartan ne varsa onları yazmalıyım diye düşünüyorum... Uzay-zaman boyutunda salınan yaşamımız bir mum gibi eriyip bittiğinde; geriye belki de sadece yazdıklarımız kalacak.

Blog yazarı olmak kolay iş de değildir. Sürekli canlı olmak gerekir. Ziyaretçilerle ilgilenmek, yorumlara her zaman cevap vermek. Sık sık güncellemek. Arama motorları ile uyumlu hale getirmek. İlgi çeken başlıklar ile yayınları hazırlamak. Sosyal medyanın gücünü kullanmak. Şunu da unutmamak lazım: İnternet bir blog çöplüğüne dönüşüyor, bunun sebebini hiç düşündünüz mü? Bunun sebebi açılan blogların, yayın eklenmeden öylece kalması ve silinmemesi. Hatta insanlar bloglarına yerel alan adı alacakları zaman blog sistemine ne yazsalar o blog adının önceden alınmış olduğu uyarısını görüyorlar; o blog sayfasına gidince de boş içerik ile karşılaşıyorlar. Ya da sayfa düzeni olmayan sağı solu yamuk, biçimsiz bir tuhaf mutant blog ile karşılaşıyorlar. Evet sevgili blog yazarları kullanmadığımız blogları silmeliyiz. Kullanmayacağımız blog alan adlarını hiç almamalıyız bu başkalarının işini zorlaştırıyor. Ben de bu yazıyı açmadan kullanmadığım blogları sildim. 

Kısacası blog yazmak da bakımını yapmak da büyük sorumluluk istiyor. Bir blog yazarı olmak güzel şey! 


Benim amacım "hayatı kaydet"mek. Yaşamı ve aklımdan geçenleri bilgi ve elektronik çağında, çağa uygun olarak paylaşmak... Düşünenler ve yaşama anlam katanlardan olmak gerekiyor. Belki de yaşama bıraktığımız izlerdir bütün bloglar. Yaşadı, yazdı ve öldü...
Diğer bir amaç ise:  "Düşün, eleştir; inandıklarını sorgula, kıyasla ve sonra inan" sloganım doğrultusunda bilgi çağında hurafeleri ve anlatılagelen öyküleri sorgulamak olsa gerek. Yaşamı ve inandıklarınızın doğruluğunu sorguluyor musunuz?

Blog Nasıl Açılır?

Blog Nedir?



Blog Maceram adlı yazıyı okumanızı tavsiye ederim hadi tıkla ve oku olur mu? 

Mustafa Sönmez © 
Bu yayın tamamen orijinaldir. Alıntı yapılamaz! Kopyalanamaz!







Bir Blog Yazarı Olmak, Ya da Olmamak Bir Blog Yazarı Olmak, Ya da Olmamak Reviewed by SNMZ on Haziran 10, 2015 Rating: 5

14 yorum:

  1. Blog dünyası ile tanıştığım günden beri yeni bloglar keşfetmeye devam ediyor ve sürekli blog yazıları okuyorum. Ama gerçekten okunamayan bloglarda çıkıyor karşıma. Bence "özellikle yeni başlayan bloggerlar" çok ziyaretçim olsun düşüncesi ile şu konudada yayın yapmalıyım bununlar ilgili de yazım olmalı gibi düşüncelere kapılarak çok yapmacık yayınlar oluşturuyorlar. Ama bunun yerine içinden geldiği gibi günlük tutarak duyğularını ifade ederek içten ve samimi bir şekilde yazılmalı bloglar. Yani en azından ben öyle düşünüyor, öyle bloglar seviyorum. Blogger'in "yazılarım okunuyor mu ? " kayğısı olmamalı. (Tamamen şahsi düşüncem budur, herkesin düşüncesine de elbette saygı duyuyorum...)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen hava atmak için yazanlar bile oluyor. Yazılarım okunuyor kaygısı abartmamak şartıyal iyidir. Kaliteyi arttırır. Mesele blog yazarı "yazılarım neden okunmuyor?" sorusunu kendisine sorarak kalitesini arttırabilir. Fakat, Alexa, Google sıralaması çaba harcamak ya da bu amaçla yazmak blog ruhuna ters düşer. Samimi olmak önemli. Yeni başlayan blog yazarlarını her zaman desteklemek lazım. tabii ki kaliteli ise, çalıp çırpıp yazmıyorsa. Örneğin bugün güzel bir yazı gördüm okudum ama blog yazarı yazı sonuna yazının orijinal mi olduğunu kendine mi aittir yazmamış Yorum yapmadım bu nedenle. Yazıların sonuna kesinlikle bize ait mi değil mi belirtmek lazım.

      Sil
  2. Maalesef makyaj bloglari her zaman daha ilgi goruyor fakat benim dusuncem ise beni şaşırtan ve bilgilendiren bloglari okumak. Ama böyle seyler nadir oluyor yani daha yeni blogger olarak bunlari gozlemleyebildim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, dolu dolu blog yazmak lazım. Bu arada bloguna bağlanamıyorum bir sorun mu var bloguna?

      Sil
    2. Hayır bir sorun yok neden baglanamiyorsun acaba ?

      Sil
    3. Sorun yokmuş. Tablettyemiş sorun.

      Sil
  3. Sabır işine katılıyorum.Bir de insanlar bir süre sonra usanıyor.Kimse yazılarını okumayınca öylece bırakıyorlar bloglarını.Ben de 3,5 sene önce blog açtığımda çok az kişi yorum yapıyordu.Ama benim amacım sadece okuduğum kitapları unutmamak adına günlük tutmaktı.Zamanla daha fazla okuyucuya ulaştım.Bir kitap paylaştığımda bu kitabı okuyanlar googledan bloğumu bulup yorum yapınca çok mutlu oluyordum.Sonuçta bir emek veriyorsunuz ve geri dönüşü olumlu olunca insan yazmaya devam ediyor.Zaten zamanla ray yerine oturuyor.Bir şeyden çabuk sıkılan bir insansanız blog açmaktan uzak durun.Bir de kopyala-yapıştır yapmak büyük emek hırsızlığıdır diye düşünüyorum.Nitekim bende gazetelerden,dergilerden ya da çeşitli sitelerden güncel edebiyat yazıları okuyorum.Hoşuma gidenleri paylaşıyorum ancak tamamen kendimce yorumluyorum.Kendi hislerim ile yazıyorum.Bu çok önemli.Kopyala yapıştır yapmak blogculugun ruhuna kesinlikle ters.Güzel yazı olmuş hocam.Tamamen doğru tespitler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de elimden geldiği kadar blog okumaya çalışıyorum. Günlük 1 saat kitap okumak gibi 30 dakika da blog okumak güzel olur. Ben ilk olarak 2009 'da iki alan adı ile blog açtım. Net olanı bıraktım, com kaldı. İlk başlarda kendi paylaşımım olsa da crack gibi müzik film gibi içeriği temizlendim. Yüzden fazla yayını sildim. Tamamen kişisel bir blog oldum çok da iyi oldu. Bu arada kitap paylaşımları her zaman güzeldir. Ben de zaman zaman kitap tanıtıyorum.

      Sil
  4. Ben iki yıldır blog dünyasıyla iç içeyim. Okumaktan çok zevk aldığım bloglar var.Kendine özgün yazılarını , günlük neşesini , sıkıntısını ve düşüncelerini paylaşan çok değerli bloggerler var. Fakat ürün tanıtımı yapan bloglardan gerçekten çok sıkıldım. Ne yazık ki onların takipçi sayısı emek verip kendi düşüncelerini yazanlardan çok daha fazla.
    Ayrıca kitap tanıtma konusunu ürün tanıtımı içerisinde değerlendirmek haksızlık olur. Okumayan bir toplumda , belki sizin tanıtımlarınız sayesinde ilginç gelipte okumaya heveslenen birileri olabilir. Bu nedenle sakın kitap tanıtma işini bırakmayın :)
    Benim de üç blogum var. Birinde diktiğim çantaları paylaşıyorum. Bir diğerinde yeni taşındığım Krakow'da ki günlerimi yazıyorum. Diğerinde ise aklıma ne gelirse yazıyorum. Tek derdim birileri okusun diye yazmak değil. Yazdığım zaman kendimi çok iyi hissediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşüncelerini paylaştığın için teşekkür. Yorumunun sonunda aslında bütün konuyu ne güzel özetledin: "Yazdığım zaman kendimi çok iyi hissediyorum"

      Sil
  5. Tebrik ederim güzel bir yazı olmuş. Bazen düşünmüyor değilim. aslında. Blog yazmak güzel ama biraz da sıkıntılı bir iş. Her şeyi yazamıyorsun mesela. Ya da hayatında yazmak istediğin ama biraz özele giren şeyleri yazamıyorsun. Sonra bazı zamanlar yazmak istiyorsun ama içerik bulamıyorsun. Neyse ki ben bunları hep atlattım. Yazmak için hiç çabalamıyorum. Biri blogumu takip etmiş etmemiş hiç takmıyorum.

    Yazılarımın çoğu taslaklarımdan doğuyor. İki satırlık bir şey mi geldi aklıma girip birşeyler karalıyorum ama yayınlamıyorum. Daha sonra eski taslaklara göz atıyorum yazmak istediğim olursa yazıyorum. Böylelikle bir şey yazayım tribinden de kurtulmuş oluyorum.

    Makyaj moda bloglarından da oldum olası nefret ederim. Saygım var ama sevmiyorum. Şu an da blog sayfana baktım 34 takipçin var. Ama samimiyetimle söyleyebilirim ki çok kaliteli yazılar var blogunda. İnsanlara fazla takılma yani biri iyi der biri saçma der biri takip eder öbürü etmez. Yazını yaz geç. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşüncelerini paylaştığın için teşekkür ederim. Ben de ilk önce dijital notlar alıyorum. Blog yazarlarına tavsiyem Evernote'tu kullanmaları. Mobil ve masaüstü her yerden notlara ulaşmak mümkün. Ben de aklıma gelen her şeyi, okuma notlarımı kaydediyorum.

      Hit kaygısını, Facebook'ta abone ve beğeni arttırmak için yanıp tutuşmaya benzetiyorum. Konuyla ilgili yazmıştım. Facebook'ta abone kasmak diye blogda aratılırsa bulunur. Konu çok bu aralar her gün yazsam aylarca içerik bitmez ama yeterince yazmak en doğrusu. Çok özel şeyleri paylaşmak zaten blogu Facebook'a dönüştürür. Ama arada içimden geçip de yazamadığım çok şey oluyor.

      Absürt İşler bölümünde yazdıklarım için o kadar küfür ve hakaret alıyorum ki, umurumda bile değil. Hatta düşünen ve eleştiren sorgulayıp aklına yatmayana inanmayan bir düşünce değişiminden sonra yazdıklarım karşısında yıllarca arkadaş olduğum kişiler resmen düşman oldular. Bazen çok özel şeyleri, özel fikirleri paylaşamıyor insan.

      Beğendiğimiz dolu dolu blogları takip etmek ve yorum yazarak bu farkı belirtmek güzel bir dayanışma olur. Ben de bahsettiğin tür bloglar ile çakma teknoloji bloglarını sevmiyorum.

      Sil
  6. Yazılarınızı keyifle okuyorum blog dünyasında yeni olmama rağmen ilk hevesle çokça blog ziyaret ettim. Sizin bloğunuzla da sevgili deep bi tanıtımından dolayı tanıştım. Herkes her bloğu takip edecek diye bir kaide yok. Aynen ben de ürün tanıtım bloglarından, makyaj ve stil bloglarından hoşlanmıyorum. Sizin de bahsettiğiniz gibi kopyala yapıştır bloglar çokça var. Hemen belli ediyor kendini ben yapıştırmayım diye bunlar insanı ister istemez uzaklaştırıyor bu tür bloglardan.
    Herkesin amacı ortak içini dökmek, yazdıkça rahatlamak, ferahlamak, yazılı kaynak bırakmak...
    Hoşçakalın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşüncelerini paylaştığın için teşekkür ederim. Gerçek blog yazarları hep anı şeyleri düşünüyor. Yaşama, kendimize, düşüncelerimize yani insana dair halleri yazmakla bıraktığımız blog yazıları, senin tabirinle, "yazılı kaynaklar" tarih öncesi tabletler ya da deri üzerindeki el yazmaları kadar değerli. Bloglar bence bir toplumun fikir seviyesini, blog yazarlarının düşünce boyutunu en güzel şekilde yansıtıyor. Keşke diğer dillerdeki kişisel bloglar bilgi ve yaşama bakış açısından kıyas edilse.

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.