Big Bang Nedir? Paralel Evrenler, Biz Hangi Evrendeyiz

Big bang ve evrenin oluşumu


Her zaman zamanda yolculuk ya da başka evrenler konusu bana çok garip ve de ilgi çekici gelmiştir. Hani bazen "nerede o eski günler, zamanı gelirye alasabilsem" der hayıflanır lnsan. Belki de hayatı istediği gibi yaşayamayan, hep bir şeyleri eksik bırakan bizler bu sebeplerden ötürü zamanın gizemini çözmeye çalışıyoruz, kim  bilir... Hayallerimizi şimdilik filmler ve romanlarda  gerçek oluyor. Geleceğe Dönüş filmindeki gibi bir yolculuk sonra çatlak Profesör Brown keşfettiğim ilk zamanda yolculuk hikâyesi olmuştu. Aslında zamanda yolculuk ya da paralel evrenlerin olup olmaması değil asıl önemli olan insanların hayal güçleri ve bazen hayalleri de aşan düşünceleri… Benim yakın zamanda -2013 Ocak ayında-  biten ve hayranı olduğum, bittiğinde üzüldüğüm Fringe dizisi de zamanda yolculuk, paralel evrenler konusu çok güzel bir şekilde anlatıldı.

Aslında paralel evrenler fikrini ortaya ilk atan kişi Hugh Evrett'tir. Bir önceki yazıda Schrödinger’in kedisinden bahsetmiştim o örnekteki kuantum belirsizliğinden yola çıkarak Hugh Evrett paralel dünyalar görüşünü oluşturur. Kutuyu açıp içine baktığımız zaman her iki seçenek de geçerlidir. Kedi hem ölüdür hem de canlıdır. Yani sonuç değişmez. Kutuyu ikiye böldüğümüz zaman ise, gözlemci de gözlenen de iki duruma ayrılır. Gözlemcinin müdahalesi ile birlikte dalga veya  parçacık olarak görünen ayrım, müdahale olmayınca üstüste binme durumundadır. Gözlemci dâhil olduğunda bile bu fonksiyon çökmez ikiye ayrılır maddenin iki ayrı yüzü gibi görünür ve işte bu noktada paralel Evrenler ve yaşamlar oluşur. “Gözlemci bölümün bir tarafındaki kapağı açtığında ve içeri baktığında dalga fonksiyonunun çöküşü yoktur. Her iki sonuç da geçerlidir ve eşit olasılığa sahiptir. Dalga fonksiyonu çökmez, ama tüm Evren, gözlemci de dahil, bölünür. Gerçekliğin birinde, elektronu gören bir gözlemci vardır. Gerçekliğin diğerinde ise ilk gözlemciye bu anlamda benzer olan ve elektron görmeyen bir gözlemci vardır. Amipler ikiye bölünerek çoğalırlar. Zeki ve iyi hafızalı bir amip olsaydı, bölünmeden önce bir kişilik olurdu; ama bölündükten sonra o ana kadar benzer hafızaya sahip olan, fakat sonrasında hayatlarını farklı yollarda geliştirecek kişilikler olurdu”*

Başka bir tarzda ise Everett şöyle der: "Birbiri üzerine birleştirilmiş; ama bir birini etkilemeyen iki çeşit gerçek dünya var demektir: ölü kedinin olduğu bir evren ve canlı bir kedinin olduğu evren"**

Big bang ile birlikte oluşan evrenimizin sıfırdan belki de hiç yoktan çıktığını gören bilim insanları patlamaya sebep olan ne idi? Sorusuna cevap aramaya başladılar. Bir çok şişme modelleri geliştirildi. Planck ölçeğinde kuantum köpükleri ve iç içe girmiş yeni boyutlar olduğu fikirleri öne sürüldü. Bu ölçüler 10-33 gibi değerler olduğu için bunları görmek, deneye tabi tutmak bilimselliğin kariterlerine göre tam olarak değerlendirmek oldukça güçtür. Sadece matematik formüllerin eşliğinde olduğu kabul edilir. Zar evlenler, M-kuramı da bu türe giriyor. Yani çoğunlukla fikir yürütme "böyle olabilir" gibi kabüllerden yola çıkılarak paralel evrenler konusu hayatını sürdürüyor. Zar evrenlerde ise (blog sayfamdaki önceki yazılara bakılabilir) söyle açıklanır: "Eğer bizim üç zarımızdaki kozmolojik evrim, yakındaki başka bir zar ile süregiden çarpışmalar tarafından yönlendiriliyorsa, bildiğimiz zaman evrenin bir çok çecriminden yalnızca birini kapsayacak, bir büyük patlamayı bir diğeri, sonra bir diğeri izleyecektir"***

Big bang'in nasıl oluştuğu tamamen tesadüfi bir zorunluk olarak ele alınmış ve evrenin kendisini yarattığı öne sürülmüştür. Big bang dediğimiz şey (ateist bilm insanlarına göre) sürekli olarak evrende oluşan, evrenlerin birbirleri ile çarpışması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Ve sonsuz sayıda olan bu evrenlerin birinde elbette tesadüfler deneme yanılma yoluyla bütün canlılığı oluşturabilir, fikri savunulmuştur. Yani big-bang ile kabul gören Tanrı'nın varlığı bu şekilde ortadan kaldırıp yerine tesadüfler, sorunluluk gibi kavramlar getirilmektedir. Yani bilim yine bir takım bilim insanın felsefi görüşlerine kurban olmaktadır. Bilim insnaları kendi kabullerini ispat için bilim oluşturduğunda bilimin neye hizmet ettiği de tartışılır. Kendi kendi oluşturan paralel evrenlerle dolu bir acayip yerde yaşadığımız söylenir durur. Bu söylentiler kısaca söyle:

"Edward Tyron’un 1973 yılında ortaya attığı Vakum Dalgalanmaları (Vacuum Fluctuation) modeli ise bizim evrenimizin ve diğer birçok evrenin kuantum dalgalanmaları sonucunda oluştuğunu söylemiştir.

Andrei Linde’nin Kaotik Şişme (Chaotic Inflationary) modeli ise şişen evrenlerin mini evrenlere bölündüğünü, daha sonra bu mini evrenlerin şişip yeni mini-evrenlere bölündüklerini, bu sürecin kesintisiz devam ettiğini söyleyerek sonsuz evrenler önerir." ****

Friedman'ın modeli ise, büyük patlama ile başlayan ve daha büyük çökme ile aon bulup aynı döngüyle tekrar büyük patlama ile açılan evren modelini öne sürmüştür.

Genişleyen bir vakumun içinde kendiliğinden oluşan kabarcık evrenlerin olduğu ve kabarcık bir big bang ile ortaya çıktığı yine söylenmiştir. Alan Guth kendi kendini oluşturan evrenler tezini öne sürmüştür. Böylece sonsuz bir döngü içerisinde evren kendi kendini yaratır (!)

Bilimsellik mi yoksa felsefe mi? Bu sorunun cevabı  çoğunlukla felsefe ve bilim insanlarının kendi inançlarına göre bilim üretme çabaları ile cevaplanabilir. Paralel evren meselesine teist inançlar zaten inanmaktadır. cennet cehennem, rüya alemleri, ruhlar alemi gibi... Bu gibi teist inançların âlemlerini kabul etmeyenler kendi inançları doğrultusunda bilimsel yöntemlerle ispatlanamayan görüşlerini cebren insanlara kabul ettirme çabasındalar. Bu açıkça görülüyor. Yani ister ateist isterse teist olsun paralel evrenler büyük kabul gören bir mesele. Burada neye inanacağımız tamamen bizim seçimimize bağlı.

Mustafa Sönmez - 12 Aralık 2013 © Hakkımda
Bu makale bilim-zamanda yolculuk okumaları notlarımdır. İzinsiz yayınlanamaz. Her hakkı saklıdır. İletişime geçerek bilgi alabilrsiniz.
 
* Çoklu Evrenler-Kuantum Fiziğinin Evrenleri, John Gribbin, S. 43
** Çoklu Evrenler-Kuantum Fiziğinin Evrenleri, John Gribbin, S.47
*** Evrenin Dokusu, Brain Greene, S. 4996
**** Caner Taslaman, Evrim Teorisi Felsefe ve Tanrı, S. 308

Diğer kaynaklar için tıkla
Big Bang Nedir? Paralel Evrenler, Biz Hangi Evrendeyiz Big Bang Nedir? Paralel Evrenler, Biz Hangi Evrendeyiz Reviewed by SNMZ on Aralık 01, 2013 Rating: 5

1 yorum:

  1. Acaip bilgiler. Bilim adamı olunca demek hep uçlarda geziyorlar. Velevki böyle kemdi kendine oluşuyor sürekli, yanmışız biz. Avutuyorduk ne güzel kendimizi ama çalışıyor adamlar bu varsayımları çıkarmak için ne kafa patlattılar kim bilir Mustafa? Çok değerli bunlar salim kafayla yeniden okumam lazım.Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Eğer adının gözükmesini istemiyorsan "Yorumlama biçimi"nden "Anonim"i seçmelisin...

Blogger tarafından desteklenmektedir.