Sanal Vakitler ve Sanallaşan İnsanlar

Bruce Willis - Surrogates - Suretler
Zaman ilerledikçe ve bizler değişen yaşam şartlarına ayak uyduramadıkça daha sathi yaşıyoruz. Daha sathi seviyoruz, daha sathi çalışıyoruz. Tabii ki mutluluklar da bu yüzeysellikten kurtulamıyor.

Bir de internet... Ve herkesin bir sanal kimliği "nick name"i var. Forum sitelerinden biliriz; gerçek ismimiz değil de o takma adımız kullanılır. Dünyamız dijital kodlar, internet sinyallerinden ibaret olmaya başladı. Sevdiğimize sevgimizi güzel bir Flash animasyonla ifade ediyoruz. Alışverişler de öyle... Duygularımız da tuhaflaştı, değişime uğradı. Oturduğumuz yerden ağlıyor, gülüyor, belki de âşık oluyoruz... Bilgisayardan hatta cep telefonlarından evimizi izleyebiliyoruz... Daha neler neler yapıyoruz.

Hele bir de sanal oyunlar var ki sormayın. Ufacık çocuklar bile (adı lazım olmayan) bir oyunda sanal şehirde gezip bir birleriyle arkadaş olup, kız arkadaş edinip sanal parkta oturup, sanal diskoda eğlenip, sanal kafede kola içip kek yiyorlar. Gerçek hayattan kopuş başlayıp gerçek ilişkileri de sanalla karıştırdı mı bu miniklerin halleri yaman...

Bir zamanlar da sanal bebek vardı. Bebeğin pardon sanal bebeğin altını temizle, uyut, karnını doyur, çişini kakasını yaptır, gece hastalanır doktora götür ahhh ne zor iş...  Tabii ki bunarın hepsi bir çocuğun avuç içi büyüklüğünde olan bir ekranda gerçekleşiyordu. Şimdilerde demode oldu. Bu da başka bir sanal ucubeydi...

Bruce Willis'in oynadığı Suretler filmi aklıma geldi. (Surrogates - 2009) Filmde insanlar kendilerine benzeyen hatta daha güzel veya yakışıklı- robotlar yaptırıp evlerinden kendi suretlerindeki makineleri yönetiyorlar. Tehlike yok, yorulmak yok... İnsanlar hep birbirlerinin suretleri ile alakadar oluyorlar; ruh yok metalleşmiş sevgiler ise duygudan uzak oluyor. Sanallığın en üst derecesi bu olsa gerek. Tabii ki sonunda robot sistemi ve ağı bütün dünyada çökertilir. İnsanlık bu beladan kurtulur.

Bundan 60 yıl önce World Wide Web (www) ve gezegenimizin biricik arama motoru ve veri bankamız sayılan bilge dedemiz Google  ile ilgili bir bilim kurgu filmi yapılsa yine aynı etkiyi uyandırırdı. Vay be! Derdik. Filmin kurgusu süpermiş...

Sanallaşan dünyada çoğu zaman çevremizdekileri göremiyoruz. Akşam eve gelip bilgisayar başında oturup sevdiklerimizi ve kendimizi hep ihmal ediyoruz. Kısacası sanallaştıkca yalnızlaşıyoruz bu yalnızlığımız bazen filmlere, bazen gazete sayfalarına bazen de televizyon haberlerine yansıyor. Şimdi bilgisayarı, cep telefonlarımı kapatıp kendi gerçek dünyamıza dönüp sevdiklerimize gülümsemenin tam zamanı...

Sanal Vakitler 2 yazısı ve Mutsuz İnsanlar yazısı için tıklayın


Mustafa Sönmez © Hakkımda
11 Kasım 2012, İstanbul 
Düzenleme tarihi: 17 Aralık 2014
Bu yazının yayın hakkı bu siteye aittir. Alıntı yapılamaz, başka yerde yayınlanmaz.

Unutmayın yorumlarınız ve beğenileriniz çok önemli
 
Sanal Vakitler ve Sanallaşan İnsanlar Sanal Vakitler ve Sanallaşan İnsanlar Reviewed by SNMZ on Haziran 26, 2014 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.