Gelenler ve Gidenler ( Bir Yalnızlık Öyküsü)

Yalnızlık  Öyküsü

Sabahın erken saatlerinde hayat gibi erkenden başlayan bir öykü... Ya da sorulacak onca sorunun başlangıcı. Bir büyük teşhir salonun canı olan gözlerin çıka gelmesi. Uzatmaya ne gerek var bir bebeğin doğuşu bu, yani binlerce gelenin aynı hikâyesi: aynı heyecan, aynı sevinç, aynı kendinden geçiş, aynı planlar...

Sabahın diğer bir tarafında müthiş bir kargaşa, daha doğrusu bir telaş var.

Bu sırada kulağıma bir ses dokunuyor, sabahın bu erken vaktinde, öyle bir dokunuş ki; uzaklardan rüzgârla gelip gidiyor. Ama hayır sabah değil ki öğlen vaktindeyiz. Sabahın erken vaktinde gelenlerde kaldı galiba aklım. Bu ses, evet binlerce gidenlerden birini söylüyor. Bu dünyadan ayrılıyormuş, vücudu toprak altına ruhu sonsuzluğa gidiyormuş. Dünyadan ayrılırken diğer yandan sonsuzluğa kavuşuyor.

Elinde valizini sürükleye sürükleye götürüyor biri. Valizin altında tekerlekler var. Yük kayıp gitsin yolda, ağırlık yapmasın diye taşıyana. Peki dedim kendime benim yüklerim onların tekerleği yok ki! O zaman içimden bir ses haykırdı: Her şeye gücü yeten taşır yüklerini. Ah! Dedim kalbimden; gönlümdeki bu sûfi ses olmasa ne yapardım ben.

Terk edip gidenler hep bahanelerle gidiyorlar. İçimden bir ses diyor gerçekten seven terk etmez. Herkes de gerçekten sevemez. Biraz çile çekmek biraz meydan okumaktır sevmek. Suretlere aşık sevgiler bir kalpte konaklayamazlar,  eskiyince terk ederler... Oysa aşk eskiyecek bir şey mi? Her şey gibi sevmeler de gidiyor. Gelirken yepyeni sevgiler... Fakat bir defa ayrılığı tadan kalpleri hiçbir şey teselli edemez. Kalan hiç terk etmeyen bir vefalı yâr lazım gönüllere. Her zamanki gibi gidenlerden bir ses yok. Nefes alışlarını öyle iyi gizliyorlar ki! Ah! İkiyüzlü kalpler... Gelenlerin kalplerine aşk yeni misafir olmuş, çok seviniyorlar hoş geldin diyorlar aşka. Coşkuyla seviyorlar. Bir defa sevince kavuşmalara inandırmışlar kendilerini. Seven gönüller kavuşur değil mi? Oysa aşk hastalığına yakalanmış bazı gönüller sevip sevip vazgeçiyorlar, terk edişler ne istediğini bilmeyişler yaralıyor aşkı, incitiyor o saf duyguları.

Sevgiler cisimleşiyor, ruhunu kaybediyor. Gerçek- ten sevenler ağlarmış, aşk gelirken de giderken de... Gelirken aşk bir güzel tebessüm en büyük rahatlık iken, giderken gönüller zor teselli bulur. Teselliler ki O'nsuz bir işe yaramazlar.

Gelenler kapılarını açıyorlar. Üzerlerinde şehrin egzoz kokusu. Yüzlerinde huzursuzluğun derin çizgileri. Evlerine gelenler neden bu kadar huzursuz. Mutsuz ve huysuz... Sonra yalanlarla dolu bir âleme giriyor evlerine gelenler. Bir dokunuşla açılıyor bilgisayarlarını. Ve siber âlem; unutulur en sıcak sohbetler.. Doğru ile yanlış; iyi ile kötü; güvenmek ile güvensizlik hep birbirine karışmış. Her şey kodlardan oluşuyor, yazılan her bir kelime, her bir harf, her bir aşk yalan burada.  Çıkmalı hemen gönüller bu aldatan dünyadan. Bir kitabı kâğıdının, mürekkebinin kokusunu hissederek okumalı. Kapatmalı televizyonu. Çok yalnız bile olsak yetmez mi evindeki eşyalar, duvarlar, sonra İstanbul'un o dünyalara değişilmez güzelliği, türbeler, camiler, tarihe şahitlik eden müzeler, tarihi eserler yetmez mi? . En azından sahte değiller, incitmezler.

Evlerinden gidenler bir öpücük bile kondurmadan sevdiklerinin yanağına, aç  karınla çıktılar evlerinden. Akıllarında nice hayaller. Kiminin aklında terk edilişleri, kiminin aklında zengin olma hayalleri... Kimsenin aklında elindekilerle mutlu olma düşüncesi yok... Yine sabah geldi, gündüz hükmünü sürecek ta ki karanlık basana kadar...

Hayat böyle işte; gelenler ile gidenler arasında sonsuz gidişlere hazırlıyor kendini.
 
Mustafa Sönmez ©




Fodaki müzik:  Hugo Strasser - Greensleeves

Gelenler ve Gidenler ( Bir Yalnızlık Öyküsü) Gelenler ve Gidenler ( Bir Yalnızlık Öyküsü) Reviewed by SNMZ on Ocak 19, 2013 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Gmail hesabın ile yorum yazabilirsin. Yorumlama biçinden "Google"ı seç. Ayrıca saçma sapan reklam bağlantıları atmayın, "kabak tadı verdiniz" :) Bunun dışında sansürsüz her yorumu yayınlarım. Tabii ki yazarken vereceğim cevabı da düşün Hahahaasdfgh

Blogger tarafından desteklenmektedir.