Youtube Kafirleri ve Sosyal Medya Cenabetleri

absürt   

Bugün aslında böyle bir yazıya niyetim yoktu. Daha doğrusu başlığı gece Evernote'da "Absürt" başlığı altında oluşturdum. "Kime niyet, kime kısmet" derler ya işte onun gibi ben de yazıya ilk olarak şu "cenabetler" ile başlayayım dedim.

Unutmadan bu yazı bütün absürt kural ve öğretilere hediyemdir... Din ile kandıran ve kandırılanlar için...

Youtube kafirleri (!)


Youtube, Google'ın bile pabucunu dama atacak bu gidişle niye mi? Artık aramaları Youtube üzerinden yapmaya başladı insanlar. YouTube'da kaliteli içerik de var. Özellikle son zamanlarda insanların yanlış inançlarını ve dogmalarını;  yanlışları, fanatikleri ve eleştirel düşünmeyenleri birazcık da olsa "akla" yönelin diyen videolar hazırlayan felsefeci,  teoloji profesörleri için "bu kafirleri dinlemeyin" diyen hatta "sizin katliniz gerek" diye laf sıçan embesil gebeşler türedi.

Örneğin: Mehmet Okuyan, Caner Taslaman, Edip Yüksel gibi insanları efsanelerden; ruhbanlıktan;  din adamları ve Kur'an dışı kaynakların saçmalığından kurtarmak isteyen kişiler büyük bir cahil, dogma sahipleri ve neye inandığını bilmeyen inancını kaynağını araştırmamış kişilerce "kafir, zındık, mürted" gibi uyduruk sıfatlarla suçlanıyorlar. Oysa dinin kaynağı artık Kur'an değil şu mezhebin, falanca alimin (!) kitabı oldu. Doğruyu söyleyince "tek doğruyu bunlar biliyor bütün hocalar kitaplar yanlışmış" diye cahilane ve araştırmadan yoksun teslimiyetçi bir eleştiri getiriyorlar. O zaman Hristiyan en popüler din şu anda o mantığa göre çoğunluk doğru söylüyorsa hadi Hristiyan olalım. Galileo, Kopernik gibiler dünya yuvarlak ve güneş etrafında dönüyor diyince o zamanın ruhbanları ve embesil halk çoğunluk ne derse onu doğru sayıyordu fakat, gerçekleri savunan 3-4 kişiydi.

İnsanlar birbirlerini hemen "kâfir, sapık" diye damgalıyor. Bu kadar sert olmamalıyız değil mi? 


Artık insanlar inançlarını ya da inançsızlıklarını sloganlar üzerinden götürüyorlar. Kimse neye inandığını ve niçin inandığını; neden inanmadığını bilmiyor.

Facebook Cenabetleri


Geçenlerde şu dini içerik diye hurafeler ve uydurmalarla inanç sömüren Facebook sayfalarından birindeki "gusul abdesti nasıl alınır" gönderisini bir arkadaş paylaşmış. Kur'an'da yazan ile o sayfada anlatılan öyle çelişkili ki... Yorum yapan cahil sürüsünden sorgulayan ve bu şeklin uydurma olduğunu söyleyenlere ağır eleştiriler var. Eleştirenler ise inanın birbirlerine sin-kaflı. küfürler eden, her kelimenin başında "ana-avrat söven" koyun gibi tipler. Gusul dedikleri şeyi törenle yapıyorlar ve o kadar çok şartı var ki! Banyodan çıkmak çok zor. Oysa bu dini sömürü ve yanlış bilgiyi hatırlatınca Facebook cenebetleri cahilce tepki veriyor. Kur'an sadece cinsel ilişkiden sonra yıkanın diyor. Öyle bir törenle her yerin ıslanacak,  kuru kalmayacak şekilde;  üç defa şuraya su; gargara ve genze kadar su çek demiyor: duş alın diyor. İşte ayet numarası bakın: 4:43; 5:6 Artık hacı-hocaya; şeyhe-filanca hazrete sorma devri bitmeli. Dini meselelerde söz Tanrı'nın olmalı. O kitabında her şeyi eksiksiz olarak bildirdiğini,  açık ve anlaşılır olduğunu herkesin anlayabileceğini; eksiksiz ve tam olduğunu şu ayetlerde söylüyor: 7:3; 41:44; 43:3; 56:3; 54:17-22-32-40; 45:6; 13:16; 39:3; 3:79; 6:51; 17:46; 39:45; 39:44; böylece masalcı ruhban din adamlarına gerek kalmıyor.

Midye yemek ve midye satmak günah mıdır?

Şimdi gelelim midye satmanın günah olduğu vaazı ile midye satmaktan vazgeçen vatandaş haberine.  Şimdi dini yasakları ve haramları eğer inanıyorsanız sadece Tanrı koyar. Tanrının kitabı olan Bilge Kur'an'da böyle bir haram yok. Zaten bu durum üç mezhepte helalmiş Hanefî mezhebinde harammış. Bir defa kendi içinde çelişen,  birinin helal diğerinin haram dediği bir sistemde sorun var demektir. Önüne gelen haram, yasak, sevap uydurmuş. Dini ritüeller,  dini vecibeler yüz yıllarca ruhban din adamları tarafından uydurulup duruldu. İlmihal kitaplarında yüzlerce maddelik kuralları uyduranlar;  kıç silmeden,  sümkürmeden işemeye; uyumaya kadar din uyduranlar insan haklarından,  toplumsal dayanışmadan,  insanca yaşamadan,  kadın haklarından hiç bahsetmiyorlar. İşte bu konularda gerçekleri söyleyenleri ve hurafeleri yıkmaya çalışanları da "zındık,  kefere,  katli vacip" ilan ediyorlar. Unutmayalım IŞİD gibi bir terörist katil grubu da sünni alimlerin dini kurallarını uyguladıklarını söylüyorlar. Cariyeler, namaz kılmayanın öldürülmesi,  insan başı kesme gibi bunların hepsini savunan sünni din adamları var.

Aklını başından al, korkut, gereksiz ayrıntılarla boğ; gerçeklerden uzaklaştır... İşte buna din ile afyonlamak deniliyor... Ben kitaplığımdaki Risale-i Nur kitaplarını, ilmihal kitaplarını, hadis kitaplarını artık okumuyorum... İnanın hafifledim ve daha özgürüm. Unutmayalım ki, insan haklarına ve insan yaşamına duyarlı; çağdaş bilginin aydınlığı ile düşünebilen insanlar toplumumuzun üst medeniyet seviyesine erimesini sağlayacaktır. Tabii ki bunu barış ve esenlik içinde yapmalıyız. Yeter ki sorgulayıp, araştıralım.  Üst bilinç seviyesine ulaşmalıyız. Ama kesinlikle insanları fikirleri için suçlu ilan etmemeliyiz. Fikir fikirle yarışmalı. Kazanan esenlik ve doğru bilgi olsun,  değil mi?




Bu videodaki kişiler ile bir alakam yok. Siyasi fikirlerini asla kabul etmiyorum. Sadece doğruya doğru demek adına bu videoyu buraya yerleştirdim.



Mustafa Sönmez 
Özgün içerik, kopyalanamaz...

Youtube Kafirleri ve Sosyal Medya Cenabetleri Youtube Kafirleri ve Sosyal Medya Cenabetleri Reviewed by SNMZ on Nisan 22, 2015 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.