Taksim'den, Youtube'a ve Tanrı Parçacığına Yolculuk

Higgs Boson

Yine hava ısındı bugün sıcak en üst seviyede. Ben aynı şekilde aksam gezintisine çıkıyorum. Taksim'e kadar yürümek kolay değil. Hele bir de venöz yersizliğiniz varsa hapı yuttunuz.  Daha önce yazmıştım Taksime kadar yürüme maceramı. Burada da Taksim'den geri dönüşü anlatacağım.

Kendimi Gezi Parkı'na resmen bırakıyorum.  Ey park öyle yoruldum ki beni ne yaparsan yap.  15 dakika sonra eve döneceğim. Biraz dinleneyim. Taksim karışık bir yer. Ve ben Taksim konusunda hoşlanmadığım şey şu: muhafazakâr takılan kişilerin ve siyasilerin burayı düzeltme; temizleme anlayışları çok gereksiz.  Bırakın insanlar istedikleri gibi yaşasın.  Kim olursa olsun İstanbul'a gelince Taksim'e bir uğrar ve İstiklal Caddesi'nde yürür. İnsanları istediğimiz gibi yapamayız değil mi? Ahlak polisliği yapmaya ne gerek var. İnsanları rahat bırakmak lazım. Bir ara Taksim'e cami yapma işi vardı ve karşı çıktı birçok kişi. O seküler ne idüğü belirsiz ebleh güruhunun söylediklerine değer vermeyerek diyorum ki: içi boş camiler ya da kalbi boş kritik düşünemeyen; eleştiri getirip inançlarını sorgulayıp, gelişme gösteremeyen insanlarla dolu camiler gerçek amacına nasıl ulaşabilir ki değil mi?

Oysa düşüncesi alınmış bir toplum,  analitik düşünmeyen bir topluluğun beynine oksijen gidemiyor demektir. Sonra işte böyle Taksim kavgası yapar dururuz. Bir taraftan da kendilerini milletin "efendisi" sanan seküler yaratıklar var. Bir de bu “seküler” sahiplerin tam zıddı olanlar var. Hepsi aynı… Sonra işte böyle Taksim kavgası yapar dururuz.

Youtube  
Hazır oturmuş ve dinlenirken biraz Youtube'a bakınayım dedim.  Genelde yeni keşfettiğim müziklerin kaynağı burasıdır. Bazen de tartışma programlarının kayıtlarını ve değerli fikir insanlarının monolog videolarını izlerim.  Müzik dinlemek amacı ile Youtube'a bakınırken iki video dikkatimi çekti arabanın içinde, lüks bir araba, bir kız gülmek ile ağlamak; yaşamak ile ölmek; ayılmak ile bayılmak arasında bir öz video çekimi yapmış önce "fakirler ölsün" diyor sonra saçmalıklar başlıyor. Yaşamdan bir beklentisi olmayan, bir uğraşı keşfedecek yeni şeyleri arayacak kapasitesi de olmayınca insan işte böyle şuursuz işler yapabiliyor.  Hipoglisemi etkisi yapıyor bazen lüks insana.  Bu etkiyi okuyarak,  evrenin bize vermek mesajı anlamaya çalışarak ve maskelerimizi çıkararak yapabiliriz. Sonra başka bir video gördüm yine lüks bir arabada kız : "vermem,  bana ne vermem kurusa da vermem" diyor şarkı şeklinde. Sonra bir yaşlı adam cevap veriyor. O cevabı yazmayacağım.  Bir de yorumlar var ki sormayın değerli okurlarım kimisi "araba kiralık beyler" yazarken kimisi "beceriksiz klimayı açamamış, parası var aklı yok"  yazarken başka bir yorum da (mizah anlayışını tuttum bu kişinin) "x markalı araba öyle bir teknoloji geliştirmiş ki motor ön koltukta" diye videoya tepki vermiş.

Bunların hepsini boş verelim. Twitter'da tıklayınca CERN'in (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi FRansa- İsviçre - Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire) Twit'ini gördüm Higss Bozonu'nun (Tanrı Parçacığı)  hızlandırıcılardaki (LHC-Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) keşfinin 2. yılı nedeni ile Bozon için bir doğum günü partisi düzenlemiş bilim insanları. Avusturya'da bu romantik kutlama yapılırken buna en çok Peter Higgs sevinmiştir bu kesin. Kuantum Diary adlı sitede uzun bir yazı var dileyen bakabilir.

İşte böyle güzellikler ve Evrenin sırları ve Tanrı'nın evreni yarattığı dil* olan matematik varken insan zihninin bu bilgilerden beslenip keyif almaması ve Evrenin yaşamına ve kendi yaşamına dair hiç bir fikrinin olmaması ne kadar kötü bir şey değil mi? Eline taş alıp ortalığı dağıdan öğrenciler, üniversite kürsülerinde siyaset yapan akademisyenler... Evet çağdaş değiliz...

Metro ile Mecidiyeköy'e kadar gidip oradan da eve yürüyeceğim. Bakalım metro müzisyeni hangi enstrüman ile hangi şarkıyı söylüyor.

---------
* Bugünlerde çok kullanmaya başladığım aslında Gallileo'nun olan bir söz. Tam şekli: Matematik Tanrı'nın evreni yazdığı dirdir


Mustafa Sönmez ©
11 Temmuz 2014, İstanbul
Bu yazı orijinaldir. Kopyalanamaz. 



Taksim'den, Youtube'a ve Tanrı Parçacığına Yolculuk Taksim'den, Youtube'a ve Tanrı Parçacığına Yolculuk Reviewed by SNMZ on Temmuz 12, 2014 Rating: 5

2 yorum:

  1. geçen gün ülkemin ulema takımı bu tanrı parçacığı denen denyey için de yorum yaptılar ya , ben daha bu memlekette iyi br şey olacağına da , bilimin öneminin anlaşılacağına da inanmıyorum . Keyifli gezmeler olsun , istanbul deyince taksim şart :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onların aklı ermez bu işlere. Higgs Bozunu ve modern bilim onların hayal gücünü aşar. Sadece hurafe üretirler. Ama canavar gibi bir nesil geliyor, aklın yolundan gidecek olan ;) Evet, Taksim şart ;) Bu arada Absürd İşler kategorisine bir bak derim

      Sil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.