Gel Bahar Şiiri ve Yanımda Kalanlar

Bahar çiçekleri wallpaper   


Uyku... Günün geç bir vaktinde değil, uyku ansızın bastırınca üzerime hafif bir battaniye alıp 2 saat kadar müzik eşliğinde uyumak öyle iyi geliyor ki! Tarifi imkânsız... Bahar mevsimi yeni girdi. Hava soğuk bazen sıcak bazen yağışlı... Bugün soğuk ve yağmurlu bir gün var İstanbul'da. Gece hep aynı state gördüğüm, aynı tür kâbus; o berbat rüya çocukluğumdan beri değişik değişik ama hep aynı mekanda kendini göstermeye devam ediyor. Belki de bugünkü yaşadığım uyku sersemliğinin sebebi bu "kötü rüya"dır...

Her sene bahar aylarında havaların ısınmasıyla ufak tefek de olsa bir şeyler yazıyorum. Çünkü dışarı çıkıp parkta uzanıp açık havada kitap okumayı ve bir kaç satır bir şeyler yazmayı özledim. Her ne kadar yaşam alanları gitgide yerini yollara ve beton meydanlara; metro inşaatlarına bıraksa da... Yapacak çok fazla bir şey yok. Hatta bazen yazmak ve okumaktan başka hiç bir şey bulamıyor insan. Bazen iki kelime okumak için elime aldığım kitaptan saatler sonra 3-5 sayfa okuduğumu fark ediyorum bazen öyle edilgen bir iş haline geliyor ki bu durum bir "zombi" sanıyor insan kendini.

Yalnızlaşıyoruz biliyorum. Belki de hep yalnızdık... Sosyal medya hortlakları olduk çıktık. Birkaç arkadaş ile artık "aynı telden çalmayınca" arada telefonla ya da yüz yüze muhabbetler de kesildi. Ben herkesin benim gibi düşünmesini şart koşmam. Eleştirmem,  başkalaştırmam kimseyi... İsimsiz Yalnızlığım denemesinde bir ad bulamamıştım bu duruma.  İnsanlar öyle kaypak bir karaktere sahipler ki bazen anlam vermek bile zor. Hele bir de biraz günyüzü görüp de statü atlayınca havalara girenler var ki, sormayın! Kütük her zaman ve her yerde "kütük"tür bunu anlayabilseler.

Yıllardır tekrarla her can sıkıntısında sayfalarını açıp o hantal cüssesini, 1032 sayfa,  dizlerime koyup uzun uzun okuduğum şair biyografileri ve en seçkin şiirlerini tekrar okumak için, soğuk ve yalnız geçirdiğim Bolu gecelerinde dostum olan, Batı Tesirindeki Türk Şiiri Antolojisi kitabını tekrar açtım.  İşaretli, Osmanlıca kelimelerin Türkçe karşılığı ile dolu notlarımın bulunduğu sayılara bakınıp durdum.  Biyografilerden çok etkileniyorum.  Yaşamış,  nefes almış, belki hiç de hiç bitmeyecekmiş zannedilen yaşamın nasıl eridiğini ve son bulduğunu görmek tuhafıma gidiyor. Yaşamda iz bırakanlar sadece "hayatı kaydeden"ler oluyor.

Çok karıştırdım. Neler saçmaladım ben böyle ya! Blog yazarı olarak ilk defa içimi döktüm galiba. Onu da beceremedim. Şu şiirle yazımı bitirmek istiyorum. Her ne kadar Youtube ve saçma sapan "caps" siteleri osuruktan sosyal medya "geyikleri" uzun yazıları okunmaz kısa da...

Mustafa Sönmez 
İstanbul
Bu yazı orijinal bir fikir ürünüdür. 


Halide Nusret Zorlutuna - Gel Bahar Şiiri


Gel bahar, erit bu yolun karını,
Geçen seneleri anmayalım hiç
Dinle bülbüllerin şarkılarını
Güllerin kıpkızıl şarabını iç.
Bu dünya bir büyük meyhanedir, gel!

Saçlarında baygın bir gül kokusu var...
Dudakların kızıl, karanfil gibi.
Gözlerinde gülsün mine ışıklar,
Sesinle büyüle çarpan her kalbi.
Bu hayat zaten bir efsanedir,  gel!

Ben mi çıldırmışım, sen mi delirdin?
Yalvaran sesimden bu kaçış nereye?
Git, dediğim zaman koşar giderdin;
Gel şimdi de, inan bu efsaneye;
Şimdi günler birer peymanedir, gel!

Gel bahar, gel bahar, yakınlarda gül!
Denize renginden armağan bırak
Ufuklarda gezin, semaya süzül
Sonra yavaş yavaş in, içime ak!
Gönlüm hasretinle divanedir, gel!

Gel Bahar Şiiri ve Yanımda Kalanlar Gel Bahar Şiiri ve Yanımda Kalanlar Reviewed by SNMZ on Nisan 20, 2015 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.